1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Boşaltılan beldede maden kurnazlığı!
Boşaltılan beldede maden kurnazlığı!

Boşaltılan beldede maden kurnazlığı!

Dicle ilçesinde 1992 yılında boşaltılan Kayaş beldesinde yurttaşlara ait tapulu arazilerde izinsiz maden çıkartıldığı ortaya çıktı.

A+A-

Arazi sahiplerinden Ömer Kahraman adlı yurttaş, tapulu arazilerde kamulaştırılma yapılmadan hukuksuz bir şekilde maden çıkarıldığını belirtti. Kahraman, “Ölmez Doğu Madencilik Şirketi beni kendi tapulu arazime girdiğim için darp etti. Bu adamların arkasında AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve AKP Şırnak milletvekili var” iddiasında bulundu

Diyarbakır'ın Dicle ilçesine bağlı Kayaş beldesinde yurttaşlara ait tapulu arazilerde, maden çıkarılıyor. 2 mahalleden oluşan ve 1992 yılında zorla boşaltılan beldede, kamulaştırma yapılmadan izinsiz bir şekilde kazı yapılıyor. Arazinin 10 varisinden biri olan Ömer Kahraman, kazı ile ilgili gerekli tüm mercilere şikayette bulunduğunu belirtti. Kazı çalışmalarının hukuksuz bir şekilde başlatıldığını belirten Kahraman, devletin kazıya göz yumduğunu ifade ederek, “Eğer Dicle Tapu Kadastro Müdürlüğü bana dedemden kalan ve 1938′den beri vergisi ödenen tapulu arazimizin tapu suretini vermiş olsaydı, mahkeme kararı ile onları oradan atacaktım. Vermediler, çünkü siyasi güç var arkasında” dedi.

'Siyasilerle beraber işgalcilik yaptı'

Beldede bulunan maden ocağının yıllardır herkesin gözdesi olduğunu kaydeden Kahraman, dedesi Mustafa Kahraman'ın maden ocağının bulunduğu araziyi 1938′de tapuladığını ve çocuklarına miras bıraktığını söyledi. Köylerinin henüz belde olmadan muhteşem bir doğaya sahip olduğunu belirten Kahraman, “Köyümüz 1992 yılında insansızlaştırıldı ve göçe tabi tutuldu. Bir insan nasıl doğduğu topraklardan kopabilir, bugün köyümüze gelemiyoruz. Buraya gelen köylümüz korkuyor. Özellikle devlet güçlerinden korkuyor” dedi. Köylülerin tekrar dönüş yaparak bağ ve bahçelerini ekmek istediklerini ifade eden Kahraman, “Ama kimse topraklarımızı geri vermiyor. Köyümüz, doğu ve batı olmak üzere 2 mahalleden oluşuyor. Bu köy gelecekte belki de Kürdistan'ın en değerli parçası olur; çünkü maden var. Bu insanlar bizi buradan zorla kovdular” diye konuştu. Arazi tapusunun yarısının babasına, diğer yarısının amcasına ait olduğunu söyleyen Kahraman, “Ölmez Doğu Madencilik siyasilerle beraber gelerek, hak hukuk dinlemeden işgalci bir şekilde burayı, buranın doğasını katlettiler” dedi.

'Takipsizlik kararı verdi'

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa “e-devlet” yoluyla dilekçe gönderdiğini kaydeden Kahraman, Başbakanlığın ilk dilekçeyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ve Diyarbakır Valiliği'ne gönderdiğini ve hiçbir sonuç alamadıklarını dile getirdi. Kahraman, “Bundan önce Dicle Savcılığı'na başvurdum. Dicle savcısının tayini çıkacaktı ve tabi ki siyasi gücün arkasında takipsizlik kararı verdi. Savcı alanı geldi gördü, tapulu olduğunu da biliyor” diye konuştu.

'Arkalarında Ensarioğlu var'

Kahraman, “Ölmez Doğu Madencilik Şirketi beni kendi tapulu arazime girdiğim için darp etti. Bu adamların arkasında AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ve AKP Şırnak milletvekili var” iddiasında bulundu. Şirketin kendisini ve diğer 8 varisçiyi tanımadığını kaydeden Kahraman, “Sadece, amcam Hüseyin Kahraman'ı yanlarına alıp, diğer varisçilere sormadan topraklarımızı işgal etmişler. Burada orman kanunu var, insanlık diye bir şey yok. Buna devlet göz yumuyor” diye ifade etti.

'Bu ne eşkıyalıktır'

Yetkililere yaptıkları başvurularının sonuçsuz kaldığını öne süren Kahraman, “Bu ülkede arkanda siyasi güç yoksa paran yoksa konuşamayacak mıyız? Sayın Başbakan, orası bizim dedemizden bize kalan bir yer. Senden rica ediyorum, git Sabancı veya Koç'un bir fabrikasını işgal et, getir bana ver. Burası bunları hak etmiyor. Bana ait tapu arazide bir çalışma olacaksa gelip benden izin almak zorundasın” diye konuştu. Kahraman, bazı kamulaştırma ve maden yasalarını hatırlatarak, “2942 sayılı kamulaştırma yasası, 5177 ve 3213 sayılı maden kanununun 46′ncı maddesinde tapulu arazinin sahiplerinden izin alınmadan girilmez. Ancak devlet kanalıyla kamulaştırılırsa kazı başlar. Bu ne eşkıyalıktır. Biz bu ülkede yaşamayalım mı? Oradaki birkaç tilki bir ay önce 100 bin lira para aldılar Sayın Başbakan, sayın halk. Ardından başka bir müteahhit geldi paraları cebine koydu, kimseye bir kuruş vermedi” dedi.

Yapılanların doğa katliamı olduğunu söyleyen Kahraman, her gün 10′dan fazla yük kamyonuna madenlerin yüklenerek, Mersin'e gönderildiğini söyledi. Kahraman, “Buradaki doğa katliamını inceleyin, görün. Diyarbakır sahipsiz değil, orası orman alanı, oksijen alanı harika bir yer. Herkes bir lira için birleşerek her şeyi yapıyor. Korucusu, milletvekillisi birleşiyor ve kimseyi tanımıyorlar, mazlumun hakkı bitmiş burada. Yazıktır, el atın, sessiz kalmayın” dedi.

'2007 yılından beri maden çıkarılıyor'

Konuya ilişkin görüştüğümüz Ölmez Doğu Madencilik Şirketi'nin sahibi Ömer Yıldız, bahsi geçen arazinin boşaltılan köy alanı içerisinde olmadığını iddia ederek, Ömer Kahraman'ın daha önce de maden alanına gelerek işçilere saldırdığını öne sürdü. Yıldız, 2007 yılından bu yana arazide maden çıkarıldığını belirterek, o alanın tapusu olmayan bir alan ve orman arazisi olduğunu iddia etti. Yıldız, devletten orman arazileri kapsamında gerekli yasal izinleri ve belgeleri aldıklarını ileri sürdü.

HABERE YORUM KAT