1. HABERLER

  2. GÜNCEL YAŞAM

  3. Çiftçinin derdi mazot parası
Çiftçinin derdi mazot parası

Çiftçinin derdi mazot parası

Buğday üreticisi 2002 yılında 3 kilo buğdayla 1 litre mazot alabilirken şimdi 7 kilo buğdayla 1 litre mazot alabiliyor, çiftçi mazota, gübreye ve ilaca indirim istiyor.

A+A-
TÜRKİYE'de devlet çiftçileri planlı olarak destekliyor ancak çiftçiler bu desteğin yeterli olmadığı görüşünde. Al Jazeera Türk'ün haberine göre, devletin çiftçiye verdiği destek dönüm başına 10 lira.
 
Çiftçi ise devletten para desteği değil, mazot, ilaç ve gübre fiyatlarında indirim istiyor. 'Devlet bunları yapsın, destekleme ücreti kadar parayı biz devlete vermeye hazırız' diyor. 12 yıl önceki ürün fiyatları ile mazot, gübre ve ilaç fiyatları günümüzle kıyaslayınca ortaya çiftçi aleyhine rakamlar çıkıyor.
 
3 kilo şeftali 1 litre mazot
 
Örneğin 12 yıl önce mazotun litre fiyatı 1 kilo şeftali ederken, bugün 3 kilo şeftaliye 1 litre mazot alınabiliyor. Aynı oran ayçiçeği üreticileri için de geçerli. 12 yıl önce 1.5 kilo ayçiçeğine 1 litre mazot alınabilirken, bugün 4.5 kilo ayçiçeği ile aynı oranda mazot alınabiliyor. Buğday üreticisi için de benzer bir artış var. 12 yıl önce 3 kilo buğdayla 1 litre mazot alınabilirken, bugün 7 kilo buğdayla 1 litre mazot alınabiliyor.
 
12 yıl önce mazotun litre fiyatı 1 Türk Lirası'yken, günümüzde 4.5 Türk Lirası civarında. (İllere göre farklılık gösteriyor.)
 
Bu oranlar çiftçinin verimli hasat için kullandığı diğer materyaller için de geçerli. Yüz yüze veya telefonla görüştüğümüz çiftçiler gübre ve zararlı bitki ve böcek için kullanılan ilaç fiyatlarında da aynı oranlarda artış olduğunu, bu maliyetlerle çiftçiliğin her yıl biraz daha zorlaştığını anlattılar.
 
'Mazot desteği lazım'
 
Bursa'nın İnegöl ilçesine bağlı İsaören, meyve üreticisi bir köy. Köy kahvesinde sohbet ettiğimiz Hüseyin Ertürk, devletten para desteği yerine mazot, gübre ve ilaç fiyatlarında indirim isteyen çiftçilerden biri.
 
“Devlet dönüm başına 10 lira destekleme veriyor, bunu vermesin. Bana mazotu 2 liraya
versin veya denizcilere verdiği fiyattan versin. Çiftçinin mazotunu, ilaç ve gübre fiyatlarını düşürsün. Bunlar olursa ben daha kaliteli ve verimli üretim yaparım. Çünkü ucuz olursa gübreyi bir kere değil, iki kere atabilirim. Böylece daha çok verim elde ederim.”
Devletin ayrıca teminatlı ihracatçı bulmasını isteyen Çiftçi Ertürk, ürünü ihracatçıya verdiklerinde paralarını alamadıklarını ve çekler ellerinde, ortada kaldıklarını anlattı. Buna çözüm olarak da ihracatçıdan alamadıkları paranın Ziraat Bankası tarafından ödenmesini istedi. Bunların gerçekleşmesi durumunda da devletin verdiği destekleme kadar parayı devlete ödemeye hazır olduklarını ifade etti.
 
Ayçiçeği para etmiyor
 
Benzer bir istek de, Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesine bağlı, Hamitabat köylülerinden geldi. Ayçiçeği tarımı yapan köylüler, ağız birliği etmiş gibi devletten destek istemediklerini; mazot, ilaç ve gübre fiyatlarında indirim istediklerini anlattılar. Köy kahvesinde ayçiçeği üreticilerinin sorunlarını dinlediğimiz Hamitabat çiftçilerinden Rüştü Tuncer; “12 yıl önce mazotun litresi 1 lira civarındaydı. Gübrenin kilosu ise 100-150 kuruştu. Ayçiçeğinin kilosu  ise 600 kuruş civarındaydı. Yani  ayçiçeğinin kilosu ikiye katladı, mazotun fiyatı dört kat arttı. Gübrenin fiyatı ise 10'a katladı” diyor. Ayçiçeği üreticileri ayrıca taban fiyatı devletin açıklaması gerektiğini veya taban fiyatı halen açıklamayan Trakya Birlik'in bu açıklamayı sezon bitmeden yapması gerektiğini vurguluyor.
 
Rüştü Tuncer bu konuda şu bilgileri verdi: “Türkiye genelinde 48 tane yağlı tohumlar kooperatifinin kurduğu Trakya Birlik, hasattan önce bir avans fiyat açıklıyor. Tüccardan gelen talep doğrultusunda da bu fiyat artabiliyor. Çiftçi elindeki ürünü yağlı tohumlar birliğine veremezse, tüccara vermek zorunda. Tüccarda kendi belirlediği fiyattan alıyor. Oysa fiyat önceden açıklansa çiftçi üretimini kime satacağını bilir ve ona göre davranır”.
 
Buğday ekmeyi bıraktık
 
Telefonla görüştüğümüz Konya'nın Meram ilçesinde çiftçilik yapan Şerafettin Yegin, “2002 yılında buğdayı 350-400 kuruştan vermiştik. Şu anda buğdayı 600-650 kuruşa veriyoruz. Yani 12 sene önceyle şimdinin arasında buğdayda iki kat fiyat farkı var. Oysa 12 sene önce mazotun litresi 1 liraydı. Şimdi 4.5 lira” dedi.
 
“Hükümetten tarla desteği istemiyoruz. Girdileri düşürmesini bekliyoruz. Mazotun, gübrenin ve ilacın fiyatını düşürsün. Bize mazotu ziraat odaları aracılığıyla 2.5 liraya satsın. Başka bir destek istemiyoruz. Aksi halde para kazanma şansımız kalmadı” diyen Yegin şunları söyledi:
 
“Buğdayda girdi maliyetleri çok yüksek. Artık buğday ekmeyi bıraktık, daha kârlı diye mısır ekiyoruz. Türkiye'nin buğday sıkıntısının asıl nedeni de budur. Buğday artık para getirmiyor. TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) buğdayımızı almıyor. Taban fiyat bekliyoruz, açıklanmıyor. Mecbur kalıp ürünümüzü tüccara veriyoruz. Şu anda tüccar 600 kuruşla 800 kuruş arasında buğdayı alıyor” dedi.
 
Kredi ödemesi gelen çiftçinin topladığı buğdayı, peşin para alabilmek için düşük fiyattan tüccara verdiğini söyleyen çiftçi Yegin, çiftçinin banka borçlarıyla mücadele ettiğini, hükümetten destek beklediklerini ifade etti.
Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT