1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Çağlar’dan çıplak teşhir için önerge
Çağlar’dan çıplak teşhir için önerge

Çağlar’dan çıplak teşhir için önerge

HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel, sokağa çıkma yasaklarının oldukları yerlerde, kadınların işkence görerek öldürülmesi ve bedenlerinin teşhir edilmesi olaylarının aydınlatılması amacıyla TBMM'de bir komisyon kurulmasına yönelik araştırma önergesi verdi.

A+A-

TBMM Başkanlığı’na konu ile ilgili önerge sunan Demirel, “Sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerleşim yerlerinde kadınların işkence görerek öldürülmesi ve ölü bedenlerinin sokak ortasında çıplak bir şekilde teşhir edilmesi ile, bu görüntülerin sosyal medya hesapları aracılığıyla basın yayın organlarına servis edilmesi türü olayların tüm boyutlarıyla incelenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz” dedi.

Teklifinin gerekçesinde bir dizi olayı anımsatan Demirel “16 Ağustos 2015 tarihinde Muş’un Varto ilçesinde başlayan sokağa çıkma yasakları bugüne kadar 7 kentin 20 ilçesinde onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde 57 kez ilan edilmiştir. Uygulanan sokağa çıkma yasaklarında 200’den fazla yurttaş yaşamını yitirirken, bu süre içinde sayısız kaynak özellikle Cizre, Sur ve Silopi’de yurttaşların başta yaşam hakkı olmak üzere sağlık, eğitim,  barınma, beslenme gibi temel haklarının ihlal edildiğini belgelemiştir” dedi.

Şırnak Valiliği’nin kararı ile 14 Aralık 2015 tarihinde Cizre İlçesi’nde ilan edilen sokağa çıkma yasağının, ikinci ayını doldurmak üzereyken, geçtiğimiz hafta 10 Şubat 2016 tarihinde sosyal medya hesapları aracılığıyla servis edilen ve daha sonrasında kimi basın yayın organları tarafından da paylaşılan bir fotoğrafa tanıklık ettiklerini dile getiren Demirel, şöyle devam etti:

“Cizre’de çekildiği öne sürülen bu fotoğrafta öldürülen bir kadının elbiselerinin çıkarıldığı ve çıplak bir şekilde sokak ortasında teşhir edildiği görülmektedir. Ölü bedenin etrafında asker ya da polis olduklarından şüphe edilen fakat kimlikleri belirsiz bazı kişiler de fotoğraf karelerine yansımıştır. Bunun yanı sıra, fotoğraftaki kadının bacak ve göğüs kısımlarında kesik izlerinin bulunması öldürülen bu kişinin işkenceye uğradığı yönünde oldukça ciddi şüphe uyandırmaktadır. Türk Ceza Kanunu 130. maddesinin 2. fıkrası “kişinin hatırasına hakaret” başlığı ile düzenlenmiş olup; “Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ibaresi ile tanımlanmıştır. Yine TCK 216. maddesine göre halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama fiilinin altı ila üç yıl hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür. Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsünde ise, kadınlara yönelik her türlü şiddet, “savaş suçu” ve “insanlığa karşı işlenmiş suç” kapsamında değerlendirilmektedir”

Fotoğrafın basın yayın organlarında yayınlanmasının ardından Diyarbakır Barosu’nun da konuyla ilgili suç duyusunda bulunduğunu vurgulayan Demirel “Sonrasında da yazılı bir açıklama yapmıştır. Bu açıklamada “Güvenlik görevlilerinin elektronik ortamda ulaşılabilen fotoğrafları suç işleme saiki ile çekilmiş, ölüye hakaret ve ölen kişinin kimliği üzerinden toplumun bir kesimi olan Kürt vatandaşların tahrik ve aşağılamanın amaçlandığından kuşku bulunmamaktadır” diye belirtilmiş ve “şüphelilerin, yapmış olduğu gayrı insani ve aşağılayıcı muamele ile Cizre halkına ve Kürtlere bir mesaj verilerek toplumun aşağılanarak tahrik edilmeye çalışıldığı açıkça anlaşılmaktadır” diye eklenmiştir” dedi.

Suç ve şiddet eylemlerine karşı yapılacak mücadelenin, yasal hükümler çerçevesinde ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesinin, her hukuk devleti için olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Demirel, şöyle devam etti:

“2015 Ağustos ayı içerisinde Muş İli Varto ilçesinde benzer bir şekilde Kevser Eltürk’ün (Ekin Wan) çıplak bedeninin sokak ortasında teşhir edildiği hatırlandığında, kadınları teşhir ederek cenazeye işkence ve saygısızlık yapanların yargılanmamasının benzer durumlara yeniden kapı aralayabileceği muhakkaktır. Bu sebepten ve yukarıda bahsi geçen ulusal ve uluslararası mevzuata riayet etmek adına, sokağa çıkma yasağının olduğu bölgelerde kadın bedenine yönelen her türlü fiziksel saldırıları ve işkence iddialarının titizlikle araştırılması ve açığa çıkarılması elzemdir. Aksi takdirde cezalandırılmamış ve önü alınamamış her vaka halkın toplumsal ve sosyal yapısı üzerinde çok derin tahribatlara neden olacaktır.

Özetle, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerleşim yerlerinde kadınların işkence görerek öldürülmesi ve ölü bedenlerinin sokak ortasında çıplak bir şekilde teşhir edilmesi ile, bu görüntülerin sosyal medya hesapları aracılığıyla basın yayın organlarına servis edilmesi türü olayların tüm boyutlarıyla incelenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz”

 

(Mahmut Oral)

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler