1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. DBP'den yeni atak
DBP'den yeni atak

DBP'den yeni atak

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Kürtlerin seçimde "kendi kendini yönetme" isteğini ortaya koyduğunu belirterek, yerel demokrasinin gelişmesi için tüm köy ve kentlerde komün, meclis ve kooperatifler kuracaklarını söyledi.

A+A-

"Öz savunma olmazsa olmaz bir husustur" diyen Yüksek, savaş karşıtı mitingler düzenleyeceklerini ifade etti.

İmralı tecridinin kaldırılmasını isteyen Yüksek, Türkiye'yi savaş gidişatından kurtaracak tek gücün Öcalan olduğunu vurguladı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Kürdistan'da başlatılan demokratik inşa sürecini, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi ve seçimden sonra hükümet yetkililerinin ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın savaşa sürükleyen politikalarını DİHA'ya değerlendirdi. Türkiye ve Kürdistan'daki yürütülen tartışmalara dikkat çeken Yüksek, seçimlerde Kürt halkının kendini yönetme yönünde karar verdiğini ve inşa için çalışacaklarını aktardı.
 
'Köylerde ve kentlerde komünler kuracağız'
AKP'nin savaş politikalarına karşı barış cephesini örme arayışında olduklarını belirten Yüksek, Kürdistan'daki seçim sonuçlarının toplumda, artık devlet dışında "kendini yönetme" isteğini açığa çıkardığını dile getirdi. Toplumun kendine yetecek ve kendi kendini yönetebilecek bir noktada olduğunu söyleyen Yüksek, DBP'nin de bu sürece öncülük yapacağını vurguladı. Yüksek, "Yerel demokrasinin geliştirilmesi için köylerde ve kentlerde komünler, kooperatifler ve meclisler kuracağız. DBP olarak bu görevi üstlenmeye hazırız" dedi.
 
'Kürdistan'da ekonomik kalkınmaya ihtiyaç var'
Demokratik inşa sürecinin önümüzdeki günlerde hayata geçmesi için sivil toplum örgütleri ve demokrasi güçleri ile birlikte ortak çalışmalar başlatacaklarının altını çizen Yüksek, inşa sürecini yürütecek akademilerin yaygınlaşacağını söyledi. Kürdistan coğrafyasında ekonomik kalkınmaya ihtiyaç olduğunu belirten Yüksek, "Halkımızı yoksulluktan kurtarmaya yetecek yeraltı ve yer üstü kaynaklarımız var. Onun için ekonomik kalkınmaya ihtiyaç vardır. Bunları sağlamak için de ekonomi akademileri, ihtisas eğitimleri olacak ekonomistler yetiştireceğiz. Tarım ve hayvancılık politikaları için de kooperatifler, komünleri kurup öyle bir adım atacağız. Tüketim toplumundan, üretim topluma geçmeyi sağlayacağız" dedi.
 
'Doğrudan demokrasi'


Toplumun kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceği, kendi kendini yönetebileceği bir düzeye erişmesi gerektiğini kaydeden Yüksek, bu isteğe öncülük etmek istediklerini söyledi. Yüksek, "Her şeyi devlet yapmamalı, devlet topluma eşitlik, özgürlük getiremez. Çünkü mekanizma ve anlayış olarak buna uygun değil. Ama yerel demokrasi haklın kendi ihtiyaçlarını karşılayabildiği kendini yönetebildiği bir sistem daha uygundur. Doğrudan demokrasi bunu ifade eder. Bu nedenle toplumun, kendi kendini yönetme arayışını engellenmeye çalışılıyor. Ama bunu kabul etmiyoruz. Önümüzdeki süreçte de inşa sürecine devam edeceğiz" diyerek, demokratik inşa sürecinin önemine vurgu yaptı.
 
'Öz savunma olmazsa olmaz bir husustur'
Devletin Kürdistan'da halka dönük şiddet, saldırı ve baskılara ilişkin öz savunmanın önemine değinen Yüksek, "Bir halk öz savunmasını sağlamazsa varlığı tehlike ve tehdit altındadır. Halkın saldırılara karşı kazanımlarını, savunmak ve korumasını da yapacak. Halkımız köyde, mecliste, evde kendini savunacak. Bu konuda halkın kendi öz savunması olacak. Öz savunma olmazsa olmaz bir husustur" dedi.
 
'Savaş karşıtı mitingler yapacağız'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin savaş istemine karşı Türkiye toplumunun savaş istemediğini belirten Yüksek, DBP, HDK, DTK ve HDP bileşenleri ile beraber işin toplumsal ayağını oluşturarak savaşa karşı çıkacaklarını söyledi. Yüksek, savaşa karşı yüksek bir ses olacaklarını belirtti ve şöyle devam etti:

"Savaş karşıtı barış mitingleri yapacağız. Türkiye'nin batısında, Kürdistan'ın her yerinde barış isteğimizi dillendireceğiz. Erdoğan ve AKP'nin izlemiş oldukları politikaları teşhir edeceğiz ve toplumu barış konusunda örgütleyecek yürüyüşler, etkinlikler, eylemler yapacağız. Siyasal zeminde CHP ve AKP içinde savaşa karşı olanlarla bir olup barış cephesini oluşturacağız. AKP'nin Suriye'ye dönük, Kürdistan'a dönük savaş söylemlerine karışı çıkacağız."
 
'Savaşın yegâne çözüm adresi Öcalan'dır'
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrittin kabul edilmez olduğunun altını çizen DBP Eş Genel Başkanı Yüksek, bir an önce tecridin kaldırılması ve demokratik yollarla Kürt sorunu çözümü için müzakerelere başlanmadığı taktirde Türkiye'nin adım adım savaş sürükleneceğine işaret etti. Böyle bir durumda Türkiye'nin kaderini savaşın belirleyeceğine dikkat çeken Yüksek, savaşın yegâne çözüm adresinin Öcalan olduğunu söyledi.
 
'Türkiye'yi savaştan kurtaracak tek güç Öcalan'dır
İmralı Adası'ndaki tecridin kaldırılıp görüşmelerin bir an önce başlaması gerektiğini belirten Yüksek, Öcalan'ın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Biz görüşmeler yapılsın derken, sadece gidip hal hatır sorulsun istemiyoruz. Memleket felakete sürüklenirken, Türkiye'yi savaş gidişatından kurtaracak tek güç Başkan Öcalan'dır. Başkan Öcalan'a sarılmak barışa sarılmaktır. Türkiye'nin şiddet sarmalına girmeden tüm topluma çağrımızdır, Türkiye'de sadece Kürtlerin değil tüm halkların barış umudu Başkan Öcalan'dır."


Savaş politikalarını kırmak için Türkiye halkları ile birlik içinde olmak gerektiğini dile getiren Yüksek, Öcalan üzerindeki tecridin de bir an önce kaldırılıp müzakere sürecinin başlatılması gerektiğinin altını çizdi.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler