08 Aralık 2016 Perşembe
  • Diyarbakır0 °C
  • İstanbul5 °C
  • Ankara-4 °C
  • Antalya11 °C
  • İzmir6 °C
  • IMKB
    0.00
    %
  • Altın
    127,816
    %-1.31
  • Dolar
    3,3888
    %-1.48
  • Euro
    3,6457
    %-1.10

Çözümü kolay ama...

Çözümü kolay ama...

28 Eylül 2008 13:55

Diyarbakır"dan. Küçücük bir Kürt çocuğunun kolunu kıvıran bir polisin resmini yayınlamıştık biz epeyce önce. Çocuğun yüzü acı doluydu.

 Gazetede iki haber var bugün.Birincisi, bir albayın, Hrant Dink cinayeti önlenebilecekken bu konuda tedbir alınmasını engellediğiyle ilgili.Bütün gerçekler bilindiği halde albay “sessiz” kalınmasını istemiş.Ve, bunu açığa çıkarmak isteyen istihbarat subaylarının girişimlerini durdurmak için şifreleri bile değiştirmiş.İkinci haber ise Diyarbakır"dan.Küçücük bir Kürt çocuğunun kolunu kıvıran bir polisin resmini yayınlamıştık biz epeyce önce.Çocuğun yüzü acı doluydu.İçişleri Bakanı, bu olayı “olağan” bulmuş.Bir “işkence” olmadığını söylemiş.Size basit bir soru sorayım şimdi:Bu iki olaya kim sahip çıkacak?Her iki olayda da sorumluluğu olanlar devletin içinde.Yaşadığımız ülkede küçük bir azınlık dışındaki her kesime acı çektiren bir devletin yaptığı işlerden söz ediyoruz.Birinde bir cinayetin yolu açılıyor bir görevli tarafından.Gelen istihbaratın üstü örtülüyor.O albay bunu kimin emriyle yapıyor?Bunu yapan albay hakkında ne tür işlemler yürütülüyor?Bir albayın istihbaratın üstünü örtmesi, o cinayette bütün devleti zanlı haline getiriyor.İkinci olayda ise küçük bir çocuğa sokak ortasında işkence yapılıyor.O küçük çocuğa büyük bir ihtimalle Kürtler sahip çıkacak.Hrant Dink cinayetine de birkaç yazarla, birkaç aydın.Peki, toplumun diğer kesimleri?Onlardan ses çıkmayacak mı?Büyük bir ihtimalle hayır.İşte zaten “esaretimizin” kilit noktası burası.Bu ülkede herkes “kendinden” olana sahip çıkıyor, “başkasına” aldırmıyor.Bu ülkenin halkının yüzde sekseninin “esir” gibi yaşamasının nedeni bu.Bu insanlar, kendilerini, ırklarına, mezheplerine, düşüncelerine göre birbirlerinden ayırıyorlar.Irkları, mezhepleri, düşünceleri ne olursa olsun onların büyük bir ortaklığı var halbuki.Onlar “ezilenler”.Kürt, Sünni, Alevi, solcu olmalarının ne önemi var?Hepsi, aynı baskıyı değişik biçimlerde görüyor.Hepsi, bir şekilde kurban veriyor.Hepsi, bir şekilde acı çekiyor.“Geliyorum” diyen Dink cinayetine devletin bir görevlisi ya da birçok görevlisi yolu açtıysa ve siz bunun hesabını sormazsanız, yarın da başka bir dinden, başka bir mezhepten, başka bir ırktan, başka bir düşünceden birinin öldürülmesinin yolunu açık tutarsınız.Diyarbakır"da yol ortasında kolu bükülen çocuğa sahip çıkmazsanız türbanlı kızlarınızı okullara sokamaz, cemevlerinizi devlete kabul ettiremez, fikirlerinizi ve inançlarınızı açıklamakta ciddi zorluklarla karşılaşırsınız.“Benim çocuğuma zorla din dersi okutmayın” diyen Alevinin derdini Sünni anlamazsa...Başını örten genç kızın okula sokulmamasının acısını Alevi paylaşmazsa...Kürt, Dink cinayetinin hesabını sormazsa...Hep birlikte ayrı köşelerde kendi sorununuzu yaşarsınız.Kürt sorununu sadece Kürtler, türban sorununu sadece dindarlar, zorunlu ders sorununu sadece Aleviler, fikirlerin yasaklanmasını sadece solcular çözemez.Bugüne kadar çözememeleri de zaten bunun böyle olduğunu göstermiyor mu?Bu ülkenin yüzde sekseni eziliyor.Ezilen grupların her biri, bir diğerinin ezilmesinden yana çıkıyor.“Alevilerin çocuklarına zorla din dersi okutulsun” diyen bir Sünninin, türbanı yasaklayanlardan ne farkı var?“Türban yasağını destekleyen” bir Alevinin, cemevlerini “ibadethane” kabul etmeyenlerden ne farkı var?Alevilerle Sünnilerin sorunlarını sahiplemeyen bir Kürdün, Kürtlerin anadilde eğitim almasını gereksiz görenlerden ne farkı var?Bütün dindarlara “yobaz” diyen solcuların, Marks"ı yasaklayanlardan ne farkı var?Devletin zulmünü gören her kesim, bir diğer “ezilene” karşı kendisi de devletmiş gibi davranıyor.Bu ülkenin kurtuluşu var.Ezilen yüzde seksenin kendini bir “bütün” olarak görmesi.Bunun çok zor olduğunu biliyorum.Öylesine ağır bir “beyin yıkama”dan geçiyor ki insanlar, onların bilinçaltına işliyor devlet.Kendi derdi olduğunda bilinciyle karşı çıkıyor ama “başkasının” derdi olduğunda “bilinçaltındaki” devlet konuşuyor.Siz devlet değilsiniz.Siz ezilenlersiniz.Hepiniz teker teker eziliyorsunuz.Hepiniz teker teker kurtulmaya çalışıyorsunuz.Onun için de rahatça Dink"i öldürüyorlar, onun için rahatça Kürt çocuklarına sokaklarda işkence yapıyorlar, onun için rahatça türbanı yasaklıyorlar, onun için rahatça Alevi çocuklarına, ait olmadıkları bir mezhebin inancını öğretiyorlar, onun için rahatça fikir özgürlüklerini buduyorlar.Siz, Kürt, Alevi, Sünni, solcu değil de birer “ezilen” olduğunuzu anladığınızda ve “başkalarının” derdine de kendi derdiniz gibi sahip çıktığınızda bu zulüm biter.Başka türlü de bitmez zaten.

KAYNAK: kullan

Okunma Sayısı : 1240
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık