1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Cizre'de gece yasak gündüz telaş
Cizre'de gece yasak gündüz telaş

Cizre'de gece yasak gündüz telaş

8 gün süren çok katı sokağa çıkma yasağından sonra önceki gün düzenlenen cenaze törenlerinin ardından aniden ilan edilen yeni sokağa çıkma yasağı, Cizrelileri bezdirdi. Cizreliler, ilçenin boşaltılması için yıldırma politikası uygulandığı görüşünde.

A+A-

Sabah erkenden kalkan yasak nedeniyle insanlar çarşı pazara akın ederken, belediye de hayatın normalleşmesi için temizlik çalışmalarını yapmaya çalışıyor. DBP'li Belediye Eşbaşkanı Kadir Konur “Biz normalleşsin diye uğraşırken AKP ve devlet, anormal olması için elinden geleni yapıyor” diye konuştu.


Şırnak'ın Cizre ilçesinde geçen hafta 4 Eylül Cuma günü ilan edilip, 11 Eylül Cumartesi günü sabah saat 07'de kalkan sokağa çıkma yasağı sonrasında, ilçe önceki gün ilk olarak olaylar sırasında yaşamını yitirenlerin cenazelerini toprağa vermeye koyulmuştu.

Bu çerçevede Mehmet Emin Levent (21), Hacı Ata Borçin (70), Hetban Bülbül (65), Sait Çağdavul (19), Muhammed Tahir Yaramış (35 günlük), Cemile Çağırga (10), Osman Çağlı (18), İbrahim Çiçek (80), Meryem Süre (53), Özgür Taşkın (20), Seyit Eşref Erdin (60), Zeynep Taşkın (18), Maşallah Edin (35), Sayit Nayici (17), Selman Ağar (10), Bünyamin İrci (15), Mehmet Dikmen (70), Bahattin Sevinik (50), Suphi Saral (50), Mehmet Erdoğan (75) ve Mehmet Emin Açık (70) olan toplam 21 kişiden 16'sı, dün düzenlenen kitlesel bir törenle toprağa verilmişti.


Tören sonrasında Cizre'de hayatın normale döneceği umut edilirken, Şırnak Valiliği saat 18:15 sıralarında Cizre'de saat 19:00'dan itibaren geçekli olmak üzere, süresiz sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. Ani yasak kararı ilçede bir anda kargaşaya neden oldu. Birçok insan fırınlara, marketlere koşup, yasağın uzun sürebileceği endişeli ile gıda ve su stoku yapmaya gayret etti. Bir süre sonra Cizre sokakları yine ıssızlaştı. Cudi mahallesinde ölenler için kurulmak istenen taziye çadırı da kaldırıldı. Bir süre sonra sokaklarda güvenlik güçlerine ait zırhlı araçlar dışında hiçbir hareket görülmedi. Yasakla beraber yine ilçede her üç GSM şirketinin internet ve telefon şebekelerine erişim de kapatıldı. İlçeden gece boyunca aralıklarla silah ve patlama sesleri duyuldu ancak çatışmayı andıran yoğunlukta ses işitilmedi.


HDP'li milletvekilleri Edibe Şahin, Aycan İrmez, Dilan Taşdemir, Nursel Aydoğan, Abdullah Zeydan, Faysal Sarıyıldız, Mehmet Emin Adıyaman, Nur, Cudi, Yafes mahallelerinde, değişik evlere dağılarak halkla birlikte geceyi geçirdi. HDP milletvekili Sarıyıldız ise son birkaç haftadan bu yana devan eden ağır tempo nedeniyle rahatsızlandığı ve serum takıldığı bildirildi.


Şırnak Valiliği yasağı dün sabah saat 07:00 sıralarında kaldırdı. Bir süre sonra da cep telefonlarının sadece sesli iletişime erişime açıldığı görüldü. Çok büyük bir tahribatın yaşandığı Nur mahallesinin girişinde bir polis zırhlısının bekletildiği gözlendi.


Yasağın kalkmasıyla birlikte Cizreliler de yaklaşık 10 gün sonra ilk kez çarşı pazara da çıkmış oldu. Önceki gün düzenlenen cenaze töreni nedeniyle yas tutan ilçe esnafının büyük bölümü, işlerlerini açmamıştı. Bu yüzden dün büyük bir hareketlilik dikkat çekti. İşyerlerinin çok büyük bir bölümü kepenk açtı. Pazar yerine gelen taze sebze ve meyveler, kadınlar tarafından büyük bir ilgiyle satın alındı. Belediye ekiplerinin de ilçede temizlik çalışmalarına başladığı gözlendi.


Halk ise artık sürekli hale geleceğine inandığı yasaklamanın, gece ilan edilip gündüz de kaldırılmasına tepkili. Bu yasaklamanın sürekli hale getirilerek, Cizrelilerin, özellikle de Nur, Cudi ve Yasef mahallesindekilerin yıldırılmasının ve göç etmesinin ya da en azından o mahalleden çıkmasının istendiği görüşü ağırlık kazanıyor. Onlara göre böylelikle o mahalleler boşalınca, güvenlik güçlerince orada saklandığına inanılan YGD-H ve PKK elemanlarına yardım kesilebileceği gibi, devlet de “Zaten kalanlar silahlı unsurlardı” diyerek, oraları yakıp yıkmayı meşrulaştıracak.


Bu kanaatte olanlardan biri olan Cizre Belediyesi'nin DBP'li Belediye Eşbaşkanı Kadir Konur ise yasak kararının bir alınıp bir kaldırılmasının, insanlar üzerinde bıkkınlık yaratılmak için psikolojik bir baskı olarak kullanıldığını söyledi. AKP'nin ve devletin halkın Cizre'yi boşaltmasını istediğini bunun için de bu yönlü baskılar uyguladığını dile getiren Konur “Biz temizlik çalışmalarımızla, halkın işyerlerini açmalarına teşvik etmemizle hayatı normalleştirmeye çalışırken, AKP ve devlet, hayatın anormal olması için elinden geleni yapıyor. AKP, Cizre'yi evlerden içeri tıkarak yönetmek istiyor. Bu bölge, Türk ve Kürt halkları artık savaşa doydu. Bize lazım olan şimdiden sonra sadece barıştır, artık yeter, yeter, yeter. Halk göçe zorlanıyor” diye konuştu.


Aç-kapa yasakların sorunun çözümüne bir yaralı olmayacağını ifade eden Cizre merkezinde esnaflık yapan İsmail Yardım “Yasaklar ve çatışmalar yüzünden çocukların psikolojisi bozuldu. Şu an çocuklar sesime yanıt vermiyor. Onların ruh halini bilemiyorum. Doktor da yok götürelim. Çocuklarımızın geleceği için endişeliyim.Durum normale dönmüyor. Çünkü silah sesleri bu sabah ta duyuldu. Sokağa çıkma yasağı uygulanıyor sonra kaldırılıyor. Millet endişeli, huzurlu bir şekilde açamıyor. Bu halka bunu reva görmüşler. Allah sonumuzu hayır Hanım: Dün gece yine korktuk. Çocuklarımız korku içinde. Durum hiç iyi değil, çok haksızlık yapılıyor bize” dedi.


Kadınlar ise isimlerini vermekten tedirgin oluyor. Adının Benav olduğunu ifade eden Biri “Durumlar iyi değildi, çocuklarımız perişan oldu. İnsanlarımız, çocuklarımız öldü” diye konuştu.


Soyadını vermek istemeyen Leyli adlı kadın ise “Cizre’nin köyündeniz. Yaşam normale dönünce, köyden yoğurt ve sebze getirip satıyoruz. Emine Erdoğan’a çağrım var. Gelip birg ün burada bir otelde kalsın, silah seslerini dinlesin. Bu milletin neler yaşadığını görsün. Halk perişan, su yok, ekmek yok. Perişan olduk. Biz barış diyoruz, barıştan başka çaremiz yok. Biz oyumuzu Erdoğan’a verdik. Ankara sesimizi duysun, dünya sesimizi duysun. Erdoğan’a çağrımız var; biz barış diyoruz, barış, barış; yeter artık. Anneler artık ağlamasın. Halk perişan, yeter, yeter, yeter” diye konuşuyor.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler