1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Darbe teşebbüsü uluslararası konjonktürden bağışık değildir”
“Darbe teşebbüsü uluslararası konjonktürden bağışık değildir”

“Darbe teşebbüsü uluslararası konjonktürden bağışık değildir”

DİYARBAKIR – Demokrasinin vatan ve bağımsızlık aşkıyla, tarihe altın harflerle nakşedilen destansı mücadelenin anma günü olan Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün birinci yıldönümünü dolayısıyla Bölge Baroları ortak açıklama yaptı.

A+A-

 FETÖ/PDY denilen silahlı terör örgütünün bu darbe teşebbüsünün uluslararası konjonktürden bağışık olmadığı belirtilen açıklamada, “Darbe girişiminin içerden ve dışarıdan destekleyen karanlık odakları şiddetle kınıyoruz” denildi.
 
Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde bulunan 16 ili kapsayan barolar adına Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün birinci yıldönümünü dolayısıyla ortak açıklama yapıldı. Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları Dönem Sözcüsü Ağrı Barosu Başkanı Avukat Ali Artuk imzasıyla yapılan yazılı açıklamada şöyle dendi:
 
“DARBE GİRİŞİMİ BÜYÜK BEDELLER ÖDENEREK BERTARAF EDİLMİŞTİR”
 
“15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY Terör örgütü tarafından parlamenter sistem, sivil siyaset ve demokratik rejime yönelik darbe kalkışması yapılmış olup, darbe girişimi büyük bedeller ödenerek bertaraf edilmiştir. Türkiye toplumunun darbeye karşı tüm dünya halklarına örnek olabilecek demokratik refleksi takdire şayandır. Seçilmiş sivil siyasete dönük bu ve benzeri darbe teşebbüsleri karşısında durulmuş, demokratik düzene sahip çıkılmıştır. Mazisi askeri darbe ve sıkıyönetim uygulamalarıyla dolu ülkemizdeki bu son darbe girişimi, Türkiye halklarının, siyasetinden bürokrasisine ve sivil toplum örgütlerinden halk katmanlarına kadar tek yumruk olup darbecilerin önüne adeta etten bir duvar örülerek püskürtülmüştür.
 
“KARANLIK ODAKLARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”
 
FETÖ/PDY denilen silahlı terör örgütünün bu darbe teşebbüsü uluslararası konjonktürden bağışık değildir. Darbe girişiminin içerden ve dışarıdan destekleyen karanlık odakları şiddetle kınıyoruz. Türkiye toplumu olarak beklentimiz; darbe sürecinden sonra demokratik düzenin güçlendirilmesi, ülkemiz sorunlarının siyasal zeminde çözülmesi, farklılıkların zenginlik olarak görülerek hareket edilmesi ve darbe teşebbüsünün tüm etmenleri bertaraf edildikten sonra bir an önce normalleşme sürecine gidilmesidir. Hal böyle iken OHAL ilanının takiben bu doğrultuda çıkarılan KHK lerle bir takım düzenlemeler yapılması yoluna gidilmiş, savunma örgütünün alanının daraltılması tercih edilmiş, ölçüyü aşan, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bir anlayış ile yola devam edilmiştir.
 
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ DÜSTURUNDAN TAVİZ VERİLMEMELİ”
 
Türkiye toplumunun beklentisinin aksine yapılan bu tür faaliyetler ile toplumun birbirine kenetlemesi sağlanamaz. Komşu ülkelerde yaşanan siyasi karmaşanın halkları nasıl çatışma zeminine sürüklediğine ülke olarak tanıklık etmekteyiz. Bu zemini besleyen ana unsur yasal reformların hayata geçirilmemesi ve her alanda istikrarsızlıktır. Ülkemizin hiç ihtiyacı olmadığı kadar sorunu mevcut olmakla birlikte bu sorunların çözümü noktasında güvenlikçi yaklaşımların sergilenmesi halklarımızı daha da kutuplaştıracaktır. Bölge Baroları olarak OHAL uygulamasına son verilerek; özgürlük ortamının oluşması için gerekli iklimin yaratılmasını, hukukun üstünlüğü düsturundan taviz vermeden, demokratik toplumun gereklerine uygun bir anlayışın hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bölge Baroları olarak FETÖ/PDY tarafından icra edilen 15 Temmuz darbe kalkışmasını tekrar kınadığımızı kamuoyuna saygı ile belirtiyoruz.”

HABERE YORUM KAT