1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Demirtaş, "Ergenekon tayfası"na dikkat çekti
Demirtaş, "Ergenekon tayfası"na dikkat çekti

Demirtaş, "Ergenekon tayfası"na dikkat çekti

Demirtaş: Ergenekon tayfası, özellikle ırkçı milliyetçi tayfa bütün bu halk hareketlerinden beslenmeye çalışıyor.

A+A-

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da içinde bulunduğu BDP heyeti, Dersim'de yoğun ilgi ile karşılandı. Halka seslenen Demirtaş, İstanbul 3. Köprü'ye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesine tepki göstererek, "Alevi halkından özür dileme adına, gelin o köprünün adını Seyit Rıza köprüsü yapalım. Gelin Pir Sultan köprüsü yapalım. İbrahim Kaypakkaya köprüsü diyelim, Deniz Gezmiş köprüsü diyelim, Mahir Çayan köprüsü diyelim, Mazlum Doğan köprüsü diyelim, Ulaş Bardakçı köprüsü diyelim. Niye Yavuz Sultan Süleyman Köprüsü denilsin" dedi. BDP Dersim İl Örgütü'nün 8 Haziran'da Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda "Demokratik kurtuluş ve özgür yaşam" şiarıyla gerçekleştireceği kongrenin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Kongre hazırlıkları ve süreci halkla paylaşmak amacıyla içerisinde BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Van Milletvekili ve BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Karabulut, Diyarbakır BDP Milletvekili Nursel Aydoğan ile BDP MYK ve PM üyelerinin bulunduğu heyet, Dersim'e geldi. Heyeti, Pertek Feribot İskelesi'nde Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin, BDP Dersim İl yöneticileri ve yüzlerce kişi karşıladı. Davul zurna eşliğinde karşılanan BDP heyeti, ardından Pertek ilçe merkezine onlarca konvoyluk araçla hareket etti. İlçe merkezinde de halkın yoğun ilgisi ile karşılanan Demirtaş ve beraberindekiler, ilçe otogarında binlerce kişiye seslendi. Pertek'te halkla biraraya gelen heyet, ardından Hozat ilçesine hareket etti. Hozat'ta da BDP heyeti Hozat Belediye Başkanı Cevdet Konak ve binlerce kişi tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. Esnaf ile burada bir süre ile sohbet eden Demirtaş, burada halka seslendi. Hükümetlerin ve devletlerin zulmüne boyun eğmeyerek bu günlere geldiklerini ifade eden Demirtaş, "Bizler zulme boyun eğmeyerek, faşizmi kabul etmeyerek, hükümetlerin ve devletlerin zulmünü kabul etmeyerek, bu günlere geldik. Eğer bu gün kabul görüyorsak, bu gün 'Kürtler Aleviler vardır' deniliyorsa işte bu halkın mücadelesi sayesindedir. En faşisti bile Kürt yoktur, Alevi yoktur diyemiyor. Diyemez gülerler çünkü. Ama daha 15-20 yıl öncesine kadar bu kimliklerin hiç birisini kabul etmiyorlardı. Şimdi Alevi var diyorlar; ama hakkı yok. Alevi olur Cemevi olmaz, Alevi olur ama okulda inancının eğitimi olmaz, Alevi olur; ama nüfus cüzdanında başka bir şey yazar, Alevi olur; ama örgütlenemez, Alevi olur; ama vakıfları olamaz. Şimdi işte bütün bunları kazanmanın zamanıdır. Bu güne kadar nasıl kimliğimizi kabul ettirerek bu günlere geldiysek şimdi bu kimliğin altını doldurmak, bunun aynı şekilde mücadele ile olacağını bilmek ve bunun gereğini yerine getirmek hepimizin boynunun borcudur" dedi. Jeoloji Yaşanan sürecin halkın direnişiyle geldiğini belirten Demirtaş, şunları dile getirdi: "İçinde bulunduğumuz demokratik barış süreci her şeyden önce bu halkın direnişiyle yaratılmış bir süreçtir. Daha geçen yıl Tayyip Erdoğan eline idam ipi almış meydan meydan gezerek, Sayın Öcalan'ı idam ediyordu. Aynı Başbakan bu gün müzakere yürütmek zorundaysa bu sizin dik duruşunuz, barışa olan sevdanız, demokrasiye ve özgürlüğe olan inancınız sayesindedir. Yoksa AKP'nin barışa ve demokrasiye olan inancından kaynaklı değildir. Siz istediniz gerçekleşti. Siz barış dediniz meydanlarda, mitinglerde, yürüyüşlerde sloganlarınızla artık bu kan dursun dediniz." Gezi Parkı eylemini bazı grupların özellikle başka noktalara çektiğini belirten Demirtaş, "Israrla başka noktaya çekmek istiyorlar, ısrarla içini boşlatmak istiyorlar. Yıllardır halkı sokağa dökememiş olan, yıllardır halkı arkasına alamamış olan özellikle de Ergenekon tayfası, özellikle ırkçı milliyetçi tayfa bütün bu halk hareketlerinden beslenmeye çalışıyor. Bunu kendime nasıl çekebilirim, bunu barış, Kürt karşıtı bir örgütlemeye nasıl çekebilirim diye uğraşanlar var. Kimse bunlar yok demesin. Bunlar bazı alanlarda kendi sloganları ve işaretleri ile duruyorlar. Dertleri demokrasi ve özgürlük olsa eyvallah. Ama bunların derdi, eski statükoyu getirmek. Bize kimse eski statükoyu dayatamaz. Kürt'ün inkar edildiği, Alevinin yok sayıldığı statükoyu kimse bize dayatamaz. Şimdi meydanlardaki direnişi Kürt'ün, Alevinin, kadının, işçinin, emekçinin ortak direnişi haline getirmek lazım. Silahlar susmuşsa, gençler ölmüyorsa meydanları açmak hükümetin boynunun borcudur. PKK gerillası silahını alıp neden sınır dışına çıkıyor? Siyasetle bu işi çözün diye. Ama sen silahların sustuğu bir ortamda insanların konuşmasını engellersen, mitingi yasaklar, oturma eylemine saldırırsan sen kendi elinle barış sürecini provoke etmiş olursun. Şu anda hükümetin yaptığı budur. İnsanların talepleri nettir, açıktır. Dinleyeceksin bu insanları. Gezi Parkı'ndaki çalışmayı durduracaksın. İstanbul, Ankara, İzmir valileri başta olmak üzere hepsini görevden alman lazım. Gece gündüz sokaklarda işkence yapmaya ne hakları var? Yetkilerini nerden alıyorlar? Öğle 'Ben istedim oldu, arkamda yüzde 50 oy var' deyip de istediğini yapamaz artık. Bu saatten sonra şapkasını önüne koyup düşünmenin vaktidir" diye konuştu. İstanbul'da yapılacak olan 3'üncü köprüye verilecek olan Yavuz Sultan Süleyman isminin Alevilere hakaret olacağını ifade eden Demirtaş, şunları dile getirdi: "Köprü yaptım ismine Yavuz Sultan Selim diyorum. Böyle bir hakkın olamaz. Bunu Başbakan, Cumhurbaşkanı da olsanız yapamazsınız. Eşlerinizle biraraya gelip köprüye ne isim verelim diyemezsiniz. Köprü sizin çocuğunuz değil torununuz değil. Üstünde Alevi de, Sunni de geçecek. Bırak o ismi halk versin. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın köprünün ismini açıklaması vesilesiyle o köprünün isminden vazgeçildiğini duyurmasını bekliyoruz. Dersim'den çağrı yapıyorum. Bu halka yaptığınız zulüm yeterdir. Havaalanına burayı bombalayan kadının ismini veriyorsunuz, köprüye Aleviyi katletmiş sultanın, padişahın ismini veriyorsunuz. Böyle bu zulmü bu halk kabul edemez. Köprüye verilen ismin derhal geri alınmasını bekliyoruz. İlle de bir isim verecekseniz referandumla seçin. Ve Alevi halkından özür dileme adına gelin o köprünün adını Seyit Rıza köprüsü yapalım. Gelin Pir Sultan köprüsü yapalım. İbrahim Kaypakkaya köprüsü diyelim, Deniz Gezmiş köprüsü diyelim, Mahir Çayan köprüsü diyelim, Mazlum Doğan köprüsü diyelim, Ulaş Bardakçı köprüsü diyelim. Niye Yavuz Sultan Süleyman köprüsü denilsin. Siz deseniz de biz kabul etmeyeceğiz." Hozat'tan ayrılan BDP heyeti Dersim kent merkezine doğru yola çıktı. Heyet, yol boyunca köylülerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Demirkapı köylülerinin açtıkları "Sayın başkanım köyümüze hoş geldiniz. Barış, özgürlük istiyoruz. Seninle gurur duyuyoruz" ve "Ölene kadar sizinleyiz. 38'i unutmayız. Toplu katliama maruz kalan Demirkapı köyüne hoş geldiniz" dövizler dikkat çekti. Daha sonra kent merkezine varan heyet, Dersim Belediyesi'ni ziyaret etti. Heyet buradan Dersim Cem Evi'ne geçti. Cem Evi dedesi, BDP'nin Alevi sorunlarını dile getirmesinden kaynaklı teşekkürlerini iletti. Buradan ayrılan heyet, Belediye Asri Mezarlığı'nda bulunan ve 9 Ocak'ta katledilen PKK'nin kurucularından Sakine Cansız ile çeşitli tarihlerde çıkan çatışmalarda yaşamlarını yitiren HPG'lilerin mezarlarını ziyaret etti. Mezarlara karanfil bırakan heyet, bu günkü programını sonlandırdı. BDP heyeti yarın da çeşitli tarihlerde çıkan çatışmalarda yaşamlarını yitirmiş olan HPG'lilerin aileleri ile kahvaltıda biraraya gelecek ve ardından Mazgirt ilçesinde halk ile buluşma gerçekleştirecek. Programın ardından BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Dersim'den ayrıldı. Demirtaş'ın yarın İmralı Adası'nda PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmesi bekleniyor. Demirtaş, Cumartesi günü tekrardan Dersim'e gelerek, BDP Dersim İl Kongresi'ne katılması bekleniyor.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum