1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek: “AKP kaybedecek”
DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek: “AKP kaybedecek”

DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek: “AKP kaybedecek”

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşgenel Başkanları Emine Ayna ve Kamuran Yüksek, seçim sonuçlarının değerlendirildiği partinin yetkili kurullarının toplantılarının ardından yaptıkları ortak açıklamada, bütün demokrasi güçlerini AKP hegemonyasının yarattığı korkudan kopmaya davet ettiler.

A+A-

Yüksek, AKP hükümetinin savaş politikaları sürdürmesi durumunda kaybedeceğini belirtti.DBP Eşgenel Başkanları Emine Ayna ve Kamuran Yüksek, 8-9 Kasım'da gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantılarının sonuçlarını, düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı.


İlk olarak konuşan Kamuran Yüksek, AKP hegemonyasını kabul etmeyen halklara karşı kültürel saldırılar yaşandığına dikkat çekerek “Atanmış hükümet, eş başkanları görevden alıyor ve buna demokrasi deniliyor. Kentler bombalanıyor, tanklar kentlere girerek sivil katliamlar gerçekleştiriyor. 'PKK'lı' diye topluma yutturulmaya çalışılan insanlar DBP'nin üye ve yöneticileridir. Bu ortamda demokrasi olduğunu söyleyemeyiz, bunun adı darbedir. Ülke sivil bir darbe ile karşı karşıyadır. AKP tekçi katı merkeziyetçi ulus devlet sistemini yeniden tahkim etmek istiyor. Ülkede rejimi kendi ekseninde kurmak istiyor ve biz buna karşı mücadele ettiğimiz için saldırılar yaşanıyor" dedi.


Başkanlık serbest, özerklik yasak


Ülkede başkanlık sistemini tartışmanın serbest, demokratik özerklik sistemini tartışmanın ise yasak olduğunu dile getiren Yüksek "Bu ülkede nasıl bir rejim olmasını gerektiğini tartışamayacak mıyız? Bunun adı o zaman faşizmdir. Başkanlık sistemi dışında hiçbir alternatif tartışılamaz. Ülkenin geleceği ile ilgili söz söyleme hakkına sahibiz. Bizim projemiz demokratik özerkliktir ve bu sistemin Türkiye de çözüm olduğuna inanıyoruz. Bununla ilgili asla geri adım atmayacağız. Ülkenin geleceği buradan geçiyor. AKP kendi dışında hiçbir projeyi tartıştırmıyor. Ama biz mücadele edeceğiz" dedi.


Kabul etmiyoruz


HDP milletvekilleri dahil olmak üzere demokrat olarak geçinen aydın yazarların seçimden sonra ortaya koydukları tutumlarını kabul etmediklerinin altın çizen Yüksek, AKP'nin seçim sürecinde uygulamış olduğu katliamlar ve baskı politikaları görmeyerek, halkın demokratik mücadelesini anti propaganda olarak değerlendirilmesinin doğru bir tutum olmadığını söyledi.


Mücadele ve hamle süreci başlıyor


Mücadele ve hamle sürecine girdiklerini ve halkların geleceği için demokratik özerkliği her yer de anlatacakların belirten Yüksek, demokratik anayasadan yana olanların da bu kampanyaya dahil olmaya çağırdı. Devletin Kürdistan kentlerinde uyguladığı katliam politikalara karşı mücadele çağrısı yapan Yüksek, "AKP Kürtleri biat ettiremeyecektir. Herkes dönmüş olabilir. Ama biz baş eğmeyeceğiz. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Kazananlar mücadele edenler olacaktır. Biz kendi çıkarları için AKP ile çatışanlardan değiliz.

Biz ilkeliyiz, derdimiz halkımızın sorunların çözümüdür. Halkları reddeden bir AKP ile karşı karşıyayız. Ancak AKP bu Kürt sorunu ve Rojava politikalarını değiştirirse, her türlü tartışma ve görüşmeye hazırız. İlkelerimizden ödün vermeyeceğiz. Halkımızın iradesini kırmalarına müsaade etmeyeceğiz. Bu anlamda bütün kentleri bütün kentler için seferberlik içerisinde olmaya çağırıyoruz. Halkımız nasıl Kobanê etrafında kenetlendiyse, bugün de Silvan ve Cizre etrafında kenetlenmelidir. Bu yüzyıl Kürtler açısından yeni bir yüzyıldır. Sivil itaatsizlik eylemleri başlatıyoruz.

Her gece gürültü eylemleri ile sivil itaatsizlik eylemlerini bu süreçte devreye koyacağız. 'Yasakları tanımıyoruz' sloganıyla sokaklarda olacağız. Hiçbir yasağı tanımayarak mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Yeni bir gelecek yaratma iddiasındayız ve bunu başaracağız. AKP bu politikaları ile tek başına iktidar olmuş olabilir. Saddam ve Esad'ın seçimlerde elde ettiği sonuçlara bakınız. AKP kendini en güçlü hissettiği dönemde bizim açımızdan en zayıf dönemdedir. Yüzde 49'la bu politikaları sürdürürse, kaybedecektir. Bütün demokrasi güçlerini AKP hegemonyasının yarattığı korkudan kopmaya davet ediyoruz" dedi.


Kürdistan'da devam eden savaş ortamının Haziran seçimleri öncesinde AKP hükümeti tarafından başlatıldığını ifade eden Eş Genel Başkan Emine Ayna ise şunları söyledi:


"Barışın sembolü İmralı'da yürütülen müzakere masası, 3 yıllık karşılıklı ateşkes sürecini bitiren toplumu bugün ki kaosa sürükleyen masayı deviren askeri ve siyasi operasyonlara başlayan AKP hükümetidir. Hendekler savaşın sonucudur. Askeri ve siyasi operasyonların masayı devirerek barış asla demesi Kürtlere boyun eğdirmeye çalışan AKP hükümetidir. 'Bir tek kişi bile kalmayacak hepsini ortadan kaldıracağız' demesinin sonucudur. Bilim sosyoloji ve tarih diye bir şey var. Bunlar yokmuş gibi davranarak bir sorunun çözümü tartışılamaz. Haziran seçimleri sonrasında kent meclisinin ilanları ile başlamadı. Bugün yaşananlar savaşın sonucudur. Teslimiyet politikasının ve eşitliğe karşı olmanın sonucudur."

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler