1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demokratikleşme paketi
Demokratikleşme paketi

Demokratikleşme paketi

DİYARBAKIR- Güneydoğu'daki sivil toplum kuruluşları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan demokratikleşme paketini Türkiye demokrasisi bakımından önemli bir adım olarak değerlendirirken eksikliklerinin ise ilerleyen süreçte hazırlanacak paketlerle giderileceğini düşünüyor.

A+A-

Demokratikleşme paketini  değerlendiren Güneydoğu Demokrasi Derneği Başkanı Mustafa Canoruç, paketle tüm vatandaşları kucaklayan birçok yeni düzenleme getirildiğini söyledi.

Canoruç, geçmişte birçok mağduriyete yol açan konuların bu paketle çözüme kavuştuğunu ifade ederek, "Örneğin kamuda başörtüsü kullanımının serbestliği, x, w ve q harflerinin alfabeye girmesi, yöre isimlerinde değişiklik, anadilde eğitim veren özel okulların açılacak olması. Paket ile aktivistlerce eleştiri konusu olan, AB İlerleme Raporlarında, bazı uluslararası kuruluşların raporlarında yer alan insan hakları bağlamında birçok önemli sorun çözülmüş oldu" diye konuştu.

"Bir kısım bunu yetersiz gibi görebilir ancak değerlendirme yaparken iyi niyetli yaklaşım gösterilmelidir" diyen Canoruç, demokratikleşme noktasında Türkiye'de güzel gelişmeler yaşandığını vurguladı.

- "Bu konular bizim için önemliydi"

Canoruç, bu değişikliklerin Türk demokrasisi bakımından önemli sonuçları olacağına inandığını kaydederek, vatandaşların da hak ve özgürlükler için önemli bir çaba içerisinde olunduğunun farkında olduğunu belirtti.

Temel hak ve özgürlükler konusunda her adımın önemli olduğuna dikkati çeken Canoruç, eksiklikler olabileceğini ancak siyasi iradenin sorun teşkil eden önemli noktalarda bir takım beklentileri karşılamaya yönelik çabasının görülmesi gerektiğini söyledi.

Canoruç, açıklanan pakette bu çabanın görüldüğüne dikkati çekerek, "Seçim sistemine alternatif getirilmesi, siyasi partilere hazine yardımı konusundaki değişiklik demokrasi açısından önemli. Bunlar vatandaşların tüm demokratik hak ve özgürlükleri konusuda olumlu, pozitif bir yaklaşımın devlet tarafından sergilendiğini gösteriyor" dedi.

Siyasi iradenin bu tartışmalara zemin hazırlamasının önemine işaret eden Canoruç, şöyle dedi:

"Pakette sorun teşkil eden önemli konulara değinilerek, değiştirme yaklaşımı ve çabasını görüyoruz. Sayın Başbakan bu paketin bir nihayet olmadığını ifade etti. Yapılan düzenlemeleri sadece eleştirirsek bundan sonraki demoratik hak ve özgürlükler konusundaki çabaları da engellemiş oluruz. Pakette yapılan değişikliklerin büyük kısmı önceden ciddi eleştiri konusu yapılan konulardı. Geçmişte raporlara geçen bu konuları bu aşamalardan hiç geçilmemiş gibi değerlendirirsek hafızamızı yitirmiş oluruz. Oysa hafızamızı sorgulamamız lazım. Bu konular bizim için önemliydi. Bunların bir paket olarak sunulmuş olması bu konuların önemini azaltmaması gerekir. Bu paket Türkiye demokrasi tarihinde çok önemli dönüm noktalarından biri. Paket topyekün bir iyi niyetin göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Zaman içerisinde değişiklikler olabilir."

  - "Bir değişime doğru gidiliyor"

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilcisi Necdet İpekyüz, demokratikleşme paketini olumlu bulduğunu ancak eksikliklerinin sözkonusu olduğunu belirtti.

İpekyüz, Türkiye'de farkında olunmadan 30-40 yıl öncesine nazaran büyük bir değişimin meydana geldiğini ifade ederek, Türkiye'nin olumlu bir değişime doğru gittiğini vurguladı.

"Geçmişte 'Kürt', 'azınlık', 'Süryani' kelimesi kullanıldığında önyargılar ortaya çıkıyordu. 'Bölüneceğiz', 'parçalanacağız', 'dış mihraklar' ifadelerinden söz ediliyordu. Gelinen aşamada bir taraftan hükümetin yaptığı değişimler bir taraftan da Türkiye'de yaşayan ama kendisini öteki hisseden vatandaşların seslerini çıkartması ile bir değişime doğru gidiliyor" diyen İpekyüz, bu değişimin atılan adımlarla paralel seyrettiğini kaydetti.

İpekyüz, pakete ilişkin Kürtlerin tam anlamıyla tatminkar olduğunu söylemenin zor olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Çünkü Kürtler beklentilerini çok yüksek tutmuşlardı. Batıdaki diğer azınlıklar tatminkar mı, 'hayır'. Ama bunun bir başlangıç olduğunun sinyali veriliyor. Artık 'pazarlıklar sonucu olduğu' ifadesini de konuşmamak lazım. Kürt meselesi bağlamında baktığımızda ne olursa olsun bu görüşmelerin devam etmesi olumludur. Kan dökülmemesi ve şiddetin sona ermesi çok anlamlıdır. Dolayısıyla hayal kırıklığı ve umutsuzluk olmaması lazım. Türkiye'de yaşayan Kürtler bunu bir başlangıç kabul edip yarının daha iyi olacağı konusunda emin olması ve güven duyması lazım. Çünkü güvensizlik oluştuğunda tekrar bir kaos ortamına dönüşülebilir. Düzenlemelerin yeterli olup olmadığı dışında bir an önce hukuksal düzenlemelerin yapılarak uygulamaya geçilmesi lazım."

- "Andımızın kaldırılması müthiş anlamlı"

"Bunu Türkiye'de yaşayan, kendisini öteki gibi hisseden tüm kesimlerin kendisini ifade edebileceği, önünü görebileceği bir sürece dönüştürmek lazım" diyen İpekyüz, Türkiye'de herkesin barış içinde olmasının özgürlük ve demokrasi ile mümkün olduğunu belirtti.

İpekyüz, şöyle konuştu:

"Terörle Mücadele ve Ceza Kanunu'nda uzun süre tutuklu bulunanlar için bir değişiklik bekleniyordu. Çünkü bu kişilerin bir kısmı seçilmiş, bir kısmı da sivil toplum kuruluşlarında yer alıyordu. Bu kapsamda bir düzenleme Kürtlerde güven duygusunu iyi bir düzeye getirebilirdi. Geçmiş ile hesaplaşma, hakikati bulma, yüzleşme için bu bölgedeki faili meçhul cinayetler, köy boşaltmaları konularında mağdur edilenlerle ilgili düzenleme önemli ancak mağdur edenlerin de ortaya çıkarılması gerekir ki tekrarı olmasın ve güven ortamı gelişsin. Özel okullarda ana dilde eğitim çok önemli. Nereden nereye geldik. Daha önce reddedilen, inkar edilen, 'Kürtçe yoktur', 'şivedir' denilen süreçten bugünlere gelindi. Ancak kanaatim bunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olmasıdır. Bölgenin büyük kesiminin ekonomik durumu düşük. Özel okullara gidecek öğrencilerin birçoğu Türkçe biliyor. Talep edilen 6 yaşına kadar Türkçe bilmeyenlerin eğitimine anadilinde devam etmesiydi. Andımızın kaldırılması müthiş anlamlı. Tüm kimlikler saygındır, önemlidir ama hiçbir kimlik hiçbir etnik grup diğerinden üstün değildir. Devlet vatandaşı için vardır. 'Varlığım armağan olsun' demek insan öznesini devlete kurban eden bir anlayıştı."

- "Çok büyük reformlar"

Diyarbakır Organize Sanayi İş Adamları Derneği (DOSİAD) Başkanı Aziz Özkılıç, paketi önemli bir gelişme olarak değerlendirdiklerini belirterek, halkın da paketi olumlu bulduğunu söyledi.

"Eksiklikleri olabilir ancak bu son paket değil" diyen Özkılıç, sabırla bu paketlerin de açıklanmasını beklemek gerektiğini belirtti.

Özkılıç, "Baraj sistemi değişikliği, Andımızın kaldırılması, özel okullarda ana dilde eğitim bunlar çok büyük reformlar. Bugüne kadar bu bölgede Kürt çocukları her sabah, 'varlığım Türk varlığına armağan olsun' diyordu. Artık bu tarihe karışıyor. Oysa hiç kimsenin varlığını, hiç kimseye armağan veya feda etmemesi gerekir. Hiçbir etnik grubun birbirine üstünlüğünün olmaması lazım. Hepimiz insanız ve Andımızın kaldırılması bence başlı başına bir reform" diye konuştu.

Kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasının, alfabeye x, q ve w harflerinin eklenecek olmasının da büyük gelişme olduğunu kaydeden Özkılıç, şöyle dedi:

"Bu değişiklik Kürtçe eğitimin önündeki en büyük engeli ortadan kaldırıyor. Çünkü Kürtçe eğitim isteniyor ama Kürtçe eğitimin önünün açılabilmesi için alfabenin de yeterliliği gerekli. Bu açıdan düzenleme önemli. Açıklanan tüm maddeler esasen önemli. Demokratikleşme, çözüm süreci bunlar birbirine paralel. Türkiye'de özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması açısından reformlar önemli ama eksik. Daha yol alınacak pekçok şey var ve önümüzdeki süreçte başka paketlerin de  açıklanacağı yönündeki açıklamalar ümitleri artırıyor."

- Demokratikleşme adımları

 Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der)  Diyarbakır Şube Başkanı Murat Koç, demokratikleşme paketinin hak ve özgürlükler bağlamında Türkiye'nin önünde engel olarak duran, ülkeyi sıkıntıya sokan bazı önemli hususların giderilmesi, yasakların ortadan kaldırılması açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Koç, şöyle dedi:

"Özellikle ırkçı ve faşist bir dayatmayı sembolize eden Andımızın kaldırılmasını çok önemsiyoruz. 28 Şubat sürecinden sonra başörtüsü sorunu çerçevesinde eylemlerimizi sıklaştırmıştık. Bu haksızlıkların ortadan kaldırılması için çalışmalar yaptık. Bu anlamda kamuda başörtüsü ile ilgili yapılacak düzenlemeyi çok önemsiyoruz. Türkiye'de sistemin sivilleşmesi, eski sisteme dayalı, dayatmacı, hak ve özgürlüklerin önünde engel olan anlayışın törpülenmesini temsil eden bu demokratikleşme adımlarının desteklenmesi gerekir."

Paketi olumlu gördüklerini, siyasi atmosferin ılımlı hale gelmesi, toplumsal taleplerin karşılanması bağlamında ileriye dönük bir adım olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Koç, Kürt sorununa ilişkin önemli bazı hakların tanındığını belirtti.

Koç, paketi, geçmişe nazaran Kürtlerin haklarına yönelik devlet tarafından inkarın artık resmen ortadan kalktığına dair bir vurgu olarak gördüklerini kaydederek, şöyle konuştu:

"Özel okullarda anadilde eğitimin önünün açılması ve köylere eski isimlerinin verilmesi gibi haklar Kürt sorununda bir rahatlama sağlayacaktır. En azından bundan sonra kamu kurumlarında ve devlet okullarında Kürtçe ve diğer anadillerin kullanılmasına dair bir olanak sağlıyor. Türkiye'nin kronikleşmiş sorunlarını bir paketle çözmek mümkün değildir. Bunlar kademeli olarak toplumun taleplerini karşılayan paketlerdir. Demokratikleşme paketinin, hak ve özgürlükler bağlamında sistemin, toplumun talep ettiği hakları vereceği bir adım olarak görülmesi gerekiyor."

- "Sonraki paketler için de umutluyuz"

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği  (Mazlum-Der) Diyarbakır Şube Başkanı Abdurrahim Ay ise paketi genel olarak olumlu karşıladıklarını, özellikle bir adım olarak düşündükleri özel okullarda anadil eğitimi hakkının verilmesinin çok önemli olduğunu, bunun anadilde eğitimin yolunu açacağını belirtti.

Seçim sisteminin tartışmaya açılması, temsilde adaletin gerçekleştirilmeye çalışılmasını çok olumlu değerlendirdiklerini dile getiren Ay, ancak çözüm süreciyle ilgili paketten KCK tutukluları ile Terörle Mücadale Kanunu (TMK) ile ilgili değişiklik yapılmasının beklendiğini aktardı.

"Bunlarla ilgili herhangi bir adım atılmamış olması biraz hayal kırıklığı oluşturdu. Başörtüsüne yönelik karar çok değerli ve olumlu. Bütün olarak paketi reddetmiyoruz. İçi boş bir paket olduğunu düşünmüyoruz. Ancak hiç vakit kaybetmeden Kürt sorunun çözümüne yönelik gerekli adımlar atılmalı" diyen Ay, Andımızın kaldırılması için 5 yıldır devam eden bir kampanyalarının bulunduğunu, bunun kaldırılmasının kendilerini çok mutlu ettiğini vurguladı.

Ay, "Bölgede çok yoğun olarak var olan ve Türklüğe vurgu yapan dağ taşa yazılan yazıların kaldırılmasıyla ilgili de belki olumlu bir adım atılabilirdi. Bu bizim beklentilerimiz arasındaydı. Sonraki paketler için de umutluyuz. Sonraki paketlerde beklentilerimizin hayata geçirilmesini umut ediyoruz" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT