1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş: Devlet failleri bulmalı, Hizbullah özür dilemeli
Demirtaş: Devlet failleri bulmalı, Hizbullah özür dilemeli

Demirtaş: Devlet failleri bulmalı, Hizbullah özür dilemeli

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bombalı saldırının gerçekleştiği İstasyon Meydanı’nda devlet yetkililerine seslenerek, yaşanan olay ile ilgili İçişleri Bakanlığı ve savcılığın partilerini bilgilendirmesi gerektiğini belirterek, ‘’Buradan mutlaka destek almış olması lazım. Devlet içerisinde hükümete bağlı güçler içerisinde mutlaka desteğinin ortaya çıkartılması lazım.

A+A-

 Devlet içerisinde hükümete bağlı güçler içerisinde mutlaka desteğinin ortaya çıkartılması lazım. Aksi takdirde her gün bu tehdidi yaşamaya devam edeceğiz’’ dedi.

İhya-Der Başkanı Aytaç Baran’ın öldürülmesinin ardından yaşanan saldırılara da dikkat çeken Demirtaş, ‘’Hizbullah denen grup ‘Biz provokasyona geldik diyorlarsa halktan özür dilemeleri ve bu tezgahlara düşmeyeceklerine dair, akıllarını başlarına aldıklarına dair açıklama yapmaları lazım’’ dedi. Demirtaş kurulacak koalisyon hükümeti için de ilkelerin esas olduğunu söyledi.


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek’in de aralarında bulunduğu HDP Diyarbakır milletvekilleri ve HDP, DBP Genel Merkez yöneticileri bombalı saldırının olduğu İstasyon Meydanı'nda yaşamını yitirenleri andı. Çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinin de katıldığı anmada, yaşamını yitirenler olay yerine konulan karanfillerle anıldı. Ardından açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bombalı saldırı, İhya-Der Başkanı Aytaç Baran’ın öldürülmesinin ardından yaşanan olaylar ve hükümetin kurulması için gündemdeki koalisyon tartışmalarını değerlendirdi.


 ‘Provokasyon ile iç savaç amaçlandı’

Demirtaş, seçime iki gün kala gerçekleşen bu provokasyonun Türkiye’de büyük bir iç kargaşa çıkartmak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek, “Gerek o an burada halkımızı gerekse mitingi yöneten arkadaşlarımız örgütlü davranmış ve büyük bir kaosun çıkmasını önleyecek sabrı göstermişlerdir. Burada amaçlanan şuydu: Şu noktada patlatılan bomba yüzlerce kişinin ölümüne neden olabilirdi. Yüzlerce kişi sadece bombanın patladığı anda yaşamını yitirebilirdi. Buradaki kitlenin sıkışıklığı nedeniyle bombanın tesisi geniş alana yayılmadı. Buradan yüzlerce ölü çıkartılabilse büyük bir kaos yaratılacak, Diyarbakır’dan başlayacak bir iç savaş görüntüsü uyandırılmak istenecek, belki seçim yapılamayacaktı. Türkiye önü alınmaz bir Suriyelileşme sürecine girecekti” ifadelerini kullandı.

 ‘İçişleri Bakanlığı ve savcılık partimizi resmi olarak bilgilendirmeli’


Saldırının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen ne İçişleri Bakanlığı ne de valilik tarafından bugüne kadar kendilerine herhangi bir bilgi aktarılmadığını söyleyen Demirtaş, şunları söyledi:

“Saldırıya uğrayan biz, ölen biz fakat tek bir bilgi alabilmiş değiliz. Arkasında kimler var herhalde bu saldırıyı genç bir çocuk tek başına gerçekleştirmedi. Ortada bir saldırı varsa bağlantıları yereldeki işbirlikçileri, Suriye’den Antep’ten, Urfa’dan aldıkları destek bütün bunları kim sağladı? Bunlar ortaya çıkartılmadı ve kamuoyuna tatmin edici bilgi sunulmadığı müddetçe olay aydınlatılmış olmaz. Öyle ‘bir kişi geldi. Buraya bombayı koydu’ denilerek, geçiştirilecek bir mevzu değil. İçişleri Bakanlığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın partimizi resmi olarak bilgilendirmesi lazım.

Tüzel kişi olarak partimiz mağdur durumdadır. Soruşturmaya müdahildir. Arkadaşlarımızı burada kaybettik dolayısıyla öyle dosyayı gizlemekle bu iş olmaz. Alenen kamuoyu ne olduğunu bilmek istiyor. Bu olayın peşini bırakırlarsa Diyarbakır’da soruşturma yürüten çevreler bu mevzunun peşini bırakırlarsa bu tehlikeye hepimiz için Türkiye’nin her yerinde geçerli olmaya devam edecek.
 

 ‘Devlet desteği olmadan saldırı yapılamazdı’
 

Demirtaş şöyle devam etti: ‘’Diyarbakır Valiliği ve emniyeti önleyebilecek güce sahip olsalardı önlerlerdi. Madem bir zafiyet var ortada madem bir istihbarat zafiyeti var onları istihbarat desteği almadan bu alçakça eylemi yapamayacaklarına göre kim destek olmuşsa çıkması lazım.

Devlet içinden destek almadan Suriye’den biri elinde bombayla gelip Diyarbakır’da benim konuşma yapacağım sırada iki bombayı patlatamaz. Buradan mutlaka destek almış olması lazım. Devlet içerisinde hükümete bağlı güçler içerisinde mutlaka desteğinin ortaya çıkartılması lazım. Aksi takdirde her gün bu tehdidi yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü DAİŞ bağlantılı, yerelde de destek sunan güçler hücre örgütlenmesi şeklinde şu anda kaygım şudur ki Türkiye’nin yüzlerce yerinde sadece eylem talimatı bekliyorlar. Toplumun bu kaygı içerisinde sürekli paniğe süreklenecek bir ortamda yaşamasını istemiyoruz. Bunu önlemenin yolu Diyarbakır’da miting katliamının sorumlularının devlet içindeki hükümet bağlantılı sorumluların da deşifre edilmesidir. Başka türlü bu işin üstesinden gelemeyiz.”


Demitaş, “Bazı partiler başsağlığı bile dilemediler” diyerek, sürdürdüğü konuşmasında bunun da mutluluk duydukları anlamına geldiğini ifade etti.

‘Hizbullah halktan özür dilemeli’

Konuşmasının devamında Diyarbakır’da 3 HDP’linin silahlı kontra gruplar tarafından katledilmesi olayına değinen Demirtaş, şunları söyledi: “Bölgede ilk önce yaklaşık 100 kişiye dönük ‘PKK’nin ya da DAİŞ’in suikast yapacağı istihbaratı dolaştırılıyor. Bu istihabarat emniyete ulaştırılıyor. Emniyette tedbir amaçlı bu kişilere tebligat yapıyor. Dernek başkanına da tebligat yapılıyor. İlginçtir tebligattan sonra bu tebligattan iki sonra bu kişi öldürülüyor. Tezgah şöyle kurgulanmış: Birçok Hizbullah militanı şu an da Diyarbakır ve birçok şehirde silahlandırılmış durumda ve kendilerine dönük bir saldırı olduğunda kim kimi vuracak o da belirlenmiş durumda.

Dolayısıyla HÜDA-PAR’a yakın olan dernek başkanı vurulduğunda kimler aynı dakikada kimi misilleme eylemi olarak vuracak oda belirlenmiş ve anında Hizbullahçılar harekete geçip arkadaşlarımızı katlediyorlar. Hizbullah denen grup ‘Biz provokasyona gelmeyiz’ diyorlarsa ‘Biz bunu bilerek yaptık’ diyorlarsa bilemem. Bu alçaklığı sadece kınayabilirim.

‘Biz provokasyona geldik diyorlarsa önce dernek başkanımızı vurdular sonra bizi harekete geçirip HDP’lileri infaz ettirdiler’ diyorlarsa halktan özür dilemeleri ve bu tezgahlara düşmeyeceklerine dair, akıllarını başlarına aldıklarına dair açıklama yapmaları lazım. Hep bu şekilde ucuz şekilde kullanılmaya devam edecekler mi? Biz kimseye bugüne kadar parti olarak asla ne hedef gösterdik ne de kimseyi hedefe koyacak bir anlayışımız olabilir. Bize bağlı ne silahlı bir birim vardır ne de böyle bir şeyin imkanı vardır. Biz siyaset yapıyoruz. Biz kendi sempatizanlarımızı da evlerde silahlandırmadık.”
 

‘Kürt-Müslüman savaşı yok, provokasyon var’


Son dönemlerde Van ve Diyarbakır başta olmak üzere bölge kentlerinde satılan silahların araştırılması gerektiğini söyleyen Demirtaş, halkın bu tür saldırılara karşı duyarlı olması gerektiğini söyledi. Demirtaş, Kürtlerle Müslümanları çatışması varmış gibi gösterilmek istendiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Hepimiz halkın iradesine saygı duyup siyaset yapalım. Ama kirli oyunlar kirli propagandalar, infaz timleri oluşturarak, HDP’yi geri adım attırtacak bir silahlı bir çete kurarak bunları yapabileceğini düşünenler devlet içi zafiyetten yapabileceğini düşünenler yanılırlar. Halk zarar görür herkes zarar görür. Ama barış ve çözüm kazanır. Bu konuda duruşumuz nettir. Umut ediyorum bu çağrılarımız doğru anlaşılır. Birbirimizi tehdit etme günü değildir. Biz iyi niyetliyiz ve bu topraklar da gerçekten hiç kimsenin zarar görmeyeceği ortak barışı yaratmak istiyoruz. Kim kime nasıl kullandırıldığını geriye dönüp bir daha baksın. Tezgahın nasıl işlediğini bir daha görmeye çalışsınlar. Dikkatli olsunlar kendilerini kullandırtmasınlar. Halkımızın kurbanlık koyun olmadığını belirtmek istiyoruz. Kimse kendini tetikçi olarak kullandırtmasın. Herkes halka hizmet etsin.”
 

‘Halkımız tezgahları boşa çıkardı’  


Demirtaş’ın ardından kısa bir açıklama yapan DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ise aynı akıl tarafından yürütülen bir sürecin olduğunu belirterek, “Diyadin’den başlayıp, Adana Mersin bombalar, Erzurum’daki saldırılar, Karlıova’daki cinayet ve ardından bu meydanda gerçekleştirilen katliam girişimi ve seçim sonrası devam eden bu tezgah aynı aklın ürünüdür. Halkımız bu tezgahı bugüne kadar bozmayı başarmıştır” dedi.

Yüksek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün PYD’ye dönük yaptığı açıklamaya da değinerek, “Ülkenin demokratik değişimine direnen bir yaklaşım söz konusu hem de halkımıza karşı topyekün bir düşmanlık söz konusu. Sadece burada yaşayan Kürtlere karşı değil Rojava’da yaşayanlara karşı da bir düşmanlık söz konusu. DAİŞ’in cinayetlerine tek bir söz söylemeyen, kelle kesmelere, diri diri insan yakmalara tek bir söz söylemeyen Cumhurbaşkanı ve AKP bugün DAİŞ’in Rojava’dan sökülüp atılmasına karşı tepki gösteriyor” diye konuştu.

‘Koalisyon için ilkeler çerçevesinde uzlaşılmalı’


Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demirtaş, koalisyon tartışmalarına ilişkin yöneltilen soruya, “Koalisyon seçenekleri mecburen değerlendirilecek. AKP ve CHP’nin ilk koalisyon tartışmasını sürdürmesi bekleniyor. Bugüne kadar ki teyamüller bunu işaret ediyordu. AKP hükümet olmaya hevesli zaten CHP de ana muhalefet misyonunu sürdüren bir partiydi. Dolayısıyla biz kendilerini sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz. AKP ve CHP sorumluluk üstlenmeli ve ilkeler çerçevesinde uzlaşmalı. Eğer hangi ilkeler çerçevesinde uzlaşmaya çalıştıklarını bilirsek biz de o ilkeleri partimizin ilkelerine uygun görürsek öyle bir koalisyonun çalışmasını kolaylaştırırız. Hem muhalefet görevimizi yaparız. Türkiye’nin hükümetsiz kalmaması gerekir. Fakat şu an da ilkeler görüşülmüyor. Pazarlıklar başka mecralarda başka konular üzerinden yürüyor.

 

Oysa asıl ilkelerin konuşulması ve hangi ilkeler çerçevesinde koalisyonların oluşturulabileceğinin açıklanması lazım. Örneğin yeni anayasa, çözüm süreci, meclis iç tüzüğü, güvenlik paketinin geri çekilmesi, basın üzerindeki baskıların kaldırılması, yolsuzluk dosyalarının yeniden gündemleştirilmesi, Kobanê ve Gezi döneminde yaşanan katliamların geriye dönük soruşturulması. Önemli olan bunlardır. Bunlar konuşuluyor mu? AKP ve CHP bunu konuşuyor mu? Yok. Bu ilkeleri konuşursak nasıl bir hükümet istenildiğini daha iyi anlarız. Toplum nasıl bir hükümet istediğini ortaya koymuştur.

 

Çatışma ve kutuplaşma istemiyor. Barış istiyor bir defa. Bunu sürdürmeyen hiçbir koalisyon başarıya ulaşamaz. Hızla çözüm sürecine dönülmesi gerekir. Bunlar konuşulursa biz mevcut kurulacak koalisyonların işini kolaylaştırırız ama bunun uzağında çıkarcı ve ucuz hesaplar üzerine kurulu bir koalisyon karşısında sert bir HDP muhalefeti görecek” diyerek yanıtladı.
Açıklamanın ardından Demirtaş, bombalı saldırılarda yaralananları ziyaret etmek için hastaneye geçti.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler