1. HABERLER

  2. TANITIM VE KÜLTÜR

  3. Değerli Gençler! Aklınızı Kullanın
Değerli Gençler! Aklınızı Kullanın

Değerli Gençler! Aklınızı Kullanın

Değerli gençler! Bu yazıyı EZGİ BAŞARAN'ın “Diyarınsesi.Org. Haber sitesi” nde yer alan “Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır'ın korkusu” başlıklı yazısını okuduktan sonra kaleme almak gereğini duydum.

A+A-

Çünkü hepiniz benim için çok değerlisiniz ve benim nazarımda çok iyi insanlarsınız. Kötü olanlar “İŞİNE GELENİ TARİH YAPIP İŞİNE GELMEYENİ TAHRİF EDEREK, insanları yanlış bilgilendirMEK SURETİYLE ORTALIĞA kin ve nefret tohumları saçanLARDIR.”

Yazımın başlığında yer alan “Aklınızı kullanın !” tenbih sözü gençliğimde bana da büyüklerimiz tarafından söylendiği için bende sizlere yönelik olarak kullandım. Hatta büyüklerimiz bu tenbih sözünün akabinde “Aklını kullanmayanların başları belalardan, kötülüklerden ve pisliklerden asla kurtulamaz” Derlerdi.

Hiç şüphesiz en büyük servet akıldır ve hiçbir şey akıldan daha kıymetli değildir. Akıl, Tanrı'dan çıkan ve yayılan ilk güçtür. Allah'ın ilk yarattığı şey akıldır. Kelime manası “deli, çıldırmış ve manasız” olan insan, kendisine verilen akıl sayesinde adından bahsedilir duruma gelmiş ve akıl sayesinde yaratıkların en şereflisi olmuştur. Aklını kullanmadığı zamanlarda ise yeniden en aşağılık yaratık durumuna düşmüştür.

Akıl, insanın hayatının her alanında kendini belli eden bir ayrıcalık ve üstünlüktür.

Akıl, belirli şartlara bağlı olarak oluşan özel bir yetenektir.
Derin düşünebilmek, incelikleri kavrayabilmek, hikmetli konuşabilmek, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilmek ve her konuda çözüm getirebilmek ancak aklı kullanmakla mümkün olabilmektedir.

 “Aklını kullanmasını bilen insan Allah'a itaat eden insandır.” Çünkü “İnsanın rabbini bilmesi akılladır.” İnsan ancak akıl vasıtasıyla ilahi emir ve yasaklara aykırı gitmenin yanlışlığını bilir, çirkinliğini görür, kötü neticelerini sezer ve yaşantısına yön verir.

Değerl gençler! Büyüklerimizin “Başkasının ipiyle kuyuya inmeyin” sözünü aklınızdan çıkarmayınız ve başkasının aklıyla değil, Yüce Allah'ın size büyük bir lutfu olan kendi “aklınızı kullanarak” hareket ediniz. Eminim ki “Kendi aklınızı kullanarak gerçek tarihimizi öğrenmiş olsaydınız, bugün birbirinize hoş olmayan nazarlarla bakmak yerine, birbirinize sevgiyle sıkı sıkı sarılırdınız ve birlik olup sizleri birbirinize düşman kılan düşüncelerin sahiplerinden uzak dururdunuz.”

Bazı uyanıklar sizlere “Senin aklınız ermez” diyerek aklınızı kullanmanızı engellemeye, sizi özgürce düşünmekten alıkoymaya ve sizleri kendi düşünceleri doğrultusunda hareket ettirmeye çalışabilirler. Sakın onlara aldanmayın. Bugün size akıl vermeye çalışanlar başınıza kötü bir iş geldiğinde size  “Bana ne! Senin aklın yok muydu? Aklını kullanıp inanmasaydın.” Diyeceklerdir. Böylece kendilerini haklı, sizleri de haksız çıkaracaklardır.

 

TALAN DOLU

Çocuğun gözü yaş dolu

Babanın içi dert dolu

Çocuk babasına sordu

Baba! Neden bu hale geldi Anadolu?

Babanın yoktu sağı solu

Bulmuştu kendince orta yolu

Dedi ki: Yavrum! Anadolu artık talan dolu

Yağcılar, yağmacılar, yalancılar

Sac ayağı oldular

Millete saç baş yoldurdular

Yoldaş dediler, yolunmuş kaza çevirdiler

Soydaş dediler, soyup soğana çevirdiler

Dindaş dediler, dinden imandan ettiler

Daş yağa başlarına

Kardaşı kardaşa düşman ettiler.

 

M.Kadri GÖRAL

 

Değerli gençler! Sizler “Toplumda söz sahibi olan bazı kişilerin doğruyu değil işlerine geleni konuştukları ve yazdıkları bir çağda yaşıyorsunuz.”

Bu yüzden “İşinizin çok zor olduğunu” biliyorum.

Bu yüzden sizlere “Aklınızı kullanın” diyorum.

Bu yüzden diyorum ki: Her yazılana ve her söylenene inanmayın! Konuları kendiniz araştırın, bulduklarınızı dikkatlice okuyun, okuduklarınız üzerinde kafa yorun çünkü olayların meydana geliş şekli ve nedenleri üzerinde kafa yormak hem aklı geliştirir hem de insanı ADAM-AKILLI yapar.

Aklını kullanamayan  insan, herşeyin en doğrusunu kendisinin bildiğini, en akıllı kişinin kendisi olduğunu, en güzel hayatı kendisinin yaşadığını, en doğru yolda kendisinin olduğunu zanneder ve bu yüzden de devamlı olarak aldanır.

Değerli gençler! Dikkat ettiyseniz ben size “Akıllı olun!” demiyorum. Çünkü, AKILSIZ İNSAN YOKTUR AKLINI KULLANMAYAN İNSAN VARDIR. Bir hastalık söz konusu olmadığı sürece şüphesiz ki herkesin aklı vardır. Benim sizlerden ricam aklınızı yerinde, zamanında ve doğru olarak  kullanmanızdır.

Aklınıza güvenin. Hiçbir eğitim almamış olan bir insan bile aklını kullanmak suretiyle karşılaştığı olaylarda pek çok insanın göremediği detayları görebilir, ince teşhisler yapabilir ve olaylardan en doğru ve en hikmetli sonuçları çıkarabilir. İleriye yönelik projelerde çok aşamalı düşünebilir, karşılaşılabilecek durumları önceden tespit edebilir ve kusursuz planlamalar yapabilir.

Geleceğimizi inşa edecek olan değerli gençler! Yazımı bir fıkra ile sonlandırırken hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, sizleri her zaman, her yerde AKLINIZI KULLANMAYA davet ediyorum.

 

AKLINI KULLAN

Akıl Hastahanesini ziyaret eden adamın biri Başhekime:

- Bir insanın Akıl Hastahanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? Diye sorar. Başhekim cevap verir:

- Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastanın karşısına bir kaşık, bir fincan bir de kova olmak üzere üç şey koyuyoruz. Sonra da o kişiye “Küveti ne ile boşaltmayı tercih ettiğini” soruyoruz. Der ve ziyaretçiye dönerek:

- Mesala siz olsaydınız ne yapardınız? Der. Ziyaretçi kendinden emin bir şekilde:

- Tabii ki normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü, kova kaşık ve fincandan daha büyüktür. Deyince Başhekim gülerek:

- O zaman sizi de hiç tereddütsüz hastahaneye yatırırdık. Çünkü normal bir insan küvetin tıpasını çeker ve suyu boşaltır. Der.

Sonuç: Akıl, sadece bize sunulan şeylerle yetinmeyip bunların dışında da çözüm bulabilmektir!

HABERE YORUM KAT