1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Çölyak genetik bir hastalık
Çölyak genetik bir hastalık

Çölyak genetik bir hastalık

“9 Mayıs Dünya Çölyak Günü” nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan, Türkiye'de 250 bin ile 750 bin arasında çölyak hastası tahmin edildiğini belirterek, çölyak hastalığının genetik bir hastalık olduğunu söyledi.

A+A-

Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan, “9 Mayıs Dünya Çölyak Günü” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.  Çölyak hastalığının ince bağırsakta hasarlar oluşturan ve yiyeceklerin emilmesini engelleyen alerjik bir sindirim sistemi hastalığı olduğunu belirten Aslan, “İnce bağırsağın, GLUTEN adlı proteine karşı ömür boyu süren kronik bir hassasiyeti ve alerjisi söz konusudur. Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf gibi tahıllar GLUTEN içerir. Alınan gıda, ince bağırsakta bileşenlerine ayrıştırılıp bağırsak mukozasında bulunan VİLLUS çıkıntıları olarak adlandırılan kıvrımlar tarafından emilerek kana karışır.

Çölyak Hastaları glutenli yiyecekler tükettiklerinde bağırsak mukozasında alerji nedeniyle villus çıkıntıları ve kıvrımları tahrip olarak azalır ve küçülürler. Böylece bağırsak yüzölçümü gittikçe azalır ve alınan gıdalar emilemez hale gelir. Sonuçta beslenme yetersizliği ve buna bağlı hastalık belirtileri ortaya çıkar. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır. Ailevi kalıtım söz konusudur. Hastalık yaşamının her hangi bir bölümünde ortaya çıkabilmektedir. Çölyak hastalığının görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında değişmekte olup, Türkiye'de 250 bin ile 750 bin arasında çölyak hastası tahmin edilmekte iken ancak yüzde 10'nuna tanı konulduğu dikkate alındığında 25 bin ile 75 bin arasında tanı almış hasta beklenmektedir. Toplumda tanı almamış hastalar buz dağının görünmeyen kısmıdır” dedi.

Hastalığın belirtileri ve tanısı

Çölyak hastalığının belirtilerinin geniş bir yelpazeye yayıldığını vurgulayan Dr. Fatih Mehmet Aslan, “Karın ağrısı, şişkinlik, Kas zayıflığı, Kansızlık, Dışkıda ve dışkılamada anormallik, Kusma, halsizlik, Büyüme geriliği, Ağız içi aftlar, İştahsızlık, gaz şikâyetleri, Eklem ve kemik ağrıları, Sinirlilik, Ciltte kaşıntılı döküntüler görülebilmektedir.

Çölyak hastalığının insan sağlığı üzerinde önem taşıyan birçok değişimlere neden olmasından dolayı doğru teşhisi önemlidir. Teşhis yöntemlerinden kan testleri serolojik özel testler (AGA, EMA) ile ön tanı konmakta ancak kesin tanı ince bağırsak biyopsisi ile konmaktadır. Çölyak hastalığının tek tedavisi GLUTENSİZ  sıkı bir diyettir.  Diyetin sıkı bir şekilde uygulanması ile düzleşen ince bağırsak yüzeyi normal şeklini ve işlevini tekrar kazanmaktadır. Çok az miktarda alınan gluten bile barsaktaki tahribatın tekrarlamasına neden olur.

Glutensiz sıkı bir diyetin uygulanması süresince Çölyak hastasının genellikle bir şikâyeti olmaz. Beslenme tarzının değiştirilmesinin ardından genelde kısa bir süre içerisinde şikâyetler belirgin şekilde azalır. Şikâyetlerin tamamen kaybolma süresi ince bağırsaktaki tahribat derecesi, hastanın yaşı ve diğer faktörlere göre değişkenlik gösterebilir. Gluten içeren gıdalardan kaynaklanan, hissedilebilir şikâyetler çoğunlukla uzun süreler sonrası hatta bazen yıllar sonra kendini gösterir. Diyetin bozulması ya da terk edilmesi tedavi edilmesi çok zor olan ağır hasarlara neden olabilir” diye konuştu.

Tüketilmemesi gereken besinler

Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan, çölyak hastalarının tüketmemesi gereken besinleri şu şekilde sıraladı;

şehriye, kuskus kepek gibi) Galeta ununa, una batırılarak kızartılmış tavuk balık gibi et ürünleri. Malt kullanılan içecekler, bira votka cin v.b. Gluten içeren hazır çorbalar, pilav, köfte, pane harçları ile gluten içeren çikolata ve sakızlar.”

Güvenilir yiyecekler

Aslan, Gluten içermeyen güvenilir yiyecekler ise şöyle sıraladı;

“Mısır, Pirinç, Patates, Kestane unu, Nohut unu, Soya unu, üzüm çekirdeği unu, Yumurta, Reçel, Bal, Baharat ve bitki içermeyen  sirke çeşitleri. Meyve sirkesi, Balık, balık konserveleri, Una batırılmamış baharatlanmamış taze veya dondurulmuş balık. Kendi suyunda ya da  yağında  balık konserveleri, midye karides yengeç v.b (Una batırılmamış, daha önce unlu gıdalar kızartılmış yağda kızartılmamış)   Domates ve tuz içeren salça. Tüm işlenmemiş, kabuklu kuru yemiş türleri yer fıstığı ay çekirdeği kabak çekirdeği badem (Paketlenenler ve işlenmiş olan, tuzlanan kuruyemişler gluten içermektedir)Kümes hayvanları etleri, sığır dana kuzu etleri (Una batırılmamış ve baharatlanmamış olmalıdır.) Tüm Sebze ve Meyve çeşitleri, Bakliyatların tüm çeşitleri. Kuru fasulye, mercimek, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek, barbunya, soya fasulyesi, börülce gibi. Tüm katı ve sıvı yağ çeşitleri,  Tüm şeker çeşitleri (Toz şeker, pudra şekeri, kahverengi şeker.)”

Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT