
Boşluk ve Dolduranlar (Murat Hoşgör)
28 Ocak 2012 Cumartesi 13:07Diyarbakır'da bir dükkan sahibi. Ciğerci. Bir gece tek başına gelen müşterisi emniyet müdürü olduğunu söyleyince ''Ben de Valiyim'' diye takılmadan edemiyor ciğerci.
Türkiye'de o ya da bu şekilde herhangi bir makama oturanlar topluma tepeden bakma hastalığına yakalandıkları için ciğercinin, karşısındaki adama inanmaması çok normal. Terörün, devletle halk arasındaki boşluktan beslendiğine inanırım. Devlet halktan koptukça, uzaklaştıkça terör o boşluğu doldurur ve boşluğun büyüklüğü oranında gücünü gösterir. Devletin, halkın güvenliğini sağlayamadığı yerlerde otoritenin terör örgütü olması ve belirli ihtiyaçlarının(para, gıda, insan gücü) giderilmesi karşılığında güvenlik vaat ediyor olması terörün devlet-halk boşluğundan beslendiği savını güçlendirir.
Devlet yıllarca bilinçli bir şekilde halktan el çektirildi. Ve çektirilmeye de devam ediyor. Boşluğu yaratanlarla, boşluğu dolduranların danışıklı bir dövüş içinde olmadığını kim söyleyebilir? Devlet yurtlarının yetersiz kaldığı(bence bırakıldığı) noktada durumu olmayan ailelerin imdadına hızır gibi yetişen yurtların kim tarafından finanse edildiğini, öğrencilerin nasıl bir ideolojik kampa sokulmak istendiğini hepimiz biliyoruz.
İşte girişte bahsettiğim adam devletin bu boşluğu yaratmaması gerektiğinin bilincindeydi. Bisikletine binip sokakta dolaşmak, kasapla, manavla, bakkalla, sohbet etmek derdini dinlemek alışverişini bizzat yapmak önemliydi onun için. Ancak birilerini rahatsız etmiş olmalıydı ki canına göz dikildi. Devletin boşluğuna mahal vermediği için boşluktan beslenenlerin hedefi olmuştu. 2001 yılında bir pusuya düşürülerek öldürüldü. O yıl Diyarbakır'da 101 çocuğa Ali Gaffar ismi koyuldu. Bugün birçok kimsenin dile getiremese de gözden çıkardığı Diyarbakır'da gönülleri fethetmişti Ali Gaffar Okkan.
Batılı devletler Ortadoğu'yu yeniden tasarlamış ve Diyarbakır'a da önemli rol biçmişlerdi. Role göre sivil itaatsizlik konusunda bölgeye örnek olması gereken Diyarbakır, Gaffar Okkan'la beraber belki de daha önce hiç görmedikleri şefkatli ve içten yüzünü görüyordu devletin. Gaffar Okkan sivil itaatsizliğin önündeki büyük engeldi, kaldırıldı. 8 yıl önce katledilen Uğur Mumcu'yu anma törenine gidiyordu. Türkiye'ye araştırmacı gazeteciliğin ne olduğunu öğreten Mumcu, terörün beslendiği uyuşturucunun trafiğini çözmüş ve MOSSAD'ın Barzani ilişkisini açıklamıştı. Kürt hareketinin CIA ve MOSSAD destekli olması durumunda nasıl bağımsız olacağını sorgulamış ve Batı'nın Ortadoğu ki planlarına çomak sokan araştırmaları hedef olmasını sağlamıştı Mumcu'nun. Mumcu'dan geriye yarım dosyalar ve namusunu 19 yıldır temizleyemediği gibi üzerine yeni ayıplar inşa eden bir devlet kaldı.
O devlet ki Kışlalı'yı, Hablemitoğlu'nu, Üçok'u da koruyamadı. Tıpkı Muammer Aksoy'u koruyamadığı gibi. 61 Anayasası'nın önemli adamlarındandı Aksoy. Bu saydığım isimler ve daha niceleri hiç kuşku yok ki topluma önderlik ediyordu. Onlar boşluğa mahal vermeme peşindeydiler hedef oldular. Kalemleri kurşun yedi, yedikçe haklı çıktılar söylediklerinde, yazdıklarında. Umudumuz 11 yaşındaki 101 Ali Gaffar ve ''Uğurlar Olsun''un döküldüğü milyonlarca dudak. ''Unutma Bizi''


SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































































