1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Çatışma değil, savaş hali!
Çatışma değil, savaş hali!

Çatışma değil, savaş hali!

Sokağa çıkma yasağının 10’uncu gününde devam ettiği Silvan’da tepelere konumlanan tanklar, top atışları, silah ve patlama sesleri savaşı andırıyor.

A+A-

Yurttaşların çoğu mahalleyi terk emiş. Ancak büyük bir kısmı da evlerini terk etmeyerek silah ve patlama sesleri arasında yaşıyor.

 

“Karnımız aç olabilir ama irademiz tok” diyen Silvanlılar, evlerini terk etmeyeceklerini söylüyor. HDP’li vekiller ve mahalle sakinleri ise tüm Türkiye’nin Silvan’a sahip çıkması ve bir an önce yasağın kaldırılmasını istiyor.
Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde 6. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağı 10. gününde devam ediyor. Konak, Mescit ve Tekel mahallelerinde süren yasakla birlikte operasyon ve çatışmalar da aralıksız sürüyor. Yoğun askeri sevkıyatın yapıldığı ilçede bazı tepelerde tanklar konumlandırılmış durumda. Yer yer mahallenin bazı bölümlerine atışlar yapılırken, yüksek noktalara konumlanan keskin nişancılar da hazırda bekliyor. Yer yer sıcak çatışmaların yaşandığı ilçeye Özgür Haber Gazetesi olarak giderek, gelişmelere tanıklık ettik.
 
Bir tarafta yaşam, bir tarafta çatışma
Diyarbakır caddesinin bir tarafında yaşam olağan akışı ile sürerken, sık sık süratle geçen askeri ve polis araçları ile siren sesleri sessizliği bozuyor. Silah ve patlama seslerinin eksik olmadığı mahallelerde sık sık yükselen dumanlar bir savaş halini andırıyor. HDP’li milletvekillerinin de aralarında bulunduğu bir grup canlı kalkan ile mahallelere girerek yaşanan gelişmeleri yerinde izledik. Geçtiğimiz her sokakta neredeyse kurşun roket yada başka bir silahın isabet etmediği ev ve iş yeri yok gibi. Harabeye dönen evler, iş yerleri, sağlık ocağı, araçlar ilk göze çarpan detaylar oluyor. Silah ve patlama sesleri arasında gezdiğimiz mahallede patlama sesleri durmak bilmiyor. Karanlığın çökmesi ile izli mermiler havada beliriyor.
 
‘Karnımız aç olabilir ama irademiz tok’
 
Karanlığın çökmesi ile Mescit Mahallesi’nde toplanan canlı kalkanlar ve milletvekilleri geceyi ateş başında silah ve patlama sesleri arasında geçirdi. Elektriklerin kesik olduğu mahallelerde internet erişimi de yok. Evlerini ter etmeyen yurttaşlar evlerde biriktirdikleri ekmekler kurumuş ve neredeyse yiyecek yok gibi. Yurttaşlar, “9 gündür nasıl yaşıyorsunuz?” sorumuza “Karnımız aç olabilir ama irademiz tok” diyerek cevaplıyor. Bazı yurttaşlar da “Bu yoksul halimizle nereye gidelim, gidecek yerimiz de yok. Öleceksek evimizde ölelim” diyerek, evlerini terk etmiyor.
 
2 zırhlı araca saldırı
 
Gece saatlerinde canlı kalkanların beklediği sokağın hemen ilerisinde çok şiddetli bir patlama meydana geldi. Birden büyük bir dumanın kapladığı caddede 2 zırhlı aracın geçişi sırasında mayın patlatıldığı ve araçların paramparça olduğu ve içinden kimsenin sağ kurtulmasının mümkün olmadığı söylendi.
 
Sabah güneşin doğması ile tekrar yükselen silah sesleri her an giderek şiddetlendi.
 
İlçede askeri operasyon
 
Önceki gün askeri araç ve tanklarla yapılan sevkıyatın ardından dün de Gundê Cano ve Gaza Topê mevkiinde askeri operasyon başlatıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla operasyonun başlatıldığı bölgede silah sesleri yükselirken, helikopter hareketliliği yaşandı. Yoğun top atışı ve silah seslerinin yükseldiği mahallelerden haber alınamazken, canlı kalkanlar bulundukları alanda gürültü eylemi yaparak protesto etti. Protesto sırasında nereden geldiği anlaşılmayan bir kurşun evin balkonuna çarpması ile kısa süreli tedirginlik yaşandı.
 
Milletvekilleri ve sivillerin bunduğu alana bomba atar
 
Bulundukları alanı terk etmeyen HDP'li vekiller Nursel Aydoğan, Ayşe Acar Başaran, Sibel Yiğitalp, KJA Genel Sözcüsü Ayla Akat'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin olduğu alana havadan helikopterler ile bombalar atıldı. Mescit Mahallesi'nde bulunan Mescit Camisi'ne sığınan milletvekili ve yurttaşların üzerine helikopterden atılan bomba atarlar sonucu yaralanan olup olmadığı bilgisine ulaşılamadı. 

 

2 çocuk yaralandı
 
Tekel mahallesi’nde atılan bomba atar parçasından 5 yaşındaki Abdullah Güney ve 12 yaşındaki İbrahim Yazkent adlı çocuklar yaralandı. Güney, Tekel Mahallesi'nde bombaatar parçasından yaralanırken, Yazkent ise çatışmanın yoğunlaştığı Konak Mahallesi'nde ikamet ettiği evinde sağ bacağına isabet eden kurşunla yaralandı.

 

Yaralılar Silvan Devlet Hastanesi'ne getirilip tedavi altına alındı. Bacağına kurşun isabet eden ve halen kurşunun bacağında olduğu İbrahim'in annesi Songül Yazkent oğlunun babasıyla konuşmak için telefon başına gittiği sırada ses geldiğini ve oğlunun vurulduğunu belirterek, "Evlerimizdeyiz. Kapıları üzerimize kilitlemişiz. Dışarı çıkamıyoruz. Evde gıda tükendi. Buna rağmen barış dışında bir şey istemiyoruz" dedi. 

 

1 astsubayın hayatını kaybettiği iddiası

 

Ayrıca meydana gelen saldırılarda 2 astsubayın yaralandığı belirtilirken, Silvan Devlet Hastanesi'ne getirilen yaralılardan birinin hayatını kaybettiği ağır yaralı olanın ise Diyarbakır'a sevk edildiği öğrenildi.
 
Öldürülen gençler toprağa verildi

 

Silvan'ın Tekel Mahallesi'nde yaşamını yitiren Yakup Sinbağ ise belediye önünde bir araya gelen binlerce kişi tarafından omuzlanarak Feridun Mahallesi'ndeki Feridun Mezarlığı'na götürüldü.

 

Yürüyüşe DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, DBP Diyarbakır il Eşbaşkanı Ali Şimşek, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı, KJA dönem sözcüsü Ayla Akat Ata, HDP Milletvekilleri, HDP ve DBP il ve ilçe yöneticileri de katıldı.

 

Feridun mezarlığında defnedilen Sinbağ'ın cenazesinin ardından demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra konuşan DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, yerel yönetim kararına devletin saygı duymasını ve tankların ve topların bu şehirlerden çekilmesi gerektiğini belirtti.

 

'Türkiye Silvan'a ses vermeli'

 

Herkesin Silvan'a ses vermesi için çağrıda bulunan Yüksek, Silvan'da direnenlerin tüm halklar için direndiğini ifade etti. Yüksek, "Filistin ve Mısır'da bir sivilin ölümü için ses çıkaranlar. Burada katledilen Farqin halkı için de ses çıkarmalıdırlar. Yarın buralar güllük gülistanlık olunca Kürtlerle kardeşiz demenin hiçbir anlamı olmayacaktır. Türkiye'nin Batısı da Doğusu da Silvan'a ses vermelidir. Özellikle bugün Kürt halkı ile kardeş olunmalıdır. Farqin halkının özgürlük direnişini selamlıyorum" dedi.

 

Gündüz toprağa verildi
 
Diyarbakır Gazi Yaşargil Araştırma Hastanesi'nde yapılan otopsi işlemlerinin ardından Mehmet Gündüz'ün cenaze aracı, Yolarası (Qurtê)'de yüzlerce araçlık konvoyla karşılandı. Silvan HDP İl ve ilçe binasında binlerce kişi tarafından karşılan cenaze aracı Silvan Belediyesi'nin önünde sloganlarla karşılandı.

 

Cenaze aracının önünde yürüyüş yapan binlerce kişi "Çerxa Şoreşê" marşının ardından Gündüz'ün cenazesini defnedileceği Tilmine köyüne doğru uğurladı. Silvan'da da araçların eşlik ettiği yüzlerce araçlık konvoy sonrası Tilmise köyüne getirilen cenaze binlerce kişi tarafından defnedildi.
 
Belediye eş başkanları Silvan'ın bir gününü anlattı
 
Silvan Belediyesi Eşbaşkan Vekili Zuhal Tekiner 8 gündür yasak ile birlikte ilçede yaşananları anlattı.

 

Yasağın başladığı ilk günde bu yana Emniyet Müdürlüğü'nün kendilerine bu seferkinin farklı olacağını aktardığını ifade eden Tekiner, "Nitekim bu yasakla birlikte yöntem daha ağırlaştırılmış bir şekilde karşımıza çıktı. Mahallelerin çevresine konuşlanan tanklar mahalleleri direk rast gele top atışlarına tuttu. Aşağı da etrafı rast gele özel harekat timleri tarayarak roket atıyor" dedi. 

 

'Silvan'ın tüm mahalleleri saldırı altında'

 

Evlere atılan bombalarla evlerin yıkıldığını belirten Tekiner, Silvan'ın tüm mahallelerinde bir ablukanın söz konusu olduğunu belirtti. Tekiner, "Yasağın olmadığı bölgede olmanıza rağmen her an bir yerden kurşun alabileceğinizin hesabını yaparak karşıdan karşıya geçiyorsunuz. Buradaki bütün vatandaşların yaşadığı tereddüt budur.

 

Karşıya geçerken panzerin altında kalmama hesabı ile karşıdan karşıya geçiyorsunuz" diyerek insanların tedirginliklerinden ve katliamla karşı karşıya olduklarına değindi. 


'Direnenler saldırıya maruz kalıyor'

 

Tepkisini gösteremeye, saldırılara karşı direnenlerin de polisin saldırılarına maruz kaldığına dikkat çeken Tekiner, gürültü eylemiyle bomba ve silah seslerini bastırmaya çalışanlara polisin gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdığını, yurttaşları gözaltına aldığını ifade etti.

 

Yine yasaklı mahallelere girmeye çalışan kitleye polisin "sizi tararız" tehditlerine maruz kaldığını dile getiren Tekiner, halkın ise tüm bunlara rağmen abluka ve saldırılara karşı direndiklerini kaydetti. 

 

'Silvan halkı daha fazla sahiplenilmeli'

 

Mahalleden kendilerine bir şekilde ulaşan yurttaşların yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını ve günlerdir çocuklarına yiyecek bir lokma ekmek bulamadıklarını aktardığını söyleyen Tekiner, "Saldırıların yoğun olduğu mahallelerden dolayı onlara ulaşmamız engelleniyor. Silvan'da yaşayan insanlar özyönetimden yana bir tercih yaptı. İnsanların bu tercihleri tanklarla toplarla saldırılarla yıkılmaya çalışıyor" dedi.

 

Şimdiye kadar birçok kurum ve kuruluşun Silvan halkına yönelik saldırılar karışışında dayanışma çağrılarına cevap verdiğini ancak devlet yetkililerin STÖ'lerin gelişlerini sonuçsuz bıraktığını belirten Tekiner, ablukanın kırılması için Silvan halkını daha fazla sahiplenme çağrısında bulundu. 


'Kitle imha silahı denilecek silahlar kullanılıyor'

 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, Silvan'da ki tablonun çok vahim bir durumda olduğunu belirterek, "Sadece küçük silahlarla ateş edilmiyor. Havan topundan büyük silahlara halka ateş ediliyor. Kitle imha silahı denilebilen büyük savaş araçları kullanılıyor. Burada bizde dolaştık çocuklar kadınlar yaşlılar herkes sokakta, herkes yaşamın içerisinde ve saldırılar her an bütün Silvan açısından çok ağır bir tabloya dönebilir" dedi. 3 mahallede devam eden sokağa çıkma yasağının derhal kaldırılması gerektiğini belirten Anlı, Silvan'da halkın can güvenliğinin olmadığını ifade etti. 

 

'Geç olmadan dayanışma sağlanmalı'

 

İnsanların yaşama dair hiçbir temel ihtiyacını karşılayamadığını dile getiren Anlı, "Mahallelerden bir haber dahi alınmıyor. 7 günde 6 cenaze çıktı. Bu saldırı 17 gün mü olacak 27 gün mü olacak onlarca insan mı ölecek" dedi. Bütün duyarlı toplumsal kesimleri bir an önce Silvan'la dayanışmaya ve Silvan'da devletin zulmüne son vermeye, devletin uygulamaya çalıştığı anti demokratik saldırıları sonlandırmaya çağırdıklarını belirten Anlı, geç kalınmadan, iş işten geçmeden bir an önce dayanışma içine girmek gerektiğinin altını çizdi.

 

'Ciddi bir sahiplenme olmazsa katliam devam edecek'

 

"Sadece Silvan'a cenaze kaldırmak için insanlar gelmesin. Yaşam hakkı iptal edilmeden yeni kayıplara neden olmadan bu meseleyi çözebiliriz" diyen Anlı, Silvan'da katliamın önüne geçilmez ise benzer durum ve saldırıların diğer şehirlerde de olacağını vurguladı. Silvan'a saldırıların Ankara merkezli olduğu ve Diyarbakır ile ilçelerinin cezalandırılmaya çalışıldığını ifade eden Anlı, ciddi bir sahiplenme olmazsa saldırı ve katliamın devam edeceğini söyledi. 
 
3 ayda 12 kişi öldürüldü 

 

* Serhat Binen (25), 18 Ağustos'ta polis saldırısında kafasına kurşun isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 

 

* Bilal Meygil (16), 9 Eylül'de Feridun Mahallesi'nde yaralanıp 27 Eylül'de Batman'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 

 

* Vedat Akcanım (17) ve Hayriye Hüdaverdi (75) adlı yurttaşlar 2 Ekim keskin nişancılar tarafından Konak Mahallesi Dicle Caddesi üzerinde katledildi. 

 

* Hasan Yılmaz (9), 8 Ekim'de Tekel Mahallesi'nde bilinmeyen bir cismin patlaması sonucu hayatını kaybetti. 

 

* Ferhat Gensur (16), 19 Ekim'de Mescit Mahallesi'nde keskin nişancılar tarafından sırtından ve ayağından vurularak katledildi. 

 

* Müslüm Tayar (22), 2 Kasım'da Feridun Mahallesi'nde polislerin zırhlı araçla taraması sonucu hayatını kaybetti. 

 

* Sertip Polat (20), 3 Kasım'da Tekel Mahallesi'ne yapılan saldırıda hayatını kaybetti. 4 Kasım'da 3 çocuk babası 24 yaşındaki Engin Gezici polisler tarafından katledilirken, onu kurtarmak isteyen halası İsmet Gezici de polislerin kurşunuyla katledildi. 

 

* 9 Kasım'da sokağa çıkma yasağının olmadığı Feridun Mahallesi'nde bulunan kahvenin taranması sonucu 45 yaşındaki Mehmet Gündüz hayatını kaybetti. 

 

* Tekel Mahallesi'nde 9 Kasım'da Yakup Sinbağ adlı yurttaş hayatını kaybetti. Ayrıca 9 gündür devam eden saldırılarda onlarca kişi yaralandı.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler