1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. DES' ten Mısır'daki olaylara ilişkin açıklama
DES' ten Mısır'daki olaylara ilişkin açıklama

DES' ten Mısır'daki olaylara ilişkin açıklama

DİYARBAKIR- Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Diyarbakır Şubesi, Mısır'daki olayları kınadı.

A+A-

Mısır'da yaşananlarla ilgili açıklama yapan DES Genel Teşkilat Sekreteri Lokman Erdoğan, Mısır'daki saldırıyı eğitim camiası olarak kınadıklarını baskı ve şiddet ile devam ettirilen durumu büyük bir endişe içerisinde izlediklerini söyledi. Erdoğan, "Mısır'ı kan ve gözyaşına gark eden hükümeti uyarıyoruz.

Mısır halkına da çatışma, kamplaşma ve kavga temelli politikalarla siyasi meseleleri çözmenin mümkün olmayacağını hatırlatmak istiyoruz. Mısır'ın demokrasi ve insan haklarının en gelişmiş şekilde tesis edildiği barış ve esenlik ülkesi olmasını istiyor, yalnızca bir bölümünü değil tüm Mısır halkının yanında olduğumuzu bildirmek istiyoruz” dedi. Mısır'daki can kayıpları, yaralanmalar ve tahribat nedeniyle bütün Türkiye'nin büyük bir üzüntü içerisinde olduğunu belirten Erdoğan, "Dost, kardeş ve akraba ülke olan Mısır'ın demokratik geleceği; tüm toplumsal taraflar arasında sürdürülecek diyalog ve uzlaşma yoluyla aşılabilir.

Tüm Mısır halkının tahriklere karşı sorumluluk üstlenmesi, birlik ve dirlik içerisinde hareket etmesi elzem haline gelmiştir” diye konuştu. Mısır ve Suriye'de yaşanan son gelişmelerle birlikte hükümetin teşhis ve politikalarının yanlış olduğunun ortaya çıktığını savunan Erdoğan, Türkiye'nin İslam dünyasında yalnızlaştığını ve yabancılaştığını ve Türkiye'nin bölgede etkin değil hedef ülke haline geldiğini de ifade etti. İslam dünyası başta olmak üzere mazlum ve sömürülen halkların huzur, barış ve saadetinin 'Yeniden güçlü ve büyük Türkiye' ile mümkün olabileceğini belirten Erdoğan, Mısır'da yaşananların kelimelerle ifade edilemeyecek acılar olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Binlerce masum insan, hastanelerin, camilerin içine tıka basa doldurulmuş durumdadır. Ağzından demokrasi sakızını çıkarmayan çağdaş dünya ise susuyor. Çünkü dökülen kan Müslüman kanı. Ölenlerin kim olduğu, ne tür dram ve acıların yaşandığı uluslararası sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin umurunda değil. Türkiye ve birkaç ülke hariç, İslam dünyası da, batı da başını kuma gömmüş. Karaya vuran bir balina yahut soyu tükenen bir kuş türü için dünyayı ayağa kaldıranlar, yüzlerce Müslüman'ın ölümünü, tertiplenmiş kardeş kavgasını görmezden geliyor. Mısır'da yeni nesil bir işgal hadisesi yaşanmaktadır. Dün yahut bugün Mısır'da meydana gelen olayları demokratik bir kalkışma olarak görmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Asıl mesele her iki halde de binlerce Mısırlı kardeşimizin kamplaşmalar neticesinde kardeş kavgası maharetiyle katledilmiş olmasıdır.

Özgürlük, demokrasi ve barış adı altındaki bu kanlı senaryonun mağdur ve mazlumu yalnızca Mısır halkıdır. Uluslararası güç odakları Mısır halkını birbirine kırdırmaya ve daha sonra barış elçisi ve uzlaştırıcı rolü ile ortaya çıkıp Mısır'daki her iki tarafı da kontrol edebileceği bir yönetimi oluşturma çabası içerisindedir. Bu nedenle Mısır'daki olaylara karşı gösterilen tepki ve mitinglerin asıl adresi işgal devletlerinin elçilikleri ve kuruluşları olmalıdır" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT