1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Cizre’de yardım çığlıkları yükselmeye başladı
Cizre’de yardım çığlıkları yükselmeye başladı

Cizre’de yardım çığlıkları yükselmeye başladı

Miray bebeğin babası: Bebeği bıraktık, kendi derdimize düştük.Miray bebeğin amcası: Cenazelerimizi gömer, Cizre’den kaçarız.

A+A-

Sokağa çıkma yasağının sürdüğü ve çatışmaların şiddetlendiği Cizre’de yaşam çekilmez hale geldi. Morglar cesetlerle doldu taştı. Türkiye’yi yasa boğan üç aylık Miray bebeğin cesedi 12’inci gününde hala defnedilmedi. Amcası Abdurrahman İnce, bebeğin ve bebekle öldürülen babası Ramazan İnce’nin morgda tutulduğunu bildiklerini söylüyor ve ekliyor: “38 kişi bir evde babam ve bebek gibi bizde morg gibi soğuk bodrum katına sığındık. Erzakımız kalmadı, ekmek, su, elektrik yok, en önemlisi can güvenliğimiz yok. Eğer yasak kalkarsa ilk işimiz cenazelerimizi gömmek sonrasında Cizre’den olabildiğince hızlı bir şekilde kaçmak olacak” diyerek feryadı Cizre halkının çaresizliğini ortaya koyuyor.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı 24’üncü gününü geride bıraktı. Keskin nişancı atışları ve şiddetli çatışmalara tepelerdeki tankların yaptığı top atışları da eklendi. Çatışmalarda onlarca sivil yaşamını yitirdi. İnsanlar değil dışarı çıkmak evlerinin penceresinden bile başını çıkaramıyor.
Miray bebek bir soğutucuda bekletiliyor
Cizre Devlet Hastanesi’nde morglar doldu taştı, Cizre gibi, Silopi ve İdil Devlet Hastaneleri morglarında da yer kalmadığı belirtiliyor. Yasağın 12’inci gününde dedesinin kucağında keskin öldürülen üç aylık Miray bebeğin cesedi ise tam 12 günden bu yana Cizre Devlet Hastanesi Morgunda bekletiliyor. İddiaya göre morgda da değil yer kalmadığı için bir soğutucuda. Bebeğin ailesi, bebeklerinin nerede olduğunu bilmiyor ancak görüştükleri Cizre Devlet Hastanesi başhekiminin kendilerine bebeğin hastane morgunda olduğunu ve kendilerinden habersiz gömülmeyeceğini söylediklerini aktarıyor, buna inanmaktan başka çarelerini de bulunmadığını.
Bebeği bırakıp kendi dertlerine düştüler..
Bebeğin babası Burhan İnce, bebeğin ve dedesinin ölümünün kendilerini inanılmaz üzdüğünü ancak geride kalanların yaşadığı zorluk ve sıkıntılar nedeniyle onları düşünemediklerini dile getiriyor.
“Belki sözlerimi anlayan çıkar”
“Biz ne yapacağımızı şaşırdık, geride kalanlara bir şey olmasa bari. Biz bunun derdine düştük şimdi. Eğer aileden biri daha Allah korusun giderse bizim yaşama olan isteğimiz de biter gider diye korkuyoruz. Belki sözlerimi anlayan çıkar. Onlar öldü kurtuldu sanki biz gün be gün ölmeye devam ediyoruz. Yapabileceğimiz hiç bir şey de yok” diyor.
“Bana bebeğimin acısını bile yaşatmadılar”
Zaman zaman telefon şebekesinin çalıştığı, elektriğin belirli saatlerde verildiği, suyun olmadığı evlerinin bir göz odasına sığındıklarını dile getiren Burhan İnce, “Bana bebeğimiz acısını bile yaşatmadılar. Bize bebeğin ve dedenin acısını bile yaşatmadılar. Şu anda ikisi de düşünemiyoruz, yani ne bebeğimi ne de dedemi düşünemiyoruz. Biz buradan nasıl sağ çıkarız onu düşünüyoruz, düşünüyoruz da çıkış yolu bulamıyoruz. Bizi bu durumdan kurtaracak kimse yok mu?” diye adeta feryat ediyor.
“Sinek kadar değerimiz yok mu?”
Miray bebek ile birlikte babasını Ramazan İnce’yi kaybeden İnce ailesinin büyüğü Abdurrahman İnce, yeğeni Burhan’dan telefonu alarak Cizre’deki durumu, “Biz ölüyoruz, gazetecilerden biri arıyor söylüyoruz kapatıyor diğeri arıyor söylüyoruz kapatıyor acaba bir şey yazmıyorlar mı? Siz bizimle konuştuğunuzda söylediklerimizi yazıyor musunuz? Açık ve net olarak söylüyorum: Biz kendimizden nefret etmeye başladık. İnsanlık bu kadar ucuz mu? Ne olacağını bilmiyoruz. Nasıl bir devlettir bu, vatandaşının düştüğü duruma bakın! Kimse ne olacağını bilmiyor. Kafasını pencereden çıkaran öldürülüyor. Allah bu işin sonuna hayra çevirsin, buna bir çare olsun. Elbette ki bir demokrasi, elbette ki bir barış elbette ki bir diyalog olması lazım yoksa bu iş nasıl olacak. Bir insanlık lazım, bir vicdan, bir yürek lazım bunları yaz insanlar duysun, sinek kadar değerimiz yok mu?” diyerek günden güne psikolojilerinin bozulduğunu aktarıyor.
 
“Halk inim inim inliyor, koca insanlar çocuklar gibi ağlıyor”
 
Cizre’de sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar nedeniyle perişan olduklarını anlatan İnce çaresiz bir ses tonuyla konuştu:
 
“Bu acıyı yaşamaktansa ölmekten daha memnun oluruz. Böyle bir yerde insan olmak neye yarar ki? Ne zaman bir kurşun gelecek diye diken üstünde bekliyoruz. Halk inim inim inliyor. Koca koca insanlar kendileri için değil, aileleri için düştükleri durum karşısında çocuklar gibi ağlıyor. Birisi bir tarafta, birisi bir tarafta duruyor. Onlar birbirine ateş ediyor biz arada eziliyoruz, biz arada vuruluyoruz, biz arada aç susuz kalıyoruz. Hepimiz leş gibi kokuyoruz, bunun hesabını kim verecek? Rabbim bizim hakkımızı alsın diyeceğim başka diyecek bir şeyim yok.
 
“Deney yapılan fareler gibiyiz..”
 
Bu devletin bir sahibi yok mu? Bizi yönetenler ne yapıyor. Biz bu devletin vatandaşları değimliyiz. Koca koca insanlar çocuklar gibi olduk. Deney yapılan fareler gibiyiz. Bir sağa gidiyoruz bir sola gidiyoruz. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bir sinek kadar değerimiz yok. Değişik bir şey yok buralarda yapılacak bir şey yok. Bu yasak kalkmadan yapılacak hiçbir şey yok.
 
“Bebekten de dededen de haberimiz yok”
 
Bizim bebekten de babadan da haberimiz yoktur. Babamın İdil Devlet Hastanesi, Miray bebeğinde Cizre Devlet Hastaneleri morgunda olduğunu biliyoruz o kadar. Durumları nedir ordalar mı değiller mi onu da bilmiyoruz. Sadece Başhekimi aradık ‘buradadır’ dedi. ‘Sizden habersiz gömmeyiz’ dedi o kadar.
 
 
“Biz bitmek üzereyiz”
 
 
Bizim can güvenliğimiz yok ve düşünün morgdaki babamı unuttum ben. Biz kendimizi nasıl kurtaracağız onu bilmiyoruz. Cizre’de durumlar hiç iyi değil. Bugün 24-25 gündür biz bütün bir aile olarak buradayız ve 38 kişi bir yerde kalıyoruz. Erzak mı dayanır ekmek mi dayanır, sinir sistemlerimiz alt üst oldu. Hastalık bir taraftan, çaresizlik diğer taraftan, çocuklara süt gerekiyor aş gerekiyor, mama gerekiyor ancak biz onlara arpa suyu, makarna suyu veriyoruz. Biz kendimiz de bitmek üzereyiz ne olacak bilmiyorum.
 
“Cizre’de tek bir dakika durmayız”
 
Bir an önce bu çatışmaların durmasını bu yasağın kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yasak kalkarsa ilk işimiz cenazelerimizi gömmek, sonrasında Cizre’den olabildiğince hızlı bir şekilde kaçmak olacak. Artık bir tek dakika bile ben ve ailem burada durmayız. Bu nedir nasıl bir şeydir. Bir köye mi gideriz, bir başka kente mi gideriz, Suriyeliler gibi Avrupa yollarına mı düşeriz bilmiyorum” 

 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler