Çay demlerken ve içerken neleri düşünmemek gerekiyor

Çay demlerken ve içerken neleri düşünmemek gerekiyor

20 Ağustos 2008 10:16

İstanbul’da sıcaklık 38 derecede. Nemle de iyice ağırlaşmış olan hava, insanlara ağustos cehenneminin 40 dereceyi de bir hayli aşmış olduğu izlenimini veriyor.

İstanbul’da sıcaklık 38 derecede. Nemle de iyice ağırlaşmış olan hava, insanlara ağustos cehenneminin 40 dereceyi de bir hayli aşmış olduğu izlenimini veriyor.Siyasetçi nutuklarıyla demeçleri de, bir türlü serinletemiyor atmosferi; tıpkı “tabiat ana”nın kurgulayıp tetiklediği cinsel dürtülerle “libido”nun, binlerce yıldan bu yana onca önleme karşın -gizlense de- engellenememesi gibi.Bir yanda “tabiat ana”; bir yanda insanoğluna özgü kanlı övünmeli, siyasal egemenlik ve saltanat psikopatolojisi...*  *  *Köyceğiz’de de sıcaklık, gündüzleri 30-33 dereceyi buluyor ama; genellikle ikindiden sonra başlayan ve beyaz köpüklerle kabaran Köyceğiz Gölü dalgalarının, peş peşe rıhtımlarda patlamasına neden olan bir esinti, en azından bizim yüzme havuzlu komşu otelin gölgelikteki masalarını rahatlatıyor.*  *  *Sabahın erken saatlerinde ise sıcaklık 20 derece...Ve bendeniz, suyu çarçabuk kaynattıktan sonra otomatik sustasını kendiliğinden tıklatarak aynı ısıda tutan, elektrikli çaydanlığı hareketlendiriyor ve demliğe 8 çay kaşığı, sevdiğim bir markanın çayından koyuyorum.*  *  *O sırada, bir darbeyle iktidara gelen ve 9 yıllık bir diktatörlükten sonra istifa eden Pervez Müşerref’in ülkesi Pakistan’da; kaç kadın berberi olduğunu da düşünmüyorum, Müşerref’in Büyükada’ya yerleşmek için Türkiye’ye gelip gelmeyeceğini de; gelirse üniformasını da -bir hatıra olarak- yanında getirip getirmeyeceğini de...*  *  *Çaydanlıkta su kaynayıp da, sustasını kendiliğinden attığında; önce üstündeki demliğe dolduruyorum sıcak suyu; sonra da 2 kaşık kahve, 2 kesme şekerle hazırladığım büyük fincana...*  *  *İlk sabah kahvesini içerken; kanlı çatışmalı, sürünmeli açlıklı, göçlü ölümlü, onca belanın neden en çok bir türlü “gelişmiş” olamayan ülkelerde gerçekleştiğini düşünmüyorum.*  *  *Hesapsız bir güç gösterisiyle 2 günde 2 bin Gürcü’nün ölümüne, binlercesinin de yersiz yurtsuz perişanlığa düşmesine neden olan Cumhurbaşkanı Şaakaşvili’nin, istifa edip etmeyeceğini de düşünmüyorum.*  *  *Çayı biraz daha demlenmeye bırakıp, ikinci bir kahve daha koyuyorum kendime.Köyceğiz’de de, kulağıma kadar çalınanlara bakılırsa; Marmaris’ten Fethiye’ye kadar kadınlara, kızlara, cinsel tacizlerin artmakta olması, sanki parmağını kaldırıyor kahveden...“Tabiat ana”nın cinsellik “libido”su, neden çirkin mi çirkin bir sapkınlığa uğruyor insanoğlunun mayalandırdığı toplumlarda?*  *  *Bir yudum sıcak kahve...Selahaddin Enis’in “Zaniyeler - Zina Kadınları” romanını; gerek siyasetçiler, gerek bürokratlar arasında okumuş kimse var mıdır acaba?Pakistan’daki yüzlerce medresede; “tabiat ana” ile zıtlaşarak, “kadın-erkek dengesizliğinin” neden olduğu cinsel sapkınlıklar sonucu, saman altından nelerin yaşandığı herhalde hiç incelenmiyor.*  *  *İkinci kahveden sonra, hele ilk demli çayı bardağa doldururken asla düşünülmemesi gereken konulardır bunlar.İslamda kadınlar, neden erkeklerden daha derine gömülür; “nekrofili” denilen “ölü seviciler”den kaygılanıldığı için mi?Böyle bir soru mu düşünülür, Köyceğiz sabahında ilk demli çay içilirken?*  *  *Afrika ülkelerinden de 50 siyasal lider gelmiş İstanbul’a...İyi ki o cehennemi sıcakta, her birinin güvenliği için ana arterler yine kapatılmadı halka.*  *  *Afrika ülkelerinde yaşayanların korkunç dramları, o ülkeleri yönettikleri iddiasındaki liderlerin şatafatlı yaşamlarıyla kıyaslandığında...*  *  *Bu tür konuları düşünmeye kalktığında, sabah sabah ikinci yudum çay, takılıp kalmaz mı boğazında?O nedenle çay demlerken de, içerken de düşünülmemesi gereken konulardır bunlar.*  *  *Bir türlü “gelişmiş” olamayan ülkelerden birinde, iyice çaresiz kalan yoksul mu yoksul bir adam, bir büyücüye gitmiş sonunda:- Ne yap yap beni kurtar bu sürünmekten, demiş.Büyücü:- Peki, demiş; sana bir dua yazıp vereceğim. Her akşam yatarken onu okuyunca, sabahleyin yastığının altında 1 altın bulacaksın.*  *  *Yoksul mu yoksul adam sevinmiş:- Sahi mi, demiş; her sabah 1 altın mı bulacağım yastığımın altında?- Evet, ancak çok önemli bir nokta var. Duayı okurken kesinlikle keçi sütünü ve tavuk yumurtasını düşünmeyeceksin.*  *  *Köyceğiz sabahlarında da, çay demler ve içerken; tadını çıkarmak için, Ergenekon’un bile ayrıntılarını düşünmemek gerekiyor.*  *  *Ne demişler:- Düşün düşün boktur işin...

Okunma Sayısı : 682
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1293030
2.Beşiktaş1284028
Detaylı Puan Tablosu>>
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık