1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Çocuklarımız bize “Hepiniz oradaydınız” diyecekler
Çocuklarımız bize “Hepiniz oradaydınız” diyecekler

Çocuklarımız bize “Hepiniz oradaydınız” diyecekler

4 yurttaşın yaşamını yitirmesine, birçok kişinin yaralanmasına, işyerlerinin zarar görmesine ve nihayetinde kent üzerinde karabulutların dolaşmasına yol açan bu olaylar, apaçık bir provokasyondur.

A+A-

Diyarbakır’ımızda karanlık ve derin bir oyun oynanmaktadır.Bu oyundan sıçrayan tehlikeli kıvılcımlar sanılmasın ki sadece bir kesimi ya da zümreyi yakar. Bu ateşte hepimiz birlikte kavruluruz.


Olay başlar başlamaz siyasi partiler sorumluluk alıp, kitlelerini sakinleştirmek için gerekli açıklamaları yapmışlarsa da, aynı duyarlılık, Diyarbakır’ı yöneten hükümet yetkililerinden gelmemiştir.


Örneğin, daha önceki birçok ilgili ilgisiz olayda çözüm sürecinden dem vuran Diyarbakır Valiliği’nin ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptıkları açıklamalar, salt rakam vermekten öteye geçmemiştir. Açıklamalarında itidal isteyen tek bir satır bulunmamaktadır.


Aynı şekilde artık muktedir olmayan iktidar partisinin Diyarbakır İl Başkanı ise sözüm ona itidal çağrısına yer veren bir açıklama yapmış ama açıklamasında sadece bir tarafı görmüş, diğer kesimin kayıplarının adını bile anma gereği duymamıştır. Bu bile AKP’nin sürecin bundan sonra nasıl gitmesini istediğine dair önemli ipuçları vermektedir.
AKP’nin süreçten sorumlu Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın sözlerinden hareketle, çözüm sürecinin filmi böyle mi çekilmek istenmektedir.


Artık 1990’lı yılların korku cenderesi kırılmış, bu halk hak ve sorumluluklarının farkında, siyasi bilinci yüksek bir niteliğe bürünmüştür.


Dolayısıyla bu kentin, sokaklardaki çılgınlıkları önleyebilecek iradesinin de olması gerekir.
Bu cümleden olarak;


Elbette ki kentin önemli sivil toplum kuruluşları ve kanat önderlerine iş düştüğü gibi, HDP ve Hüda Par yöneticilerine çok büyük sorumluluklar düşmektedir.


Parti tabanlarınızın önemli bir kesimi gençlerden oluşmaktadır. Bu gençlerin gözaltına alınıp tutuklanmaları, kentteki huzur ortamının sağlanmasına katkı sunmayacağı gibi, kent halkının istediği bir çözüm yöntemi de değildir.
O nedenle gençlerinizi birbirlerine tahammül edebilmeye alıştırmalısınız. Ki pusudaki kurtların istediği gibi provokasyonların aktörleri haline gelmesinler.


Çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz ve sorumluluğunuz var.


Bugün kenti kan gölüne dönüştürebilecek olayların önlenmesi, polisiye tedbirlerle sağlanacak bir konu değildir.
Bu ancak zihniyet değişimi ile mümkündür.


Bu değişime öncülük edin.


Barış ortamının yeşermesi ve gelişmesine katkı sunmayı sürdürün. İçinize sızmış olması muhtemel provokatörleri dışlayın.


Unutmayın yarın çocuklarımız bu olayları tarih sayfalarında okurken soracaklar “Neredeydiniz?” diye ve ekleyecekler:
“Hepiniz oradaydınız” ……

 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler