1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş: Ülkenin tek köprüsü HDP'yi de yıkmaya çalışıyorlar
Demirtaş: Ülkenin tek köprüsü HDP'yi de yıkmaya çalışıyorlar

Demirtaş: Ülkenin tek köprüsü HDP'yi de yıkmaya çalışıyorlar

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ülkenin Doğu ve Batı ile Türk ve Kürt arasındaki tek köprünün HDP olduğunu, başka köprü kalmadığını belirterek, "Bir tek HDP var şimdi onu yıkmaya çalışıyorlar.

A+A-

Bunu yıkarsa bir daha nasıl halklar arasında köprü kurulabilir. Bu kadar hakaret ve zulüm yaparsan köprüler onun yüzünden yıkılıyor. Biz parlamentoda kalma ısrarımız demokrasiye inancımız ve halkımızın bize verdiği destek ile oradayız" diye konuştu.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde bugün yapılacak Nevruz kutlamalarına kaymakamlığın izin vermemesi üzerine HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ilçede partisinin düzenlediği halkla buluşma toplantısına katıldı.Demirtaş ile milletvekilleri önce parti otobüsü ile ilçede tur atarak halkı selamladı. Daha sonra Kaniya Nava Parkı'nda düzenlenen etkinlikte konuşan Demirtaş, ülkenin ve halkın son derece zorlu ve sıkıntılı günlerden geçtiği şu atmosferde nevruzu bayram tadında coşku ile karşılayamadıklarını belirterek, "Keşke Allah o günleri bize nasip etseydi bu kadar kan acı ve gözyaşı olmasaydı. Son 3 yılda barış umudu ile karşıladığımız gibi bu yılda nevruzun ülkemizde kalıcı barış ve huzurun karşılandığı bir ortamda kutlasaydık "dedi. 


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, fezlekelerle ilgili olarak da “Meclis artık feshedilmiş ve kapatılmış durumdadır.  Böyle bir ortamda bizi meclisten atsan ne olur, atmasan ne olur. Ortada Meclis diye bir şey yok” diye konuştu.


"KANIN AKTIĞI, SİLAHLARIN KONUŞTUĞU YERDE SİYASET KONUŞAMAZ"
Nevruz kutlamalarına getirilen yasaklara da değinen Demirtaş, şöyle dedi: "İnşallah 2017 Nevruzunda artık bütün bu sıkıntılı günler geride kalmış olur. Bunun için uğraşıp, mücadele edip çaba sarf edeceğiz.Bu yıl Nevruzlarımızın bir çoğu yasaklandı. Geçmişli dönemlerde yasaklı yıllardan geçtik. İnsanların düşüncelerini açıklama hakkı, nevruz etkinliğini yapma hakkı geçmiş dönemlerde en ağır şekilde yasaklandı. Her nevruz büyük katliamların yaşandığı, nevruz sendromlarına dönüştü. Yasaklayanlar gitti. 

Ülkemizde açlık, yoksulluk, işsizlik sorunu, Alevilerin sorunu, Kürt sorunu var. İnsanların huzur ve güven içinde yaşama sorunu var. Bu sorunlar yokmuş gibi kim davranıyorsa kendini yok saymış olur. Bizler HDP olarak kurulduğumuz günden bu yana eğer sorun sıkıntı yaşanıyorsa ister iki kişi arasında, ister halklar toplumlar ve devlet arasında, eş dost arasında kimler arasında sorun yaşanıyorsa onun çözmenin yolu oturup konuşarak sorunları çözmektir. En insanca çözüm yolu, diyalog ile sorunları çözmektir. HDP'nin varlık nedeni budur. Bugünü kadar her şeyi tartışalım diye siyaset yapıyoruz. Biz diyalog kanallarını açmak için uğraşıyoruz. Zaman zaman bunu başardık. Son 2.5 yıldır İmralı'da yaşanan süreçleri ve Oslo'da yaşanan süreçleri gördük. Biz konuşarak çözmek isteyen herkesi destekledik. Yeter ki insanlar ölmesin, silahlar konuşmasın. Kanın aktığı yerde, silahların konuştuğu yerde siyaset konuşamaz, demokratik siyaset alanı daralır dedik. Biz görevimizi yapamazsak halkımıza karşı mahcup oluruz dedik. Bu kadar zulme rağmen gece gündüz HDP'yi suçlayıp saldırmalarına rağmen biz ısrarla diyalog diyoruz. Çünkü, barış ve diyalog istemek konuşarak sorunları çözelim demek zayıflık değil, erdemdir. Güçlü olan bunu ister. Bizim diyalog ile konuşmayacağımız hiç bir şey yok. Şimdi hükümet ve saraydaki zat olmak üzere bu ülkede konuşarak çözülemeyecek ne varsa çıkıp açıklasınlar. 2.5 yıl konuşup tam çözüm noktasına gelenler çıkıp açıklasınlar. Bunu açıklamaları lazımdır. Söz verip de hayata geçirmedikleri şeyleri açıklamaları lazımdır. Verdikleri sözle 10 maddelik mutabakat metninde açıklandı. Neden masadan kalktıklarını açıklamaları lazımdır. Türkiye toplumu olarak ölüyoruz, her yerden cenaze topluyoruz, neden bu hale getirdiniz bunu sormayacak mı insanlar."

"ISRARLA BİZİ SİYASET DIŞINA İTMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Demirtaş, siyasetçinin sorunları çözmek için var olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: "Eğer çözüm için tek bir projeleri yoksa siyasi meşruiyetleri bitmiştir. Ben bunu tank ile topla çözeceğim diyorsan sen aradan çık. Niye senin ismin Başbakan, ülkeyi Genelkurmay Başkanı yönetsin. Orduya, polise havale edeceksen sen çık aradan. Bakın HDP'nin durduğu nokta bu noktadır. Biz HDP olarak siyaset ile çözeriz noktasındayız. Israrla bizi siyaset dışına itmeye çalışıyorlar. Dokunulmazlık mevzusunu bizim önümüze getiriyorlar. Biz zindanlardan, zulümlerden çekinmeyiz, bizi böyle şeylerde tehdit etmeyin. Bizim korkumuz halkımıza dairdir. Şu anda parlamento zaten çalışmıyor. Silvan'daki küçük devlet daireleri meclisten daha fazla çalışıyor. Meclis Türkiye'nin çalışmayan tek kurumudur. Meclis artık feshedilmiş ve kapatılmış durumdadır. Böyle bir ortamda bizi atsan ne olur, atmasan ne olur. 550 vekil atılmış haberleri yok. Ortada meclis diye bir şey yok. Cumhurbaşkanı ve Başbakan meclise emir ve talimat veremez demokrasilerde bu böyledir. Cumhurbaşkanı'nın her gün ilk işi meclise talimat vermek oluyor. Sanki meclis şirket, kendiside şirket genel müdürüdür. Böyle bir kafa ve anlayış ile parlamento iş yapabilir mi? Milletvekillerini yukarıdan emir vereceksen ve başkanlığı fiilen hayata geçireceksen dokunulmazlığımız kaldırsan ne olur. Aslında AKP'li vekillerin dokunulmazlığı ve vekilliği kalkmış durumda. Biz halkımıza ne söz verdiysek aynısını söylüyoruz. Ama AKP'li vekillerin yarısından fazlası başkanlık sistemine karşı ama korkudan söyleyemiyorlar. Çünkü, kulağından tutup dışarı koyarlar. Düşündüğünü ve inandığını söyleyemiyorsan sen nasıl milletvekilisin. Bizden bu kadar nefret edip öfkelenmelerinin nedeni budur." 


 "ÇATIŞMALAR, OPERASYONLAR DURSUN, HENDEK-BARİKATLAR KALKSIN"
 HDP'nin Doğu ve Batı ile Türk ile Kürtler arasında kalan tek köprü olduğunu da söyleyen Demirtaş, konuşmasında şunlara vurgu yaptı:"Biz, ülkenin Doğu ve Batı, Türk ve Kürt arasındaki tek köprü biziz, başka köprü kalmadı. Geri kalanları Cizre, Silopi, Nusaybin'de, Ankara'da yıktılar. Bir tek HDP var şimdi onu yıkmaya çalışıyorlar. Bunu yıkarsa bir daha nasıl halklar arasında köprü kurulabilir. Bu kadar hakaret ve zulüm yaparsan köprüler onun yüzünden yıkılıyor. Biz parlamentoda kalma ısrarımız demokrasiye inancımız ve halkımızın bize verdiği destek ile oradayız. Senin kara kaşın kara gözün için değil. Koşullar ne kadar zorlu ve zahmetli olarsa olsan barış için çaba sarf etmekten vazgeçmeyeceğiz. Biz kimseye düşmanlık yapmadık, yapmayacağız, yapmayız. Çatışmalar, operasyonlar dursun, hendek ve barikatlar kalksın diyalog ortamı oluşturulsun diyoruz. Kürtler bir şey istemiyor gölge etmeyin başka ihsan etmeyiz. Bizden çaldıklarınızı geri verin diyoruz. Türk kardeşimizin ne hakkı varsa Kürt'ün de aynısı olsun istiyoruz. Türk kardeşlerimiz ile olan bin yıllık geçmişimizin 900 yılında Kürtler kendi ana dilinde eğitim yaptılar. 900 yıl Kürdistan deniliyordu yasak değildi bunlar. Bin yıl tarih ve hukukumuz var deniliyor. Son 100 yılı çıkarın kimse Kürtleri inkar etmedi. Sorunlar yaşadı ama kardeşçe yaşadı. Siz bunu bozdunuz bunu onarmak istiyoruz. Bir halkın kendi hakkını istemesi niye Türkiye halkının zararına olsun ki. Biz halkımızdan ve Allahtan umut kesmedik. Barış için çalışacağız. Ankara 3 katliam gördü. En son yaşanan katliamı gördük, kınadık bir kez daha açıkça kınadığımızı belirtiyoruz. Hiç bir gerekçe sivil insanların bu şekilde katledilmesine gerekçe olamaz. HDP asla bu tarz eylemlerin arkasında olmadı olmaz."

"BAŞBAKAN CESUR DAVRANMALI, DİYALOG ZEMİNİ BULAMAZSAK BUGÜNLERİ ARARIZ"
Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da eleştirilerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Bütün Türkiye'yi kendi etrafından zorla toplanmaya çağırıyor. Biz savaşın değil, barışın yanında olacağız. Sen savaş koalisyonun temsilcisisin biz barış koalisyonunda yer alacağız. Bugün senin yaptığın zulmün hadi hesabı yoktur. Cizre'de yaptıkları Ankara'dan geri kalır mı? Diri diri insanları yaktırdın. Başbakanın cesur davranması lazımdır. Siyasi bir diyalog zemini yakalayamazsak belki ülke bugünleri arayacak duruma gelecek. Biz o noktaya getirmeden artık ciddi şeyler yapmamız lazım. Bu nevruz buna vesile olsun. Bu nevruzları o yüzden engellemeye çalışıyorlar. Silah ve şiddetin alternatifi sözdür konuşmaktır. Biz sözü büyütmeye bunlar silahı büyütmeye çalışıyor. Nedir bu öfke ve kinin nedeni nedir. Sen bir şey olmak istiyordun da engelledik mi, kafanda ne var çık onu açıkla. Çık deki Türkiye'ye başkanlık gelse ben aday olmayacağım ve Cumhurbaşkanlığı'ndan emekli olacağım de. Kendini ülkenin teminatı olarak görüyor. Ülkenin teminatı gerçek bir hukuktur. Gerçek bir hukuk olmadıktan sonra başta kim olsa önemli değil. Bir ülkede hukuk ve adalet yoksa bir arada tutamazsın. Ülke zaten şu anda paramparçadır. Nereye giderseniz gidin insanları bir birine düşman ettiler. İnsanlar bir birine selam vermekten korkuyorlar. Partililere göre bir arkadaşlık ve komşuluk yapar hale geldi. Bunu sen yaptın biz yapmadık, mahalle mahalle yapan sensin, sen ülkede birliğin garantisi değilsin, demokrasiyi katledensin. Eğer hepimizin Cumhurbaşkanı olarak kalabilseydin biz hepimiz sana dua ederdik. Bizim seninle kişisel bir derdimiz yoktur. Bulunduğun makamı bize karşı adaletsiz ve hukuksuz bir şekilde bize karşı kullanırsan bizi nasıl yok sayarsan bizde seni yok sayarız. Sen bizim irademizi her gün ayaklarımızın altına almaya çalışamazsın. Bize oy veren halk ta senin dokunulmazlığın kaldırılmasını istiyor. Sana oy verenler senin hedef göstermenle bizi hedef belirleyecek. Cesaretiniz varsa dokunulmazlıkların hepsini kaldıralım öbür türlüsü siyasi düşmanlıktır. Neredeyse her konuşmasında bizi hedef gösteriyor. Açın muhtarlar bunalıma girmiş. Halkın milliyetçi damarını ve şovenizmi kabartmak istiyor. Savaşı durdurmak, ülkenin güvenliğini sağlamak zorunda olan sensin, bir kişinin burnu kanasa sorumlusu sensin bize niye hesap soruyorsun." 


"MUHTARİYET ÖZERK YÖNETİMDİR, MUHTAR ONUN TEMSİLCİSİDİR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın muhtarlar ile yaptığı toplantıları da değerlendiren Demirtaş, "Muhtarları toplayıp yapamadıklarını anlatsın, özür dilesin. Ülkede çökmüş bir iktidar var. Muhtarlara bunu anlatın. Muhtariyet öz yönetim ve özerklik demektir. Bir de işin tuhafı her gün öz yönetim temsilcilerini toplayıp konuşuyor. Muhtarlarda öz yönetim temsilcisidir. Muhtarı toplayıp özerkliğe küfürler yağdırıyor. Muhtarın kendisi özerk yönetimdir. Bizden istedikleri bedel neyse ödeyeceğiz, asla geri adım atmayacağız" dedi.
HDP'nin düzenlediği etkinlik biterken ve Demirtaş ile beraberindekiler alandan ayrılırken küçük bir grup polise taş attı. Polis gruba tazyikli su ile müdahale ederek dağıttı.
Ferit ASLAN-Ahmet ÜN-Ergün YILMAZ-DİYARBAKIR/DHA

HABERE YORUM KAT