1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bozdağ: Algı operasyonu!
Bozdağ: Algı operasyonu!

Bozdağ: Algı operasyonu!

Adalet Bakanı Bozdağ, Kürtçe eğitim vermek amacıyla açıldığı belirtilen okullarla "algı operasyonu" yapıldığını söyledi.

A+A-
Bozdağ bunun, çözüm sürecine karşı olanların çabası olduğunu söyledi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, mühürlenen Kürtçe okullarla ilgili resmi bir başvuru yapılmadığını belirterek, "Okul açma ile ilgili hiçbir başvuru yapılmamış.
 
Okul açmanın şartları var. Burada okul açmak isteyen, yasal duruma uyacak. 'Ben kendi kafama göre okul açıyorum, öğrenci alıyorum' derseniz orası hukuk devleti olmaz. Hukuk devletiysek o zaman hukukun kurallarına uymamız lazım" dedi.
 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dün sabah özel uçakla Diyarbakır'a geldi. Bozdağ programına Diyarbakır Valiliği'ne ziyaret ederek başladı. Bozdağ'a AK Parti Milletvekilleri M. Galip Ensarioğlu, Süleyman Hamzaoğulları, Oya Eronat ve Mine Lök Beyaz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu ile Ak Parti İl Başkanı Aydın Altaç eşlik etti.
 
Vali Vekili Mehmet Demir'den kentle ilgili bilgiler alan Bozdağ, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bozdağ, 'çözüm sürecine' ilişkin olarak bugüne kadar çok önemli adımların atıldığını belirterek, "En son Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çözüm süreci ile alakalı çok önemli ve tarihi bir yasa çıktı. Hükümetin yürüttüğü bu devlet projesi, bu yasa ile birlikte milletin projesine dönüştü. Artık bu proje milletin hep beraber yürüttüğü ortak bir barış, çözüm projesidir ve milletimiz buna sahip çıkmıştır. Şimdi bu proje çerçevesinde Bakanlar Kurulu kararı önümüzdeki günlerde çıkacaktır. Bu kararla bu yasaya istinaden bir takım görevlendirmeler yapılacak ve çalışmalar devam edecektir" dedi.
 
'KÜRTÇE OKUL İLE İLGİLİ ALGI OPERASYONU YAPILIYOR'
 
Diyarbakır, Cizre ve Yüksekova'da mühürlenen Kürtçe okullarla ilgili soruları da yanıtlayan Bakan Bozdağ, bu okulların açılmasının 'algı operasyonu' olduğunu söyledi. Bakan Bozdağ, şöyle dedi:  "Özel öğretim kurumlarında Kürtçe eğitim yapılmasına imkan veren düzenlemeyi son demokratikleşme paketinde yasalaştırdık. Bu Türkiye için tarihi bir adımdır. Özel öğretim kurumlarında Kürtçe eğitimin yolunu açan adım oldu. Bu Türkiye'de ilk kez uygulanıyor. Yasalara uygun olma kaydıyla bunların yapılması doğrudur.
 
Ortada bir yasa varsa herkes buna uyacak. Bazı çevreler yasalara aykırı, yasaların arzu ettiği şartları yerine getirmeyen adımlar atıp, daha sonra bunu 'Bizim attığımız adımlara izin vermiyorlar' gibi halk arasında farklı bir algı operasyonu da yapıyorlar. Konuya ilgi gösteren herkesten bu konudaki müracaatın yasanın uygun gördüğü şartları taşıyıp taşımadığı hususunda bir değerlendirme yapmalarının uygun olduğunu düşünüyorum. Şu anda bir başvuru yok. Okul açma ile ilgili hiç bir başvuru yapılmamış. Okul açmanın şartları var. Burada okul açmak isteyen bu yasal duruma uyacak. 'Ben kendi kafama göre okul açıyorum, öğrenci alıyorum' derseniz orası hukuk devleti olmaz. Hukuk devletiysek o zaman hukukun kurallarına uymamız lazım."
 
Çözüm sürecine karşı olan çevrelerin, sürecin ve hükümetin aleyhine çaba içinde olduğunu ileri süren Bozdağ, "Her yıl bir takim olaylar yaşanıyor. Biz bu adımları attık ki bunlar yaşanmasın. Okullara özel Kürtçe öğretimine imkan veren dersler koyduk ki; yavrularımız kendi anne dilini okullarda öğrenme imkanı bulsun. Doğru olan bu adımların işlemez olduğunu göstermek değil. Bu adımların yasal çerçevede işlediğini göstermek için samimi adımlar atmak lazım. Bu noktada bunların samimi olarak bu meseleye sahip çıktığını düşünmüyorum" dedi. Bekir Bozdağ, samimi düşünenlerin resmi makamlara müracaat etmesi gerektiğini söyledi.
 
'PROVOKASYONLARI KİMLERİN YAPTIĞINI BİLİYORUZ'
 
Çözüm süreci ile ilgili somut adımlarla ilgili soruyu yanıtlayan Bakan Bozdağ, sürecin kendi içinde ortaya çıkacak sorunları çöze çöze ilerleyeceğini belirterek, "Sürecin yol haritasının sağlıklı bir şekilde ortaya çıkacağı ve bunun hayata geçirileceği bir zamana doğru Türkiye gidiyor. Süreç içerisinde provokasyonlar oluyor. Bunları da kimlerin yaptığını biliyoruz, herkes biliyor. Yol kesme, adam kaçırma, araçları yakma bu süreci provoke etmekten başka anlama gelmez" diye konuştu. Adalet Bakanı Bozdağ, İmralı Adası'na yeni heyetlerin gidip gitmeyeceğine ilişkin soruya ise "Şu anda HDP'den heyetler gidiyor. İlerisi için şimdiden değerlendirme yapmak istemiyorum" diye cevap verdi.
 
'1 MİLYON SURİYELİ ÜLKEMİZDE'
 
Konuşmasında Ortadoğu'daki gelişmeleri de değerlendiren Bozdağ, "Etrafımızdaki ülkelerde uzunca bir zamandır gözyaşı, kan, şiddet var. Bu konuda en fazla bedel ödeyen ülke Türkiye oldu. Şu anda 1 milyonun üzerinde Suriye vatandaşı ülkemizde misafirdir" dedi. Iraktaki IŞİD saldırılarından kaçan 30 bini aşkın Ezidinin Türkiye'ye geldiğini anlatan Bozdağ, "Türkiye her zaman zorda olan insanlara kucak açmıştır. Biz pkk'ya en fazla bedel ödeyen ülkelerden biriyiz. Her yerde huzurun, barışın, birliğin kardeşliğin olmasını herkesten çok biz arzu ediyoruz" diye konuştu.
 
KIŞANAK, CEZAEVİNİN MÜZE OLMASINI İSTEDİ
 
Bozdağ, Valiliğin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ı makamında ziyaret etti. Kışanak, hasta tutukluların sorunlarını ile 12 Eylül döneminde işkencelerle gündeme gelen Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüştürülmesi için Bozdağ'a bir dosya verdi. Kışanak, belediye meclisinin cezaevinin müzeye dönüşmesi için karar aldığını ancak buna itirazların yapıldığını belirterek, "Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak buranın müze yapılmasına talibiz. Kültür Bakanlığı'nın, meclis dilekçe komisyonuna gönderdiği yanıtta, 'Yerel bir kurum talip olursa gereken kolaylığı gösteririz' yanıtı bizi cesaretlendirdi. Umarım Adalet Bakanlığımız bu konuda bir duyarlılık gösterir" dedi.
 
Kürtçe okulların mühürlenmesi konusuna da değinen Kışanak, "Ana dilde eğitim talebi vardı. Seçmeli ders bunu karşılayan bir durum değil. O nedenle halk yerelde kendi inisiyatif ve imkanıyla ana dilde eğitim veren okullar açmaya yaklaşımı içinde oldu. Bunların mühürlenmiş olması hepimizi üzdü. Buna bir çözüm bulunması gerekir. Bu konuda hükümet olarak katkılarınızı bekliyoruz" diye konuştu.
 
BOZDAĞ: BİZİM DE GÜNDEMİMİZDE
 
Bozdağ, hasta tutukluların sorunları ile ilgili ilk defa kendilerinin adım attığını belirterek, "Raporla belgelenmesi halinde ve toplum bakımından tehlikeli olmaması halinde infazının ertelenmesine imkan veren bir düzenleme yaptık. Bazı tahliyeler gerçekleşti. Bazılarında güvenlik raporlarında sorun çıkıyor. Bu kanunun maddesini bir kez daha değiştirdik. 'Tehlikeli' kısmının yanına 'bir somut' ifadesi koyarak afaki raporlar yazılması yerine, somut raporlar yazılmasının önünü açtık" dedi.
 
Şimdi tek tek cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin durumunun görüşüldüğünü, epey tahliye olduğunu kaydeden Bozdağ, "Sağlık raporu ret olan 6 veya kişi var. Ben bizzat görüştüm. Bir doktor 'Yerinden kalkamayacak durumda' diye rapor veriyor. Adli Tıp karşı çıkıyor. Ben başkanı bizzat çağırdım isim isim sordum. Raporda yazan ve gerçek durum birbirine uymuyor. Biz bunu uyumlaştırmak zorundayız. Yeniden durumu değerlendiren bir çalışma yapacağız. Umarız bu 6 kişi bundan sonra raporlar sağlıklı olursa azalacaktır" diye konuştu.
 
Bakan Bozdağ, "Diyarbakır Cezaevi ile ilgili konu bizim çok sıkça duyduğumuz bir hususla beraber bizim gündemimizde" deyince araya giren Kışanak, "Ben de orada daha önce yatmış bir kişi olarak orayı görmeyi arzu ediyorum. Bu heyetle birlikte cezaevinde küçük bir inceleme ziyareti yapıp çalışmalarımızı onun üzerinde somutlayabiliriz" dedi.
 
'YASAL PROSEDÜR İŞLEYECEK'
 
Kürtçe okulla ilgili olarak ise Bakan Bozdağ, "Biz bunu değerlendireceğiz. Bana Valilikte de sordular. Yetkililerden konu hakkında bilgi aldım. Esasında burada okula izin verememe diye bir şey yok. İzin almadan prosedüre uymadan 'Ben yaptım böyle olması lazım' mantığıyla yapılmış hukuksuz bir iş var" diye konuştu. Bakan Bozdağ, Kürtçe okulla ilgili müracaat yapılırsa yasal prosedürün işleyeceğini söyledi.
 
Kışanak ise özel okul statüsünde olunca öğrencilerden ücret alınması gerektiğine değinerek, "Oradaki öğrencilerin ücretle orada devam etmeleri imkansız. O nedenle buna da imkan verilmesi lazım. Özel okul statüsü parası olanın hakkını kullanabileceği gibi bir algı yaratıyor. Parası olmayan hak ve özgürlükten yoksun olacak. Parası olan bu hakkı kullanacak. Bu da adil değil" dedi. Bakan Bekir Bozdağ ise "Biz buna imkan verdik. Bu imkanı bence doğru biçimde yasaya uyumlu şekilde kullanmak lazım. Bence şu anda yasanın öngördüğü şekilde kullanılırsa faydalı olur" diye karşılık verdi.
 
BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ
 
Daha sonra adliyeye geçen Bakan Bozdağ'ı Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ve adliye personeli tarafından karşılandı. Bozdağ, burada yaptığı açıklamada ise Osmanlı döneminde hizmet veren Bölge Adliye Mahkemeleri'nin 2015 yılının Ocak ayından itibaren fiilen hayata geçeceğini söyledi. Bozdağ, şöyle dedi: "Türkiye'de böylece iki dereceli yargılama faaliyete girmiş olacak. Dosyaların ilk derece mahkemesinde karara bağlanmasından sonra, Yargıtay'da geçen zaman dilimi azalmış olacak, bir nevi daha kısa sürede neticelenmesi sağlanmış olacak.
 
OCAK'TA FİİLEN BAŞLIYOR
 
Özel yetkili ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ni kaldırdık. Bölge Adliye Mahkemeleri'nde aynen, Türkiye'nin her tarafında neyse, Diyarbakır'da da aynı olacaktır. Burada da Yargıtay gibi olacak. Burada istinaf başkanı olacak, istinaf başsavcısı olacak, o başsavcılığın emrinde çalışan savcılar olacak. Bugünkü Yargıtay şemasına baktığınızda, Yargıtay başkanı var, bir de Cumhuriyet Başsavcısı var. Dairedeki kişiler Başkanla irtibatlı olarak çalışıyorlar, savcılar da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısıyla çalışıyorlar. Özel yetki ve özel görev yok. Gözaltılar süresinde değişiklik yok."   Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, üzerinde tarihi Ongözlü Köprü, surlar, minare ve çan kulelerinin bulunduğu bir kabartmayı Bozdağ'a hediye etti.

HABERE YORUM KAT