1. HABERLER

  2. TANITIM VE KÜLTÜR

  3. Bölgenin kalkınması demek ülkenin kalkınması demektir
Bölgenin kalkınması demek ülkenin kalkınması demektir

Bölgenin kalkınması demek ülkenin kalkınması demektir

Yeraltı zenginlikler ve yerüstü zenginlikler tarih, kültür, manevi değerler toprak, su tüm değerlerin birleştiği ve buluştuğu topraklar üzerinde farklı zengin kültürler oluşmuştur. Bu zenginlikler ülkenin zenginliği demektir.

A+A-

Birçok bedellerin ödendiği süreç sıkıntılı ve çok zor geçiyor, geçecek. Kazanan kimse olmadı ama ülke kazanacak.

Herkesin kendisine pay çıkarma yarışına girdiği bu dönemde açıklama yapan yapana. Somut olarak ortaya konulan bir şey yok. Top yekûn ülkenin doğusunun, batısının hep beraber sahiplenmesi gereken dönemleri yaşıyoruz.

Yazılan çizilen çok. Pratikte yapılması gerekenler yapılmalı. Süreçten nemalanmak isteyenler ve bu gelişmelerden dolayı malzemelerinin biteceklerini görenler, feryatlar etmekte ellerinde, eteklerinde ne varsa dökmekteler. Aslında bunun ortaya çıkması çok iyi olmakta. Kimin ne düşündüğü ülkenin 30 senedir ödediği maddi, manevi bedellerin müsebbibi kimlerin oldukları bir bir ortaya çıkmaktadır.

Bu süreçte fedakârlık yapan, katkı sunan herkes biliyor ki; bu zenginliğin hesaplarını yapan içten ve dıştan herkesin hesabı ters tepecektir.Tüm ülke insanının üzerine düşen görev bundan sonra başlıyor. Bölgenin kalkınması demek ülkenin kalkınması demektir. Tarım alanlarının ekilmesi, meraların açılması, hayvancılığın eski günlerine dönmesi, mermer yataklarının kapasitesinin artırılması, sanayinin gelişmesi, komşu ülkelerle sınır ticaretinin artırılması, turizm potansiyeli, inanç turizminin getirisi bölgede adeta patlama yapacak inancındayım.

Bu sürecin siyasi boyutunun yanında ekonomik, sosyal ve psikolojik yönünü de ele almak gerekir. Bu süreç entegre bir boyut içinde ele alınmalıdır. Bölgedeki ekonomik sıkıntı giderilmeli. Yüzde 60 genç nüfusa sahip bölgemizin istihdamla ilgili projelerin yapılması, psikolojik bir travma yaşayan insanların psikolojilerinin düzelmesi için çalışmalar yapılması, sosyolojik olarak ta hep olaylara maruz kalan bölgemizin sosyal projelerle iyileştirilmesi gerekmektedir.

Bu konuda olması gerekeni herkesin paylaşması gerekmektedir. Hiçbir şey yapamıyorlarsa evlerine, işyerlerine beyaz bayrak veya beyaz herhangi bir şey assınlar. Erkeler beyaz kravat, bayanlar beyaz fular veya herkes beyaz kurdele takmalı. Bu tepkiler meclisten başlarsa inanın damlalar göl olur. Bunlara katkı sunmayanlar kendilerini ortaya koyacaklardır. Geçmişte temiz toplum, temiz siyaset diye yola çıkılan, protesto fikir babası olduğum 'Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık' eylemi bu şekilde başladı. Biz ne yapalım diye? Sordular. Lambaları kapatalım dedim ve Türkiye'nin gelmiş geçmiş en katılımcı ve en etkin eylemi oldu ve bizden çıktı. İnanmak başarının yarısıdır.

Hz. İbrahim ateşe atıldığında küçük bir kuş ateşi söndürmek için ağzıyla su taşıyıp ateşi söndürmeye çalışıyormuş. Kendisine küçücük su damlalarıyla ateşi söndüremesin! Ne yapıyorsun? denildiğinde ben üzerime düşeni yapıyorum demiş. Bu mesaj herkese büyük anlam kazandırmalı. Biz bu süreçte üzerimize düşeni yapalım. Gerisini hep beraber görelim. 
                                                                                                  

 

HABERE YORUM KAT