1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. DEAH başarılı ameliyatlarına bir yenisini ekledi
DEAH başarılı ameliyatlarına bir yenisini ekledi

DEAH başarılı ameliyatlarına bir yenisini ekledi

Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke daha imza attı. İdiopatik Trombositopenik Purpura (ITP),(İmmün Trombositopenik Purpura) tanısı konan hastaya hastane bünyesinde ilk kez laparoskopik splenektomi ameliyatı gerçekleştirildi.

A+A-

Bölgenin en büyük hastanesi olan ve yapılan ameliyatlarla isminden sık sık söz ettiren Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke daha imza attı.

Prof.Dr. Yusuf Yağmur tarafından İdiopatik Trombositopenik Purpura (ITP),(İmmün Trombositopenik Purpura) tanısı konan hastaya hastane bünyesinde ilk kez laparoskopik splenektomi ameliyatı yapıldı. Siirt'te yaşayan 61 yaşındaki Hasan Sezgin isimli hastaya uygulanan ameliyat başarılı sonuç verdi. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Hasan Sezgin, “Aşırı karın ağrılarım vardı, her günüm bir azaptı aşırı kilo kaybım vardı.

Daha doğrusu hayatım hayat değildi. Daha önce gazetelerde duymuştum Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesinde güzel ameliyatlar yapılıyordu. Çocuklarım beni İstanbul'a götürmek için ısrar ettiler ben Diyarbakır'ı tercih ettim Siirt'te araştırdık Yusuf Yağmur hocamızı önerdiler, geldim sıra yok, para yok, hemen fiş kestim Yusuf hocayla görüştüm tetkik tahlillerimi filmlerimi yaptı, yatışımı yaptı ameliyata karar verdi tereddüt etmeden ameliyatımı yaptı beni ameliyattan sonra yoğun bakıma aldılar. 5 gün sonra yani bugün taburcu ettiler. Allah razı olsun çok iyi durumdayım çokta sağlıklıyım mutluyum. Odalar özel oda personel ve hemşireler çok ilgi gösterdiler, Yusuf hoca gibi güzel bir insan yok” diye konuştu.


Daha önce laparoskopik adrenelektomi, laparoskopik kolon ve rektum kanserleri cerrahisi, laparoskopik ventral herni onarımı, laparoskopik nissen, meme kanserlerinde meme koruyucu cerrahi ve sentinal lenf nodu cerrahisi gibi operasyonlara ilk defa Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştiren Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof Dr Yusuf Yağmur ITP ve operasyon hakkında şunları söyledi:

İdiopatik Trombositopenik Purpura Kanın normal pıhtılaşmasının bozulduğu ve kanamaya meyille giden bir hastalık olup kanamaya yatkınlığın nedeni kanın pıhtılaşmasından sorumlu kan pulcuklarındaki (trombosit=plt=platelet) azalma gelişir. ITP'de kan pulcuklarındaki azalmanın nedeni vücudun kendi ürettiği kan pulcuklarını yok etmeye başlamasıdır.

Ciltte morluklar, peteşiler (ciltte ya da ağız içi gibi diğer vücut yüzeylerinde oluşan toplu iğne büyüklüğünde, basmakla solmayan kanamalar), durdurulamayan kanamalar, burun kanaması, diş eti kanamaları, yoğun adet kanamaları, idrarda kan, dışkıda kan yakınmaları ile hasta başvurur. Tedavide kortikosteroid (kortizon), intravenöz immünglobulin (ivig tedavisi) ya da Anti-D ilk aşamada tercih edilen ilaçlardır. Eğer ilaç tedavisine yanıt alınamıyorsa dalağın çıkarılması (splenektomi) de bir tedavi seçeneği olarak gündeme gelebilir. Süreğen (kronik) ITP'li hastalarda splenektomiye yanıt %65-90 kadardır.

Dalak alınması (splenektomi) için ideal ameliyat yöntemi (aşırı dalak büyümesi ve kanama gibi durumlar dışında) kapalı (laparoskopik) tekniktir. Özellikle kan hastalıkları nedeniyle yapılacak splenektomilerde laparoskopik cerrahi açık ameliyata oranla oldukça avantajlı olduğu için öncelikle tercih edilmelidir. Kapalı ameliyatta karna büyük bir kesi yapılmaz, bütün işlemler küçük deliklerden karna sokulan çubuk şeklinde aletlerle gerçekleştirilir. Ameliyat için tam uyutma (genel anestezi) tercih edilir.İşlemin özü; dalakla çevre yapılar arasındaki bağların serbestleştirilmesini takiben dalağın ana damarlarının mühürleme-zımbalama gibi yöntemlerle kapatılıp ayrılması suretiyle organın tamamen çıkartılmasıdır.
Hasta sağ yanı üzerine yatar pozisyonda ameliyat edilir. Önce sol kaburga yayına yakın bölgeden karna küçük bir boru sokularak karın boşluğu yaklaşık 4 litre gazla şişirilir. Sonra bu boru içinden geçen çubuk biçiminde bir kamera karın içine gönderilerek içerdeki manzara televizyon ekranına yansıtılır.

Sol kaburga yayı altından iki ya da üç tane daha küçük boru yerleştirilerek çubuk biçimindeki cerrahi aletler karın içine sokulur. Cerrah karın içindeki organları, kullandığı aletleri ve yaptığı işlemleri ekrandan izleyerek ameliyat yapar. Kamera görüntüyü büyüterek ve istenilen açıdan yansıtabildiği için cerraha açık ameliyattan daha iyi bir görüş ve yaklaşma sağlar. Ameliyat sırasında video kaydı alınabilir.

Ameliyatta önce dalağın kalın bağırsak, mide, diafragma ve sol böbrekle olan bağları damar mühürleme cihazları (harmonik skapel-ligasure-elekrokoter) kullanılarak ayrılır. Bu sırada dalak atardamarı bulunup bağlanır. Sonra dalağın iç yüzünde -pankreas kuyruğuyla yakın komşulukta bulunan- ana damarsal yapılar zımba veya mühürleme yöntemleriyle kapatılıp ayrılarak, dalak karın içinde serbest hale getirilir. Genellikle yumruk büyüklüğünde olan dalağın küçük deliklerden birinden çıkartılması özel bir teknik gerektirir. Bunun için boru şeklinde bir sap içinde katlanmış vaziyette bulunan bir naylon torba (endobag) kullanılır. Büyük dalakları dışarı alabilmek için pubik bölgede küçük bir insizyon yapılır dalak buradan çıkarılır. İşlem biterken karın içindeki gaz tümüyle boşaltılıp, minik kesiler gizli dikişlerle yaklaştırılarak ameliyat tamamlanır.
 

HABERE YORUM KAT