1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Çözüm Roboski'den geçer
Çözüm Roboski'den geçer

Çözüm Roboski'den geçer

DTK ve HDK kadın meclisleri, Roboski'ye ilişkin hazırladıkları raporu açıkladı. Raporda, “Roboskililer barışın ve Kürt sorunun çözümünün Roboski'den geçtiğini belirtiler. 12-13-14 yaşlarındaki kız ve erkek çocukları ağabeylerimizin, babalarımızın failleri bulunmaz ve cezalandırılmazsa kendilerinin gerilla olacaklarını belirti” denildi

A+A-

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Kadın Meclisi ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi üyeleri, Roboski'ye yapmış oldukları ziyaret sonrası hazırladıkları “Roboski İnceleme Raporu”nu DTK binasında açıkladı. Açıklamada rapor Kürtçe ve Türkçe okundu.

Raporda, DTK ve HDK kadın meclisi üyelerinin izlenimleri şu şekilde yer aldı:

“Roboskili aileler ve canlı tanıklarla akşam yaptığımız toplantıda anlatılanlar, yaşananlar ve hala yaşadıkları şöyleydi; köy 4 mezra 512 haneden oluşuyor. 2 mezra eski yerleşim 2 mezra ise 1989 sonrası köyleri yakılan, koruculuk dayatılan ailelerden oluşmaktadır.

Köyün geçim kaynağı sınır ticareti, hayvancılık ve kısmi tarımdır. Köy boşaltmaları ve koruculuk dayatması sonucu çok sayıda yurttaşın il dışına ve yurt dışına çıkmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Söz alan kadın-erkek bütün köylüler katliam öncesi 1990 yıllarına dikkat çekmiştir. Bu güne kadar kendi coğrafyalarında yaşanan savaşa dikkat çekerek tehdit, işkence, köy yakma-yıkma, boşaltma, örgütle mücadele etme adı altında yaşam ve tarım alanlarının mayınlı arazilere dönüştürülmüş olduğunu belirtiyorlar. Dört mezrada da halen koruculuk dayatılmasına devam ediliyor. Katliam öncesi 150 kişilik korucu kadrosu olay sonrası 200′ü aştığı, Şırnak ve Uludere toplamında 1600 korucu kadrosunun olduğunu belirtmişlerdir.

Halen yas tutuyorlar

Kadınların içine kapandığı, hala yas tutukları, psikolojik sorunlar yaşadıkları, uykularından çığlıklarla uyandıkları belirtildi. Bazı kadınların artık çocuk doğurmaktan korktukları, genç kızların evlenmekten ve anne olmaktan korktukları belirtildi. Olay öncesi sağlıklı olan bazı çocuklar da olay sonrası yaşamış oldukları travmalardan kaynaklı el ve ayaklarında kimi his kaybının olduğu belirtildi ve gözlendi.

500′üncü günde olay yerine gittikleri ve bu gidişle olayı bir kez daha yaşadıkları gözlemlendi. 500 günde olay yerine gittiklerinde olay günü çocuklarından geriye kalan telefon, ayakkabı, pantolon, kazak, şapka, atkı ve F16 kurşun parçaları toplayıp getirdikleri ve neredeyse onlara sarılarak uyudukları gözlemlendi. Her evin duvarlarında 34 kişiye ait resimlerin yer aldığı, her yere çocuklarının resimleriyle giderek yaşamlarını kaybedenlerin gözü, kulağı, sözleri olduğunu söylediler.

Yaşadıkları bu büyük acının ancak ve ancak çocuklarına bunu yapan gerçek sorumluların açığa çıkmasıyla yani faillerin açığa çıkarılıp cezalandırması sonucu az da olsa hafifleyeceğini belirtiler.”

“Öfke üst düzeydeydi”

“Devlete, AKP'ye, Erdoğan'a, Emine Erdoğan'a ve gelen tüm üst düzey bürokratlara öfke 512′inci günde bile çok üst düzeydeydi” denilen raporda, şunlar kaydedildi:

“Sözlerinin inandırıcı olmadığını faillere ve çocuklarının katillerini bulacaklarına dair verdikleri sözlerin arkasının boş olduğunu, katilleri korudukları belirtildi. Bu katliamın sorumlularının AKP ve Erdoğan olduğu belirlemesi yapıldı. Olay günü kendilerinin olaya müdahale etmesi sonucu olayın ortaya çıktığını, olaya müdahale etmeseydiler yapılan operasyonda “PKK gerillalarını öldürdük” diyerek devletin katliamı gizleyeceği belirtildi. Olay günü yaşadıkları, devletin yaklaşımının hiçte samimi olmadığı tam tersine katledilen çocuklarına sahip çıktıkları için cezalandırıldıklarını belirtiler.

Askeri yapılanmada ve yetkililerinde geçen yıldan bu yana çok değişim olduğu daha önce 3 ayrı noktada kurulan arama kontrol noktalarının 6′ya çıkarıldığı belirtilmiştir. Katledilen aile bireylerinin istihdam alanı olarak koruyuculuk gösterilmiştir. Karakollarda askeri gücün artırıldığı heronlarla her gün takip edildiklerini, onlarca heronun yaptığı takipte düştüğünü, köylerinin adeta bir karakola dönüştürüldüğünü belirtmişlerdir.

Sınır ticaretini aynı noktalarda devam ettirmektedirler. 512′inci günde aileler hukuk, yasa ve para cezalarıyla tehdit edilmektedir. Eğitim alanı olarak bilinen okullarda çocukların yaşadıkları travma göz önüne alınmaksızın ana dillerini konuştukları gerekçesiyle şiddet uygulanmaktadır. Barışın ve Kürt sorunun çözümünün Roboski'den geçtiğini belirtiler. 12-13-14 yaşlarındaki kız ve erkek çocukları ağabeylerimizin, babalarımızın failleri bulunmaz ve cezalandırılmazsa kendilerinin gerilla olacaklarını belirtiler. Gülen cemaatinin iş ve işçi bulma kurumlarının, projecilerin çok yoğun teklifleri ile karşı karşıya kaldıklarını, hiç kimseden para iş vb her hangi bir şey istemediklerini ve istediklerinin katillerin bulunup yargılanması ve cezalandırılması olduğunu defalarca yenilemişlerdir.”

“Devlet tehdit olmaktan çıksın”

Raporda, Roboskili kadınların ve Roboskililerin istemleri de şu cümleler ile sıralandı:

“Olayın failleri ortaya çıkarılsın ve cezalandırılsın. Devlet-AKP-cemaat üzerimizde tehdit olmaktan çıksın. Yayla ve köy yasakları kaldırılsın, köye dönüşler sağlansın. Koruculuk dayatmasına son verilsin, korucu olanlar silah bıraksın.  Mayınlı araziler temizlensin, tarım ve hayvancılık yapılabilsin. Topraklarımızdaki askeri vesayet kaldırılsın. Katliam aydınlatılıncaya kadar gündemden düşürülmesin. Roboski'de bulunan resmi kurumlardaki personel, tavır ve tutumlarında insani yaklaşımlar göstersin. Katliam Kürt sorunundan bağımsız ele alınamaz. Demokratik çözüm sürecini Roboski'den ilerletip takipçisi olacağız. Katliam bölgesinin ziyaretlerinde baskıcı bir tutumun olmaması, olay yerini anıt haline getirme isteği.  Sınırlar kaldırılsın, bir taşla sınır olmaz. Ailelerimiz ve arazilerimiz sınır tarafından bölünüyor.”

HABERE YORUM KAT