1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Cumartesi Anneleri: Darbe değil demokrasi istiyoruz
Cumartesi Anneleri: Darbe değil demokrasi istiyoruz

Cumartesi Anneleri: Darbe değil demokrasi istiyoruz

Cumartesi Anneleri, ’94’te gözaltında kaybedilen Ramo Tuğuç için adalet istedi. Cumartesi Anneleri, “Darbe değil demokrasi, baskıcı rejim değil özgürlüklerimizi istiyoruz” dedi.

A+A-

Cumartesi Anneleri/İnsanları, adalet arayışlarının  590. haftasında “Darbe değil demokrasi, baskıcı rejim değil özgürlüklerimizi istiyoruz” şiarıyla bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri, ellerinde gözaltına kaybedilen yakınları ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in fotoğrafının bulunduğu, “Hurşit Külter nerede?” yazılı döviz taşıdı.

Haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanı Maside Ocak, gözaltında kayıpların sorumlusu kişi ve kurumların ortaya çıkarılmadığını, böyle bir siyasi iradenin de sergilenmediğini belirterek, ailelerin hakikat adalete ulaşma hakkının da gasp edildiğini söyledi.

“Gözaltında kaybetme suçunun tekrarlanmamasını engellemek için devletin mevzuatı siyaseti ve uygulamayı değiştirmesi caydırıcılığı sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapması talebimiz karşılık bulmuyor” diyen Ocak, hukuk ve özgürlükler alanında ilerleme sağlanmadığı gibi aksine yeni düzenlemelerle baskı politikalarının erinleştirildiğini söyledi.

“Hurşit Külter nerde diye sormaktan vazgeçmeyeceğiz”

DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’den 51 gündür haber alınamadığını hatırlatan Ocak, “Külter 51 gündür ailesi ve hukukun koruması dışında tutuluyor. Bu hukuksuzluğa göz yummayacağız, susmayacağız. Hurşit Külter nerde diye sormaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

“Ramo Tuğuç dosyasındaki hukuksuzluk son bulsun”

22 yıl önce Kızıltepe’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Ramo Tuğuç’un “faillerini” soran Ocak, “Ramo Tuğuç dosyasındaki hukuksuzluk son bulsun” dedi.

“Darbe değil demokrasi istiyoruz”

“Cezasızlığa son adalet istiyoruz” diyen Ocak, askeri darbe girişimini hatırlatarak, “Darbe değil demokrasi baskısı rejim değil özgürlüklerimizi istiyoruz” vurgusu yaptı.

Ramo Tuğuç’a ne oldu?

64 yaşındaki Ramo Tuğuç 8 Temmuz 1994 tarihinde Kızıltepe Köprübaşı köyünde yaşıyordu. Koruculaştırılmak istenen köylüler üzerinde ağır baskı vardı. 1993 yılında Yurtderi köyü korucu olmayı kabul etti. Korucu olmayı reddeden Tuğuç ailesinin evi yakıldı. Ramo Tuğuç eşi ile birlikte Kızıltepe’ye yerleşti.

Ramo Tuğuç 8 Temmuz 1994 tarihinde Kızıltepe Köprübaşı mahallesinde, akrabalarına ait bir bakkal dükkanının önünde insanlarla sohbet ederken iki sivil polis ve iki korucu tarafından gözaltına alındı. Beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü.

21 Temmuz 1994 tarihinde, Ramo Tuğuç’un Urfa’nın Ceylanpınar ilçesin Mecburiye köyü civarındaki bir kayalıkta, elleri ve ayakları bağlı olan cansız bedeni bulundu.

Başında üç, göğsünde dört kurşun yarası vardı. Olaydan bir süre sonra iki kişi aileye, Kızıltepe Jandarma Karakolunda Ramo Tuğuç ile aynı hücrede yanındaki hücrede tutulduğunu ve onu hücre kapısının önünde baygın yatarken gördüğünü söyledi.

HABERE YORUM KAT