1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Çözüm sürecinde İslami camialar ihmal edildi”
“Çözüm sürecinde İslami camialar ihmal edildi”

“Çözüm sürecinde İslami camialar ihmal edildi”

Çözüm sürecinin sonlandırılmasının bölge üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Çözüm Der Başkanı Ercan Ezgin, yaşanan şiddet olaylarının halkta, ‘Çözümsüzlüğün çözümsüzlüğü’ algısı oluşturduğunu belirtti.

A+A-

Son haftalarda aralıksız bir şekilde devam eden çatışmalar, iki ateş arasında kalan bölge halkını mağdur etmeye devam ediyor. 


Devlet ve PKK arasındaki aralıksız bir şekilde devam eden çatışmaların halkta meydana getirdiği travmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Çözüm Der Başkanı Ercan Ezgin, süreçte İslami camiaların muhatap alınamamasından dolayı çözüm süreci masasının bir ayağının kırık olduğunu belirtti.


“Çözüm sürecinde İslami camialar muhataplık konusunda ihmal edildi”
 

Çözüm sürecinin Kürt meselesinin çözümünde atılmış en akıllıca adım olduğuna vurgu yapan Çözüm Der Başkanı Ezgin, “ Süreç ile bölgede kısa sürede ekonomik,sosyal, siyasal alanda ciddi gelişmeler oldu. Önemli adımlar atıldı. Toplumda kısmen olsa bir rahatlama sağlanmıştı. İnsanlar yarınlara daha umutla bakıyorlardı. Bu çözüm sürecinin, yani buz dağının görünen iyi yönüydü. Çözüm süreciyle beraber buz dağının görünmeyen yüzü de vardı. Bazı sıkıntılar vardı. İlk çözüm süreci başladığında biz muhataplık konusunda bölgedeki bütün sivil toplum kuruluşlarının, partilerin bu taşın altına elini atması gerektiğini söyledik.

Özellikle çözüm sürecinde İslami camialar gerçekten muhataplık konusunda ihmal edildi. Silah bırakma konusunda muhakkak ki muhatap alınması gereken taraf örgüt olacaktır. Bu normal bir şeydir. Ama silah bırakma konusu dışındaki Kürt meselesinin sosyal, siyasal ve ekonomik adımlarıyla ilgili İslami camialar kendilerinin de muhatap alınmasını talep ediyorlardı. Bu talep haklı bir talepti. Bu talebin yerine getirilmemesi nedeniyle çözüm süreci masasının bir ayağı eksikti” dedi.


“İnsanlar üzgün, şaşkın ve kaygılıdır”
 

Çözüm sürecinde İslami camiaların aynı dili kullandığını dile getiren Ezgin, “Anadilde eğitim olsun, Kürtlerin hakları konusunda olsun tüm camialara birbirine yakın taleplerde bulunuyorlardı.  Ancak böyle bir eksiklik çözüm sürecinde muhataplık konusunda sıkıntı meydana getirdi. Tek bir muhatap üzerinde gidilince, o muhatapla da sıkıntı yaşanınca çözüm süreç masası şimdi tarafsız kaldı gibi görüntüsü var. Özellikle son dönemde bölgede yaşanan saldırı ve olaylar bölge insanını kaygılandırıyor. Gerçekten bizi de ciddi bir şekilde üzüyor. İnsanlar üzgün, şaşkın ve kaygılıdır” İfadelerini kullandı.


“Eğer çözüm süreci tekrar devam edecek ise yeni muhataplar üzerinde devam etmelidir”

Sürecin gelinen noktada revizyona ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Ezgin, “ Eğer çözüm süreci tekrar devam edecekse, yeni muhataplar üzerinde devam etmelidir. Çözüm süreci masası olacak ama değişik şartlarda yeni aktörlerle olmalıdır. Öncelikli kamu düzenini bozan bu ortamın düzeltilmesi lazım. Çünkü kamu düzeninin bozulduğu bir ortamda çözüm süreci konuşulmaz. Türkiye’nin dört bir tarafına cenazeler geldiği bir ortamda toplum ikna edilemez”  ifadelerine yer verdi.


Ortadoğu’da oynanan oyunların Türkiye üzerinde de oynanmak istediğine de vurgu yapan Ezgin, “ Bölgede halkları etnik ve mezhepsel temellere ayrıştırarak, birbirlerine düşmanlaştırıp, zayıflatılıp, ‘Böl, parçala, küçük küçük yap, yut ve yönet’ politikası güdülüyor. Bugün bu oyunlar Türkiye üzerinde de oynanmaya başladı. Özellikle Türkler ve Kürtler arasında ciddi bir çatışma ortamı meydana getirip Türkiye’yi zayıf ülke konumuna getirmek istiyorlar” ifadelerinin altını çizdi.


“İnsanlar psikolojik travma geçiriyor”
 

Devam eden çatışmaların siyasal, sosyal ve ekonomik yönden bölgeye zarar verdiğine vurgu yapan Ezgin son olarak,   “Bu kısa sürede insanlar adeta psikolojik travma geçiriyor. Birçok evde çocuklar şehir içinde çıkan çatışmalardan korkuyor. Halkın sosyal hayatı bitme noktasında. Kimse geceleri dışarıya çıkmıyor. Bununla beraber insanlar kaygıyla sosyal bir hayat sürdürmeye çalışılıyor. Bölgemiz ekonomik yönden de zarar görüyor. Şu anda bölgeye dışarıdan yatırımcı gelmiyor. Var olan projeler iptal ediliyor.

Hevsel bahçesi ile Diyarbakır Surları UNESCO’nun kültür mirası listesine girmişti. Toplumun bütün kesimi bu durumdan ekonomik yönden kazanç elde edecekti. Ama öyle bir ortam oluştu ki, oteller bomboş, insanlar her gün zarar etmektedir. Bununla beraber 54 milyarlık yaklaşık 13 yatırımın da bu çatışma ortamı nedeniyle iptal edildiği ya da askıya alındığını biliyoruz. Yaşananlar ekonomik yönden büyük sıkıntılar meydana getirmektedir” şeklinde konuştu. 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler