1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş: Süreç riskle karşı karşıya
Demirtaş: Süreç riskle karşı karşıya

Demirtaş: Süreç riskle karşı karşıya

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlar nedeniyle çözüm sürecinin ciddi riskle karşı karşıya kaldığını söyledi. Demirtaş'a göre süreç, AK Parti tarafından rafa kaldırılmış durumda.

A+A-

HSYK'nın yapısının değiştirilmesini ise 'çok tehlikeli' bulduklarını belirten Demirtaş, CHP'yi de 'cemaatin ipi ile kuyuya inmek'le suçladı.BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Çözüm sürecinin duraksamaya uğradını belirten BDP Eşbaşkanı Demirtaş, süreçte atılması gereken adımların atılmadığını öne sürdü.

Demirtaş, şöyle dedi:

"İmralı Adası'na heyetlerin gitmesi gerekiyordu. Gazeteci heyetlerin, aydın, yazar heyetlerinin gitmesi gerekiyordu. Bildiğimiz kadarıyla bu konuda belli bir çalışma da yürütüldü, bir hazırlık yapıldı ama Başbakan bundan geri adım attı.

Şu anda gündemde değil bu. Dolayısıyla çözüm sürecinde atılması gereken adımların atılmadığını, ciddi bir duraklama ve riskle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. AKP şu anda çözüm sürecini unutmuş, rafa kaldırmış durumda. Bu çok tehlikeli bir anlayış. AKP, büyük bir soruna ve krize yol açabilecek bir yaklaşım içerisindedir şu anda."

HSYK'nın yapısının değiştirilmesinin de doğru olmadığını savunan Demirtaş, bu konuda hükümeti eleştirdi, uyarılarda bulundu.

Demirtaş, şöyle devam etti:

"AK Parti'nin bu girişimi son derece tehlikeli ve yanlış. Türkiye'de adalet sistemi deve misalidir. Devenin boynunu düzeltmenin hiç bir anlamı yok. Ve HSYK'nın Adalet Bakanlığı'na bağlanması Türkiye'de adil bir yargı mekanizmasının oluşmasına katkı falan da sunmaz. Tam tersine siyasallaşmış olan yargının kendi içinde çok daha büyük siyasi çatışmaya girmesine neden olur.

Bunun yerine yapılması gereken şey hakimler kurulunun bağımsız bir kurul olarak, anayasal bir kurul olarak inşaa edilmesi, savcılar kurulunun da özlük hakları bakımından takibinin yapılabilmesi açısından ayrı bir kurul olarak düzenlenmesi gerekir. AK Parti kendi yaptığı anayasa değişikliğini şu anda inkar eder pozisyona düşmüştür.

Bunu düzeltmenin yolu da daha kötüsünü yaparak, yargıyı daha da içinden çıkılmaz hale sokacak bir tutum almak olmamalıdır. Hükümetin sunduğu veya hükümet adına meclise sunulan teklif ve tasarıların çok daha derin krizlere yolaçabileceğini düşünüyoruz. Umarız hükümet bundan vazgeçer."

Demirtaş, Ulusalcı ve Ergenekoncu çevreleri de cemaatle işbirliği yapmakla suçladı.

CHP'yi de eleştiren Demirtaş, "Özellikle Ulusalcı ve Ergenekoncu çevrelerin düştüğü hata şudur: Bu çevreler, derin yapılarla ve derin devletle bugüne kadar hep uzlaşma içinde oldular zaten. Derin devlet anlayışı bu kesimlere ters gelmiyor.

Zaten derin devletin kendisiydi bunlar. O nedenle cemaatin parelel yapılanmalarıyla bir anda işbirliği ve uzlaşma içerisine girmekten de çekinmediler. Özellikle CHP içerisinde bazı kesimlerin içine düştüğü hata budur. Cemaatin ipi ile kuyuya inmeye çalışıyorlar. Kuyunun dibindeki tehlikeyi görmüyorlar" dedi.

Barış ve Demokrasi Partisi'nin hem Gezi eylemlerinde hem de bugünkü çatışmada doğru yerde durduğunu savunan Demirtaş, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'nın Uludere olayı ile ilgili takipsizlik kararına da sert tepki gösterdi.

Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben bu Genelkurmay Başkanına 'Onbaşı' dediğim için hakkımda soruşturma açıldı. Ama bu Genelkurmay Başkanı 34 çocuğun ve gencin öldürülmesi emrini verdiği için hakkında soruşturma bile açılmadı. İşte böyle bir devlet anlayışı vardır. Eğer bu ordu Antalya'nın dağlarında PKK'lı kovalarken 34 turisti öldürmüş olsaydı, herhalde şu anda onlarca kişi yargılanıyor olurdu."

HABERE YORUM KAT