1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş “İspatlasınlar istifa ederim”
Demirtaş “İspatlasınlar istifa ederim”

Demirtaş “İspatlasınlar istifa ederim”

P Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, İdil'de toplanan parti grubunda yaptığı konuşmada, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Cizre'de tek bir sivilin bile öldürülmediği iddiasına yanıt olarak, elindeki 11 ismi sıralayıp, bu kişilerin örgütle bağlantılarının ispatlanması halinde istifa etmeye hazır olduğunu açıkladı.

A+A-

Demirtaş, 8 günü geride bırakan Cizre'deki sokağa çıkma yasağını ihlal etmenin cezasının, yürürlükteki hukuka göre 100 TL olmasına karşın, Vali'nin “vur emri” nedeniyle Cizre'de “idam” olduğunu söyledi. Demirtaş, bugünden itibaren kapsamlı bir bölge gezisine de başlıyor.


Cizre'de 8 günden bu yana devam eden sokağa çıkma yasağı nedeniyle, AB Bakanı Ali Haydar konca ve Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan ile, 40 kadar da milletvekili eşliğinde ilçeye girmek isteyen, ancak iki gün süren yürüyüş ve tüm zorlamalara karşın polisin ve jandarmanın engeli nedeniyle Cizre'ye ulaşamayan HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, birkaç gündür bölgede olan bakanlar ve milletvekillerinin de katılımıyla dün Şırnak'ın İdil ilçesinde partisinin grup toplantısını yaptı.

 

Demirtaş'ın toplantısına HDP'nin diğer Eşgenel Başkanı Figen Yüksekdağ da katıldı.
Kalabalık bir halk topluluğunun da hem salonda hem de dışarıda izlediği HDP grubu, İdil Belediyesi'ne aid kültür merkezinde basına kapalı olarak başladı.

 

Cizre'de yaşanan baskılara karşı “Onurlu yaşamı devam ettirene bin selam olsun" diyerek, yasak nedeniyle mağdur olanlara seslenen Demirtaş, Cizre'de insanlık dışı bir uygulamayla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
 
120 yıldır süren zulüm


Neredeyse 120 yıldır bu coğrafya buna benzer durumlarla karşı karşıya kalındığını kaydeden Demirtaş, "Bu katliamlar son 8 gündür ortaya çıkmış değil. Osmanlı'nın son yıllarında başlayan, Mir Bedirxan'dan bu yana bu halk bunlarla karşı karşıya. Bugün Cizre'de yaşananlar yüzyıllardır bu toprakların kaderidir. Bu zulmü normal karşılamadığımız için bunlara karşı barış mücadelesi veriyoruz. Bütün çabamız halkların derdine derman olma çabasıdır. Özgürlük arayışı demokratik siyasete büyük bedeller ödenmiş olmasına rağmen, vazgeçmediğimiz vazgeçmeyeceğimiz bizler açısından bir yaşam gerekçesidir.

 

Bizim barış arayışımız sadece 9 gün olağanüstü var diye söylediğimizi sanmasınlar barış arayışı, barış söylemi bizler açısında yaşam gerekçesidir. Bizler barışın ne kadar acil olduğunu yaşayarak öğrendik. Barış bizim için bir slogandan çok ötededir. Bu vesileyle burada yaşayan insanlarımızın barışa dahi söylemlerinin ne kadar kıymetli olduğunun farkında olması lazım" dedi.
 
AKP talimat verdi, MİT operasyon yaptı


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP'lilerin açıklamalarıyla birlikte Türkiye'nin batı illerinde HDP binalarına yönelik saldırıların başladığını belirten Demirtaş, şunları söyledi:

 

"Bunlar AKP ve Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla MİT eliyle yapılıyor. AKP talimat vermiş, MİT organize etmiş.

 

Bizi inciten bunlar değil. İnsanlar bitişik komuşusu tarafından saldırıya uğradı. Mevsimlik işçileri kendi coğrafyalarında iş bulamadıkları için sırf Allah onları Kürt yarattığı için evleri, çadırları ateşe verildi. Bu ırkçılıktır, bu protesto değildir. Bunları Başbakan 2 gün boyunca izledi. Hükümet izledi.

 

Ermenilere ve Rumlara yapıldığı gibi Kürtlere yapılmak istendi. Yoksa bunlar HDP protestosu değil. Partimizi protesto edebilirler. Ama parti binamızı yakmak, insanlarımızı linç etmek alçaklığın daniskasıdır. Bu alçaklığı Başbakan izliyor" dedi.
 
Soruşturma açıldı ama.....


Yaşananlar ve saldırılar ile ilgili bir tek soruşturmanın açıldığını belirten Demirtaş, ironik bir göndermede bulunarak "Bunlarla ilgi bir tek bana soruşturma açıldı. Halkımızı yasal haklarını hatırlattığım için bana soruşturma açıldı. Bana açılan soruşturma, bizlere oyunu verenlere açılmıştır. Bu açıdan halkımıza açılmış sayıyorum" diye konuştu.

 

Bu sırada salondan kahkaha ve yuh sesleri yükseldi. Demirtaş, dana sonra kendisi hakkında soruşturma açılmasına neden olan sözlerinin hukuki dayanaklarını elindeki kağıttan okudu.
 
Bu ateş herkesi yakar


"Barış konusunda ısrarcı olmak en güzel silahtır" sözlerine devam eden Demirtaş, esnafların işyerlerini, HDP binalarını yakan, yıkan faşistlerin barışın ne olduğunun farkında olmadığını, barış nedir sorusuna verebilecekleri bir tek tekilelik yanıtlarının bile olmadığını söyledi.

 

Halkın barışın ne kadar önemli olduğunun farkında oldukları için istediklerini dile getiren Demirtaş, "Halkımız AKP'den korktukları için değil, jandarmasından, polisinden ondan bundan korktukları için değil, gerçekten tüm halkların bir arada yaşayabilinir bir yaşam olduğuna inandıkları için istiyorlar. Türkiye'nin batısında yaşayan kardeşlerim bizler bugün Cizre için susarsak bu ateş her yeri herkesi yakar.

 

Sanmayın ki burada Cizre yanarsa Bodrum'da güzel yaşanılacak. Çünkü Bodrum Cizre'ye çok uzak değil. Suriye, Irak'ta yaşananlar bu şekilde başladı. Türkiye bunların kıyısındadır. İşte bizler 3 gündür bir tek Cizre için yola çıkmadık, felaketin kıyısında olan Türkiye için çıktık" dedi.
 
Baldıran zehircileri nerede


Bunun için bile Ankara'dan tehdit açıklamaları aldıklarını vurgulayan Demirtaş "Barış için cesaret budur.

 

'Barış süreci için kefenimi elime aldım, bedeli ne olursa olsun baldıran zehri içerim' diyenler bugün nerede, Hani 'Ne olursa olsun devam edeceğiz' diyenler bugün nerede. Ülkenin yüzde 90'ı barış sürecinin arkasındaydı. O zaman çatıyma yoktu, ölümlenr yoktu, baldıran zehri içerim demek kolaydı.

 

Asıl zor günlerde baldıran zehri içmek lazım. Hani baldıran zehircileri nerede. Bütün bu zorlu günlerden HDP barış döneminde durduğu yerde durması gerektiğini halen savunuyoruz. Bakın bizler bu yüzden bedenimizi taşlara kayalara vuruyoruz. Kolay günlerde barış demek, barış samimiyeti açısında yeterli olmuyor.

 

Sizlerde barış için samimiyseniz 2 yıl önce halka verdiğiniz sözleri tutun. Çiller'den daha sert bir politikalara, güvenlik politikalarına sarıldınız. Silahla barışa ulaşılır mı? Türkiye'de yenme yenilme üzerine bir savaş süremez.

 

Olanlar her gün tabutlar içerisinde taşınan genç bedenlere olacak. 100 yıl geçse de bu süreç böyle devam eder.. 101 yıl sonra yine aynı noktada oluruz, bugünkünden ne bir adım önde ne de ileride. O yüzden bu kadar zaman kaybetmek niye. Neden gençler ölsün"
 
'Başbakan baldıran zehri içmeye hazır olsaydı böyle olmazdı'
"Biz HDP olarak çağrılarımızı tekrar yapıyoruz" diyen Demirtaş, şunları kaydetti:

 

"Ortada bir konuşmaya hazır bir örgüt varken, savaşta ısrarlı olmak yazıktır. Bu ülkenin Başbakan'ı baldıran zehri içmeye hazır olsaydı şimdi böyle olmayacaktık. Cizre'de yaşananlar bu gün ortada çıkmış değildir. Sonsuza kadar Cizre'de sokağa çıkma yasağı olmayacak.

 

AKP'nin yapmaya çalıştığı HDP'yi hiçleştirerek, insanları dağa çıkarmaya çalışıyor. Gelin bakın Cizre'ye insanların neden dağa çıktığın anlarsınız. Sonra'da neden on bin kişi dağa çıktı diye sorarsınız. 90'larda bölgenin her yerinde Cizre vardı. Ben 30 yaşımdan sonra olağanüstü hal olmadan yaşamaya başladım. Zannediyorlar ki Cizre'ye 15 bin polis, özel harekatçı yığdıklarında her şey hallolacak.

 

Cizre'de polisin PKK ile ilgili yaptığı propagandayı, PKK 30 yıldır yapmadı. Onlar sokaklarda halka hakaret ederken, evleri tararken PKK'ye yardım ediyorlar. Ben savcı olsam onlara hepsini PKK'ye yardımdan tutuklardım"
 
'Gidin emekli ağabeylerinize sorun'


Cizre'de özel harekat timlerinin hiçbir insanlığı tanımadan ağır silahlarla taradığına vurgu yapan Demirtaş, "Gidin emekli ağabeylerinize sorun. Partimizin tabelasını bile asmamıza izin verilmiyordu. Onlar ne yaptı ki sizler ne yapacaksınız. Onlar şimdi emekli gittiler ama partimiz de yüzde 94 oy alıyor" dedi.
 
'Yeniden barış masasına dönelim dediğimizde kolay olmayacak'


Başta Cizre olmak üzere bölgenin birçok yerinde büyük bir yara açıldığını, yaraların kanadığını altını çizen Demirtaş, "Yeniden barış masasına dönelim dediğimizde öyle kolay olmayacak. Şimdi bir kez daha yaralarımız kanıyor. Önce yaramızı durdurmamız gerekiyor. Önce silahların susması için taraflar birbirine önce imkansız şartlar vermemeli.

İmkansızlardan vazgeçip, imkanlı olanları istememiz lazım. Cumhurbaşkanı'na sesleniyoruz:

 

Yaptığımız çağrılara KCK'den olumlu çağrılara geliyor. Bir tarafa çağrılarımıza bu şekilde yanıt verirken, Ankara'ya düşen görev bellidir. Biz kanı izlemek için seçilmedik. Parlamentonun önce elini vicdanına bırakması gerekiyor. Parlamento çalışmadı. Bunları burada uzun uzun anlatmaya gerek yok" dedi.
 
'Hükümetin yalan politikalarını, medya gruplarını izlemeyin'
"Hükümetin yalan politikalarını izleyen medya grupları var" diyen Demirtaş, şunları söyledi:

 

"Onları izlemeyin. Kendileri zavalılar. Barış arayışına zarar veriyorlar. Görevleri bu sürece zarar vermek.

Cizre'de bizim huzuru bozmak için gittiğimizi yazmışlar. Onlar bunları yazarsa ülkenin batısında bu saldırlar olur. Bunların hepsi kendilerini kurtarmadı. Cizre'de yaşananlar bir gün ortaya çıkacak. Vali suç işliyor. Bunların hesabını bir gün verirler. Tümüyle bir kentin sokağa çıkmaması kararını Vali veremez. Ben Şırnak Valisi'nin yerinde olsam kara kara düşünürdüm. 1 Kasım'da ne yapacağım. Sokağa çıkmanın cezası 100 TL, Cizre'de sokağa çıkmanın cezası ölüm."
 
'Cizre'ye su getirmemize bile izin vermiyorlar'


Demirtaş, Başbakan ve havuz medyasının "Cizre'de PKK'liler öldürülüyor" açıklamalarına karşı da Cizre'de katledilen sivil yurttaşların isim ve yaşlarını okuyarak cevap verdi.

 

Bunların hepsi hukuk devletlerinde çok ağır cezalar olduğunu belirten Demirtaş, "Cizre'de 2 tane PKK'li vardır diye Cizre'de katliam yapıyorsun. Orada eli silahlı militanın var olduğunu bile bilmiyoruz. Varsa arabulucu olalım. Bırakın girelim oraya diyoruz izin vermiyorsun. Su bile götürmemize izin vermiyorlar" dedi.


OHAL ilanı kararını uygulamaya geçiren İçişleri Bakanı ve Şırnak Valisi'ne atıfta bulunan Demirtaş, "Hükümetler değiştikçe yaşananlar ortaya çıkacak. 1 Kasım'dan sonra bütün suçların hesabını vermek için sizleri yargı önüne çıkaracağız. İçişleri Bakanı seçilmiş bile değil ama iki bakanı, seçilmişleri Cizre'ye almıyorlar. İnsan biraz akıl mantık sahibi olur" diye tepki gösterdi.


Demirtaş, son olarak Cizre'deki hukuksuzluğun bitmesini istediğini belirterek, "Her yerde Cizre başta olmak üzere halkımızın barış sesini yükseltmeye geldik. Bölge turumuz var. Barış yürüyüşümüzü il il, ilçe ilçe devam edecek. İdil halkı da büyük bir dayanışma gösterdi. Bundan büyük bir mutluluk duyduk. Elbette bu dayanışmamız devam ediyor" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler