1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. DBP Kadın Meclisi’den sert mesaj
DBP Kadın Meclisi’den sert mesaj

DBP Kadın Meclisi’den sert mesaj

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi, Şırnak’ın Silopi ilçesinde KJA Yönetim Kurulu Üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA üyesi Fatma Uyar'ın katledilmesini sert bir mesajla kınadı.

A+A-

Yapılan yazılı açıklamada “Biz kadınlar, bu katliamları unutmayacağız. Bu katliamlar, insanca bir yaşamı örgütleyenler şahsında insanlığa; zulme karşı direnerek sindirilmişliğe karşı direnenlere, mücadele ederek insanlık onurunu kurtarmak isteyenlere karşı yapılmıştır” denildi.

DBP Kadın Meclisi’nden KJA Yönetim Kurulu Üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA üyesi Fatma Uyar'ın katledilmesi ile ilgili olarak yapılan yazılı açıklamada, 2012 öncesinde, KCK adı altında siyasi soy kırım operasyonlarıyla Kürt halkının belediye başkanları, seçilmişleri ve tüm siyasetçilerinin tutuklandığı, ciddi baskı, zor uygulanarak iradesinin kırılmak istendiği belirtildi.

Bu siyasi soykırım operasyonlarında yaklaşık on bin kişinin gözaltına alındı ve çoğunun da tutuklandığı kaydedilen açıklamada “Aslında tutuklamalarla Kürt siyasi partileri illegalize edilmek ve Kürt halkının iradesi sindirilerek teslim alınmak isteniyor; Kürt halkına legal düzlemde siyaset yapılmasının önüne geçilmek istenerek aslında eskiden olduğu gibi faşizan uygulamalarla Kürt gençlerine tekrar dağların yolu gösteriliyordu. Kürt halk önderi Sn. Abdullah Öcalan üzerinde devlet tarafından yaklaşık iki yıldır tecrit uygulanıyordu; bir mahkûmun doğal ve yasal hakkı olan; avukatları, ailesi ile görüştürülmesi hakkından mahrum edilmişti. Kürt halkı, önderliğinden haber alamıyordu. Böylesi bir sürecin ardından 2012 Temmuz ayında bugünkü Rojava devriminin temelleri atılıyordu, Kuzey Kürdistan'da da Kürt hareketinin de mücadelesinin de daha güçlendiği, alan hâkimiyetlerinin yaşandığı bir süreçti.

 

Ayrıca KCK adı altında zindanlarda olan seçilmişler, siyasetçiler altmış sekiz gün açlık grevine girerek; kimliği, dili, statüsü ve en önemlisi de önderliklerinin üzerindeki tecrit ve özgürlüğü için bedenlerini ölüme yatırdılar. Dışarıda da halk, hem ölümleri durdurmak hem de tecridin kalkması için devleti zorlayan eylem etkinlikleriyle direniyordu. Tam da ölümlerin yaşanacağı anlarda, tecrit altında olan Sn Öcalan’la devlet yetkililerince görüşmeler gerçekleştirildi ve Öcalan'ın çağrısıyla açlık grevleri durdurularak şahadetlerin önüne geçildi, böylelikle de Sn. Öcalan'la da süreç için görüşmeler başlatılmış oldu” denildi.

Öcalan ile görüşmelerin başlatıldığı, 2013’e girerken tam da müzakere süreci görüşmelerinin gündemde olduğu bir dönem de Fransa'nın başkenti Paris'te Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’in hunharca katledildiği vurgulayan açıklamada “Bu uluslar arası komplo sonucu öldürülen Kürt kadınlarının asıl failleri, katliam, dördüncü yılına girmek üzereyken de hala uluslararası bir şekilde bulunamamıştır.

 

Ayrıca bu gün de kuzey Kürdistan'da Türk devletinin 2013’te Kürt halk önderi Sn. Abdullah Öcalan'ın başlattığı müzakere sürecini çeşitli oyun ve hilelerle bitirmesi ve savaşı aylardır başlatmış olmasıyla Kürdistan' da birçok sivil katliamın; kadın, çocuk, yaşlı, hamile demeksizin, terörize ederek startını vermiştir. Savaşın devamında da Paris katliamının tam da dördüncü yılına girerken Şırnak/Silopi de üç Kürt kadın siyasetçi, kadın aktivist; Sêvê Demir, Fatma Uyar, Pakize Nayır'ın da hunharca, insanlık dışı bir şekilde katledilmesi de ayrı bir muammadır. Biz kadınlar, bu katliamları unutmayacağız. Bu katliamlar, insanca bir yaşamı örgütleyenler şahsında insanlığa; zulme karşı direnerek sindirilmişliğe karşı direnenlere, mücadele ederek insanlık onurunu kurtarmak isteyenlere karşı yapılmıştır. Bu katliam da ikinci bir Paris katliamıdır. Biz kadınlar, bu katliamcı zihniyetleri kınıyoruz.

 

Coğrafyamızda bu yaşanan insanlık dışı uygulamalara son verilsin istiyoruz. Başta kadınların, tüm halkımızın üzerinde yoğunlaşan baskılara, derinleşen savaşa karşı; mücadeleyi büyütmeye ve başta Kürt kadınları ve tüm Türkiyeli kadınları direnişle; taleplerimizi mücadeleyle büyüterek, güçlendirerek haykırmaya, insanlık onuruna sahip çıkmaya çağırıyoruz” denildi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler