1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Cindoruk'tan Diyarbakır yorumu
Cindoruk'tan Diyarbakır yorumu

Cindoruk'tan Diyarbakır yorumu

Eski TBMM başkanlarından Hüsamettin Cindoruk, "Ayrılıkçı Kürt isyanı iki şarkıcı ve bir şarkıyla çözülemez" dedi.

A+A-

Bir konferansa katılmak üzere geldiği Çanakkale'de yerel Boğaz TV'ye konuk olan Hüsamettin Cindoruk, program öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Diyarbakır'da yaşananları değerlendiren Cindoruk, "Türkiye'nin en kalıcı sorunu, ayrılıkçı Kürt isyanı. Bu isyan terimini ben kullanmıyorum, Öcalan kendisi kullanıyor. Bir isyanı, iki şarkıcı ve bir şarkıyla düzeltmek mümkün değil. Tarihi bir olgu bu. Çok hafife aldığımızı görüyorum. Başbakan ve arkadaşları önümüzdeki yerel seçimlere yatırım yapıyor. Bunu anlamak mümkün. Yapılabilir bunlar. Ama Türkiye'nin en kalıcı ve en zor problemi üzerinde böyle bir oyun bence yanlış olmuştur. Üstelik bu bizim iç meselemizdir. Kuzey Irak Kürdistan Başkanı'nın gelişiyle bu milletlerarası mesele haline getirilmiştir ve yanlış yapılmıştır. İç meselemize Irak devleti karışmıştır. Orada, Irak merkezi hükümetiyle ihtilaflı olan bir bağımsız bölge karışmıştır. Milli bir meselemiz, ulusal olma halinden çıkarılıp enternasyonal hale getirilmiştir. Ortadoğu sorunu haline getirilmiştir. Fevkalade yanlıştır. Bundan sonra sorun Ortadoğu'da çözülecekse Türkiye'nin etkinliği azalır" diye konuştu.

Türkiye'nin geçici çözümlerle bugüne geldiğini ifade eden Cindoruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bu çözümün, giderek Arap dünyasıyla ilişkili, Ortadoğu'yla ilişkili olmasını doğru bulmuyorum. Bunun acı sonuçlarını yaşayacağımız için de üzülüyorum. Mesele basit bir mesele değildir. Çanakkale'de bu meselenin ne kadar derin olduğunu görmemiz daha kolay. 48 bin insanın öldüğü bir olayı, bir isyanı, iki şarkıcıyla çözmek mümkün değil. O yaraları sarmak, o yaraların içerisinden barış çıkarmak, toplumun bütün kesimlerinin muvafakatiyle olabilir. Sadece bir bölgenin, milli bir şehrimizin alet edilerek, bu işin içerisinden çıkılması mümkün değildir. Bunu hep birlikte yaşayacağız. Bizim katılmamız gerekir. Biz kimiz? Biz, bu meselede ev sahibi olan Türkleriz, Türkiye'yiz. Türk milleti bu işi çözecektir. Biz ırkçı değiliz. Bizim milli düşüncemiz, milli duruşumuz cumhuriyetçi, demokrat, Atatürkçü bir duruştur. Atatürk barışının tekrar kurulması için bizim Barzani'nin yardımına ihtiyacımız yoktur."

Cindoruk, dershanelerin kapatılmasına ilişkin soruya ise, "İçeriğini bilmiyorum. Ama dershaneler üzerinden bir tartışma yürüdüğünü görüyorum. Siyasi rekabet, eğitime etki yapmamalı. Dershaneler eğitim kurumu. ve bizim eğitimdeki standart eksiğimizi tamamlıyor. Şu ana kadar da bir sıkıntı vermedi. Aksine üniversiteye giriş sınavlarında kaliteyi artırmıştır. Yasakçı zihniyetle dershaneler, okullar kapatılarak siyaset yapılmaz. Ben bunun iki taraf arasında bir siyasi hamle olduğunu görüyorum. Siyasi bir hamle yapılacaksa, bu dershaneler üzerinden yapılmamalı, eğitime el konulmamalı" cevabını verdi.

HABERE YORUM KAT