23 Mayıs 2012 Çarşamba
  • Diyarbakır17 °C
  • Ankara16 °C
  • İstanbul20 °C
  • Antalya17 °C
  • İzmir18 °C
  • IMKB
    57.079
    %0.95
  • Altın
    623,04
    %-0.54
  • Dolar
    1,8245
    %-0.33
  • Euro
    2,3295
    %-0.26
SON DAKİKA:
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cumhuriyetin ayıpları yeraltından fışkırıyor

Cumhuriyetin ayıpları yeraltından fışkırıyor 10 Şubat 2012 Cuma 10:50

Dedesi Şeyh Sait'in kardeşi olan Avukat Muhammed Akar, Diyarbakır'daki İçkale'de bulunan kemiklerle ilgili önemli açıklamalarda bulunarak, 2000'li yıllara uzanan zulüm sisteminin bütün ayıpları dışarıya taştığını ve bu saatten sonra da bu ayıpların gizlenemeyeceğini söyledi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki İçkale bölgesinde çıkan insan kafatasları ve insan kemikleri, istiklal Mahkemeleri'nce idam edilerek bilinmeyen yerlere gömülen kişilerin ailelerine de umut oldu. 1925'te idam edilen Şeyh Said ve 46 arkadaşının mezar yerlerinin tespit edilerek, korumaya alınmasını ve mağduriyetlerin giderilmesi beklentisi var.

Bu Ayıplar Artık Örtünemez

Şeyh Sait'in kardeşi Şeyh Tahir Efendin torunu, Şeyh Fahrettin oğlu ve Şeyh Said ailesinin hukuki işleriyle ilgilenen Avukat Muhammed Akar, Saraykapı'da çıkan kemiklerin, 80 kusur yıllık cumhuriyet tarihi ve 2000'li yıllara uzanan zulüm sisteminin bütün ayıplarının dışarı taşması olarak yorumladı. Bu saten sonra ayıpların örtünemeyeceğine dikkat çeken Akar, memleketin her tarafında zulmün mağduru olmuş insanların çığlıkları yerin altından fışkırdığını söyledi.

JİTEM Katlettiğini Teşhir Ediyordu

Akar, "Diyarbakır'ın dört bir tarafından mağdur olmuş insanların kemikleri çıkabilir. Saraykapı'da çıkan kemikler ile ilgili yapılan ilk açıklamalara göre, bu kemiklerin 50 yıllık ve daha fazla yıllara ait olduğu ifade ediliyor. İki ihtimal var; birincisi 1915'teki katledilen Ermenilerin olabilir, ama bu zayıf bir ihtimaldir. Çünkü Ermeniler topla halde götürülüp, Mardin yolundaki Karaköprü mıntıkasında katledilip Dicle nehrine atıldılar. Saraykapı'da gömüldüklerine dair bir belirti yok. Akla böylesine toplu gömülme 1925 yılını çağrıştırıyor. 1925 Şeyh Said hadisesinin mağdurlarına ilişkin olabilir.

Bu ihtimal daha güçlü görünüyor. 90'lı yılların JİTEM mağdurların olabilmesi de zayıf gözüyor. Çünkü JİTEM katlettiklerini teşhir ediyordu. Saraykapı'daki kemiklerin bana sanki 1925 yılındaki Şeyh Said Efendi kıyamının sonrasında şehit edilenlerin kemikleri gibi geliyor" dedi.

Yeni Bir Dosya Açıyoruz

Şeyh Said ve 47 arkadaşının Dağkapı meydanında idam edildiğini hatırlatan Akar, daha sonra naaşlarının Saraykapı'nın batısında bulunan orduevi, Cumhuriyet Lisesi ve Alman Hastanesinin üçgeninde gömüldüklerini, bu nedenle bulunan kemiklerin Şeyh Said ve 47 arkadaşına ait olmadığını ifade etti. Akar sözlerine şöyle devam etti;

"Şurası bir gerçektir ki idamlar 1925 yılının Mart ayından itibaren başlıyor. Örneğin Seyyid Abdulkadir ve oğlu Seyyid Muhammed, Palulu Saidi Efendi veya Doktor Fuat Bey'in naaşlarının nerede olduğunu bilmiyoruz. Ben bu dosyayı açmak istiyorum. Şeyh Said efendinin ardından 3 yıl idamlar devam etti ve bunların çoğu Saraykapı'da İçkale idam edilerek idamların gerçekleştirildi ve orada gömüldüğü ifade ediliyor.

Ancak kesin bir şey söylemek mümkün değil, DNA testleri yapılacak. Ayrıca kıyam zamanında Saraykapı çevresinde işçi olarak çalışan bazı Zaza'lar vardı. Bunlar Şeyh Said'e bağlı insanlardı. Kıyam zamanında bu insanlar içeriden destek vermesinler diye katledildiler. Bu kemiklerin bunlar ait olabileceği göz ardı edilmemelidir."

Ortak Platform Kurulmalı

Artık o dönemin aydınlatılması gerektiğini dile getiren Akar, arşivlerin de açılmasını istedi. Tüm mağdur ailelerin bir araya gelerek bir platform kurulması gerektiğini ifade eden Akar, bu süreci de aceleye getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Kendinin de Şeyh Said ailesinden olduğunu, Hem anne hem de baba tarafındaki büyüklerinin idam edildiğini ve kendinin mağdur olduğunu ifade eden Akar, diğer mağdur ailelere şu çağrıda bulundu; "Gelin bir platform kurularım ve barışçıl bir yöntem ile mücadelemizi sürdürelim ve karanlık sayfaların ortaya çıkması için gayret içinde olalım. Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakanla görüşelim ve arşivlerin açıklaması talebinde bulunalım."

Şuana Kadar 29 Kafatası Bulundu

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan İçkale'deki JİTEM karargâhının bahçesinde yapılan kazılarda bulunan kafatası sayısı 29'a yükseldi. Kazılar, Özel Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı vekili Ahmet Karaca'nın gözetiminde yürütülüyor. Bölge SİT alanı olduğu için kazılarda iş makineleri kullanılmıyordu. Ancak özel yetkili savcının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna yazdığı yazı sonucunda kazıda küçük iş makineleri de kullanılmaya başlanmıştı.

Kemikler Adli Tıpa Gönderildi

Bu arda ortaya çıkan kafatası numaralandırılarak, DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. Orada yapılacak işlemin ardından, yakınlarının kayıp olduğunu iddia eden vatandaşlardan alınacak kan örnekleriyle, kemiklerden elde edilen DNA'lar karşılaştırılıp, kimlik tespitleri buna göre yapılacak.

Tarihi İç Kale bölgesinde Adliye binasının yanı sıra Jandarma Merkez Komutanlığı, Merkez Kapalı Cezaevi bulunurken, JİTEM, 1999 yılına kadar bölgeyi sorgu ve infaz merkezi olarak kullandı. İç Kale'nin 1999 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmesi ardından Adliye, Cezaevi ve Jandarma Komutanlığı ile JİTEM binaları boşaltılmıştı.

 

(M. Salih Keskin - İLKHA)

Okunma Sayısı : 6601


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
  • Akşam
  • Birgün
  • Bugün
  • Cumhuriyet
  • Dünya
  • Fanatik
  • Fotomaç
  • Fotospor
  • Güneş
  • Haber Türk
  • Hürriyet
  • Milli Gazete
  • Milliyet
  • Posta
  • Radikal
  • Sabah
  • Sözcü
  • Star
  • Takvim
  • Taraf
  • Tercüman
  • Türkiye
  • Akit
  • Vatan
  • Yeni Asya
  • Yeni Şafak
  • Zaman
  • İstanbul Ticaret

SON HAFTANIN SKORU

3
1
Bugsaşspor
Diyarbakırspor
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya