1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Davutoğlu Diyarbakır'da cami cami gezdi
Davutoğlu Diyarbakır'da cami cami gezdi

Davutoğlu Diyarbakır'da cami cami gezdi

Partisinin mitingi için Diyarbakır'a gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim sürecinde geceyi Ankara dışında ilk kez Diyarbakır'da geçirdi.

A+A-
Davutoğlu’nun ziyareti nedeniyle kentte olağanüstü önlemler alındı. Davutoğlu, kentin tarihi yerlerini gezip sabah ve öğle namazlarını camide kıldı.
 
 
Yaşlı Diyarbakırlılarla “çawani (nasılsın)” sözleri ile selamladı. Davutoğlu sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle yaptığı görüşmede HDP’nin eşcinsel aday göstermesini eleştirdi. Davutoğlu mitingde yaptığı konuşmada CHP ve HDP'yi birbirine benzeterek"Diyarbakırlılar böyle bir adama oy verir mi? 28 Şubat'ın ikna odacılarıyla bunların ne farkı var? Birisi Kürt, birisi Türk. Bir farkı var mı bunların? Birisi vaktinde CHP, Diyarbakır'ın Kürt kimliğini, kendi kültürel kimliğini, dilini reddetmişti.
 
 
Bu gelen Kürt baasçıları da Diyarbakır'ın İslam kimliğini reddetmek istiyorlar. İzin verir misiniz?" dedi. Davutoğlu, Diyanet İşleri başkanı Mehmet Görmez’in İzmir için kullandığı “tevhite ihyitacı var” açıklamasının bir benzerini Diyarbakır için belirtip “Bütün mahalleleri dolaşıp bir tevhid dersi verecek miyiz” diye kitleye sordu. Eşi Sare Davutoğlu ise sevgilisi olduğu iddia edilen kişi tarafından vurulan Mutlu Kaya’yı tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti.
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, önceki gece geç saatlerde özel uçakla Diyarbakır’a geldi. Başbakan Davutoğlu'na ziyareti boyunca Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kalkınma Bakanı ve AKP Diyarbakır Milletvekili adayı ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Salim Ensarioğlu ve çok sayıda partili eşlik etti. Davutoğlu’nun geliş saatlerinden itibaren Diyarbakır üzerinde sürekli polis helikopterleri uçtu. Davutoğlu, geceyi otelde geçirdi.
 
Davutoğlu, sabah namazını kılmak üzere, kent merkezinde konakladığı otelden Ulu Cami’ye geçti. Namaz sonrasında da cami avlusundaki Yazma Eserler Kütüphanesi’ni ziyaret eden Davutoğlu, avluda bulunan güneş saatini de bir süre inceledi. Davutoğlu, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Diyarbakır’ı her ziyaretinde, Ulu Cami’ye geldiğini belirterek, “Ulu Cami, beni eskiden beri çok etkileyen bir atmosfere sahip” dedi.
 
Ulu Cami’nin, kendisine bir yönüyle Kudüs’ü bir yönüyle de Şam’ı hatırlattığını ifade eden Davutoğlu, “Sabahleyin burada bu kuş seslerini duymak, bana huzur veriyor. Daha önceki ziyaretlerimde de mümkün olduğunca sabah namazlarını burada eda etmeye çalışmıştım ya da Hazreti Süleyman Cami’sinde. Diyarbakır kadim bir şehir. O sebeple de onun havasını teneffüs etmek için gece ile şafağın arasındaki vakti burada değerlendirmek lazım. Çok dinlendirici, ufuk açıcı ve tefekkürü teşvik edici bir ziyaret oldu” dedi.
 
Bir yurttaşın huzur istediğini söylemesi üzerine Başbakan Davutoğlu, "Bunu, hala gelip burada silahı konuşanlara söyleyin de duysunlar" diye yanıt verdi.
 
Davutoğlu, sabah kahvaltısında ise 200’den fazla sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile basına kapalı kahvaltıda bir araya geldi. Söz konusu toplantı için binden fazla kişinin katılmak için talepte bulunduğu ancak Diyarbakır Valiliği ile AKP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın başvurular arasından 250 kişiyi kahvaltıya davet ettiği bildirildi.
 
 
Toplantıya listede yeniden aday gösterilmeyen Galip Ensarioğlu’nun da gittiği görüldü. Başbakan Ahmet Davutoğlu, STK temsilcileri ile yaptığı konuşmada HDP'nin eşcinsel milletvekili adayını gündeme getirdi. Davutuoğlu, eşcinsellerin Lut kavminin helakına sebep olduğunu öne sürüp, bu özellikteki şahısları milletvekili adayı yapan bir partinin itikatlı toplumu temsil edemeyeceğini ileri sürdü.
 
Davutoğlu toplantı sonrasında Diyarbakır’da kentin 8 bin yıldan bu yana merkezi konumunda bulunan İçkale mevkiindeki tarihi yapıları gezdi. Davutoğlu daha sonra Sur içindeki Hazreti Süleyman Camii’nde öğle namazını kıldı. Başbakan Davutoğlu'nu bekleyen çocuklara dağıtılan oyuncaklar sırasında izdiham yaşandı. Davutoğlu bu sırada camide bekleyen yaşlı yurttaşlarla Kürtçe “çawani (nasılsın)” diyerek selamları ve onlarla sohbet etti. Davutoğlu daha sonra yeniden otele çekilerek miting saatini bekledi.
 
Bu sırada eşi Sare Davutoğlu ise silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan ve Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavisi süren 19 yaşındaki Mutlu Kaya'yı ziyaret etti. Mutlu’nun annesi Hanım Kaya ve babası Mehmet Kaya'ya geçmiş olsun dileklerini ileten Sare Davutoğlu, "Hepimiz dua ediyoruz. Doktorlar, beklediğimizden daha hızlı iyileştiğini söylediler. İnşallah en kısa sürede iyileşecek" dedi. Sare Davutoğlu daha sonra da doktor olması nedeniyle Mutlu Kaya’nın tedavisinin sürdüğü yoğun bakım odasına girdi.
 
Miting alanında ise Davutoğlu için çok yoğun güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Alana girmek isteyen gazetecilerin cihazları bile detektör köpeklerle arandı. İstasyon Meydanı'ndaki miting öncesi, alanın çevresine çok sayıda polis yerleştirildi. Mitinge katılımı arttırmak üzere çevre il ve ilçelerden taşınanlar için ise bir benzinlik toplanma merkezi olarak seçildi. Elazığ, Siirt, Adana, Mardin gibi illerin plakalarını taşıyan onlarca öğrenci servisinin park ettiği benzinlikteki kişilerin çoğunluğunu çocuk ve yaşlılar olduğu görüldü.
 
Alanda ilk olarak konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, zor meselelerin altından güçlü hükümetlerin kalkacağını belirterek, "Zayıf hükümetler kalkamaz. Sizin desteğinizle güçlü bir şekilde yola devam edip Çözüm Süreci'ni başarıyla tamamlayacağız" dedi.
 
Yılmaz, çözüm Süreci'nin refah, istihdam, gençlerin işe kavuşması, daha fazla yatırım anlamı taşıdığını söyledi. Kendilerine destek olunması durumunda Diyarbakır ekonomisinin çok farklı yere geleceğini, gençlerin iş bulacağını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:
 
"Birileri slogan atarken biz hizmet getireceğiz. Zor meselelerin altından güçlü hükümetler kalkar, zayıf hükümetler kalkamaz. Sizin desteğinizle güçlü bir şekilde yola devam edip Çözüm Süreci'ni başarıyla tamamlayacağız. Sadece Türkiye'nin değil, Ortadoğu'nun İslam dünyasının umudu AKP'dir."
 
 "İrademize el uzatanlara cesaretle karşı koyacağız"
 
Bakan Yılmaz, kimsenin vatandaşın iradesine ipotek koymasına izin vermeyeceklerini dile getirerek, "Sandıklarımıza sahip çıkacağız. Haksız şekilde irademize el uzatanlara cesaretle karşı koyacağız. Hiç kimse temsil ve irade hırsızlığı yapmasın" diye konuştu.
 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise AKP'yi engellemeye çalışanların MHP ve CHP ile isteklerini gerçekleştirememesi üzerine farklı yöntemlere yöneldiğini belirterek, kendilerini engelleme girişiminde bulunanların aslında barışın kalıcı hale dönüşmesini engellemeye çalıştığını söyledi.
 
"Bunlar barışı istemiyor"
 
Bu kesimin, partilerini engellemek için Paralel Devlet Yapılanması ve HDP'yi imdada çağırdığını ifade eden Eker, şöyle konuştu:
 
"AKP hükümetinin reformlar yaptığı dönemde reformları engellemeye çalışanlar bugün AKP'yi durdurmak için ne hikmetse HDP aşkına kapıldı. Hepsi HDP'li oldu çıktı. Yahu siz bu HDP'yi bu kadar seviyorsanız, biz Kürtlere dönük reformlar yapmaya kalkışırken, reformları bir bir hayata geçirirken siz neden bunları durdurmaya çalışıyordunuz. Bunlar barış istemiyor, AKP kalıcı barış getirmesin diye uğraşıyorlar. Hepsi AKP'yi engellemek için birleşti."
 
 "Bomba attıracak çocuk bulamazlar diye korkuyorlar"
 
AKP olarak Kürt kimliğinin tanınması, geliştirilmesi ve Kürt dilinin kullanılmasının önünü açtıklarını bu kapsamda TRT Kürdi'nin yayına başladığını dile getiren Eker, şunları kaydetti:
 
"Barışın kalıcı hale gelmesi AKP'nin güçlü bir iktidar olarak tekrar parlamentoda temsil edilmesine bağlı. Şimdi bunu engellemeye, durdurmaya çalışıyorlar. Diyarbakırlıların iş sahibi olmaması için yatırımlara saldırıyorlar. Diyarbakırlılar aş bulsun istemiyorlar. Refah artar, huzur gelirse kalıcı bir barış olur. Onlar, bomba attıracak çocuk bulamazlar diye korkuyorlar. Bunlar barışın düşmanı, Diyarbakır onlara fırsat vermeyecek."
 
Başbakan Davutoğlu ise partisinin Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada, "Allah birliğimizi daim etsin, dirliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin" diye konuştu. Meydandaki kalabalığın, "Serok Ahmet" sloganları üzerine Davutoğlu, "Dilinize kurban. Güzel Türkçeye de güzel Kürtçeye de kurban" ifadelerini kullandı.
 
"Ahmet Hoca" sloganları üzerine ise Davutoğlu, "Bunlara bir tarih dersi verecek miyiz? Bunlara Kudüs dersi verecek miyiz? Bunlara Selahaddin Eyyubi dersi verecek miyiz? Söz mü? Bütün mahalleleri dolaşıp bir tevhid dersi verecek miyiz?" diye sordu.
 
"Ezan-ı Muhammedi kıyamete kadar aslıyla okunacak"
 
Muhalefet partileri ile karşılaştırmada bulunan Davutoğlu, "Bir, onlar parçalar, biz birleştiririz, iki, onlar kültürümüze yabancıdır, biz kültürümüzü savunuruz" dedi.
 
CHP ve HDP için "Biri Türk, biri Kürt ırkçısı" nitelemesinde bulunan Davutoğlu şöyle konuştu:
 
 "Kılıçdaroğlu 'Diyaneti kaldıralım' diyor, Demirtaş da 'doğru kaldıralım' diyor. Bu Ezan-ı Muhammedi var ya CHP döneminde Türkçe okutuldu, aslından koptu hasret kaldı. Bu Demirtaş da diyor ki  'Allah Kürtçe bilmiyor mu?' Bre gafil, Allah alimdir her şeyi bilir. Ama Ezan-ı Muhammedi bu semalarda kıyamete kadar aslıyla okunacaktır."
 
Mardin'de Kasımiye Medresesi'nde katıldığı Kürtçe Mevlit programını hatırlatan Davutoğlu, "Ne güzeldi o Kürtçe Mevlid-i Şerif. Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Kültür Bakanlığımız basıyor. Ahmed-i Hani'nin o güzel Kürtçesi, Hz. Mevlana'yla Yunus Emre'yle aynı dili söyler. Kürtçe, Arapça, Türkçe, Farsça... Bu dil gönül dili, gönlü olan anlar bunu. Ne güzeldi her dilde Allah'a yakarmak... Her dilde biz Allah'a yakarır, adalet deriz, hikmet deriz, irfan deriz" diye konuştu.
 
"Diyarbakır'ın İslam kimliğini reddetmek istiyorlar"
 
HDP milletvekilinin "Başörtüsü kadını aşağılayan bir ritüeldir" dediğini belirten Davutoğlu, meydandaki kalabalığa şöyle seslendi:
 
"Diyarbakırlılar böyle bir adama oy verir mi? 28 Şubat'ın ikna odacılarıyla bunların ne farkı var? Birisi Kürt, birisi Türk. Bir farkı var mı bunların? Birisi vaktinde CHP, Diyarbakır'ın Kürt kimliğini, kendi kültürel kimliğini, dilini reddetmişti. Bu gelen Kürt baasçıları da Diyarbakır'ın İslam kimliğini reddetmek istiyorlar. İzin verir misiniz?"
 
HDP'nin neden Batı'daki adaylarını buraya gelip göstermediğini soran Davutoğlu, "Her adayımızı Diyarbekir sınavına sokarım ben. Diyarbekir ne demek hepsi anlatır. Ama HDP'nin İstanbul, Eskişehir, İzmir adayları gelip ahlak abidesi, iman abidesi Diyarbekir'in huzuruna çıkabilir mi? Gelsinler batıda söylediklerini burada da konuşsunlar. Diyarbekir'in ahlakına, irfanına aykırı sözleri burada söyleyebilirler mi?" diye sordu.
 
"Burada gelip başörtülü bacımın yüzüne bakarak "başörtüsü kadını aşağılayan bir ritüeldir" diyebilir mi?" diye soran Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"O zaman böyle iki yüzlülere siz oy verir misiniz? Tevhitten nasipsizlere siz oy verir misiniz? Edepten, aileden nasipsizlere siz oy verir misiniz? Ama bunların aile ahlakını ortadan kaldıran adayları var. Bunlara oy verir misiniz?"
 
İki muhalefet partisinin baskıda ve tek tipçilikte aynı zihniyete sahip olduklarını dile getiren Davutoğlu, "Bugün CHP ile HDP anlaşıyor. Ama tek parti döneminde Diyarbakır'ın kimliğini kim reddetti, CHP. 12 Eylül'de Diyarbekir'de bu zulmü yapan 12 Eylül zihniyeti, bu yaptığı zulümle abad oldu mu? Mümkün mü?" diye konuştu.
 
"Bunları HDP mi yaptı, AKP mi?" diye soran Davutoğlu, kalabalığa şu soruları yöneltti:
 
"Olağanüstü hali kim kaldırdı? Yol yasaklarını kim kaldırdı? Devlet Güvenlik Mahkemelerini kim kaldırdı?  EMASYA'yı kim kaldırdı? Köylere dönüşü kim getirdi? Kürtçe üzerindeki yasakları kim kaldırdı? Anneler gittiğinde hapishanede çocukları ile Kürtçe konuşamazdı bu yasağı kim kaldırdı? 12 yıl önce ben buraya gelsem 'Serok Ahmet' deseniz hakkınızda dava açılırdı. Bütün bu yasakları kim kaldırdı? TRT Şeş'i kim kurdu? TRT Kürdi'yi kim yayına soktu?"
 
Bütün bu özgürlükleri herhangi bir baskı sebebiyle yapmadıklarını ifade eden Davutoğlu, "Güzel Kürtçemizi güzel Türkçemiz gibi sevdiğimiz için yaptık. Feqiye Teyran'ı, Yunus Emre gibi sevdiğimiz için yaptık. Ahmed-i Hani'yi Hz Mevlana gibi sevdiğimiz için yaptık. Bizim kültürel anlayışımız, özgürlük anlayışımız bu" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşmayla Çözüm Süreci'ni başlattığını ifade eden Davutoğlu, "O günden bugüne her türlü demokratikleşme adımlarını attık. Her şeyi yaptık. Şimdi tam da seçimlere giderken, artık bütün bu meseleler aşılmışken hala Kadıköy'de, Şişli'de barış sözünü kullanıyorlar, Diyarbekir'de, Siirt'te, Ağrı'da, Erzurum'da, Kars'ta, Mardin'de, Şırnak'ta baskı kullanıyorlar. Şimdi sormak gerekmez mi, dün bu adımlar atılmışken silaha niye ihtiyaç hissediliyor, niye anneler ağlıyor, niye annelerin çocukları dağlara kaçırılıyor?" diye sordu.
 
 
HDP ve arkasındaki örgütün "İyi Kürt bana tabi olan Kürt'tür, bana tabi olmazsa Kürt de olsa Türk de olsa hepsiyle savaşırım, tehdit ederim, hepsini baskı altına alırım" demek istediğini dile getiren Davutoğlu, "Ama bilmez, bilmezler, Diyarbekir'e baskıyla şiddetle boyun eğdirilir mi?" dedi.
 
 
(Özgür Haber)

HABERE YORUM KAT