1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bölgenin çevre sorunları masaya yatırıldı
Bölgenin çevre sorunları masaya yatırıldı

Bölgenin çevre sorunları masaya yatırıldı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Çevre Sorunları Çalıştayı'na katılan Belediye Eş Başkanımız Gültan Kışanak, çevre konusunda bölgesel ve yerel ölçekte üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini açıkladı.

A+A-
Kışanak, Dicle nehrinin 2013 yılında dere statüsüne alınarak her türlü işgale açık hale getirildiğini bildirdi.
 
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Çevre Sorunları Çalıştay'na katılan Belediye Eş Başkanımız Gültan Kışanak, çevre konusunda bölgesel ve yerel ölçekte üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini açıkladı. Kışanak, Dicle nehrinin 2013 yılında dere statüsüne alınarak her türlü işgale açık hale getirildiğini kaydetti.
 
Dicle Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin (DÜÇAM) düzenlediği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyemizin, Valiliğin, Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın ve DİÇEV'in desteklediği “Güneydoğu Anadolu Bölgesi Çevre Sorunları Çalıştayı”  bugün başladı.
 
Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi'nde yapılan çalıştaya, Eş Başkanımız Gültan Kışanak, Genel Sekreterimiz Fethi Suvari, DİSKİ Genel Müdürümüz Zülküf Karatekin, Çevre Koruma Daire Başkanımız Deniz Kıraç, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A.Jale Saraç, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Kemal Dağ, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, DÜÇAM Müdürü Prof. Dr. Kemal Güven, çok sayıda akademisyen ve dinleyici katıldı.
 
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan DÜÇAM Müdürü Prof. Kemal Güven, DÜÇAM'ın tarihçesine değinerek, kurumun faaliyetlerinin neler olduğunu anlattı. Küresel ısınmayla birlikte yaşanan doğa tahribatlarına dikkat çeken Güven, önlem alınması konusunda herkesi duyarlı olmaya çağırdı. Bölgenin jeopolitik durumuna ve tarihsel geçmişine de değinen Güven, bölgenin dünyanın en büyük tahıl deposu olduğunu hatırlattı ve bu önemin devam etmesi için çevre sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan yasal düzenlemelerle atıkların bertaraf edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Güven, insanlarda çevre bilincinin oluşturulması gerektiğini sözlerine ekledi.
 
'Temiz hava istasyonu kurulacak'
 
DÜÇAM'ı tanıtan slayt gösterisiyle devam eden çalıştay, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Kemal Dağ'ın konuşmasıyla sürdü. İki gün boyunca devam edecek çalıştayda çıkacak sonuçlara göre hareket edeceklerini belirten Dağ, hava ve su kirliliğini önlemek için on-line sistem kurduklarını ve sistemi daha fazla genişletmeyi düşündüklerini söyledi. Diyarbakır'da temiz hava istasyonu kuracaklarını bildiren Dağ, bu istasyonla bölgedeki hava kirliliğini ölçebileceklerini belirtti.
 
Saraç: Doğa hoyratça kullanılıyor
 
Ardından konuşan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Jale Saraç ise insanoğlunun kendini tabiatın sahibi sanarak çevreyi ve doğayı hoyratça kullandığını söyleyerek, “Türkiye sahip olduğu ekosistemle biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Bölgemize baktığımızda ise sahip olduğu özellikler ile adeta küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Bu zenginliklerin korunarak gelecek nesillere aktarılması başta hepimizin en önemli görevidir” dedi. 
 
Kışanak: Yerel ölçekte sorumluluklarımızı yerine getireceğiz
 
Çevre ile ilgili yaşanan sorunların zamana bırakılamayacağını ve ötelenemeyeceğini vurgulayan Belediye Eş Başkanımız Gültan Kışanak da açılış konuşmasında küresel ısınma, iklim değişikliği ve ozon tabakasının delinmesi nedeniyle dünyanın artık çevre konusunda yanlışları taşıyamadığını söyledi. Bütün yanlışlara son vermenin zamanının geldiğini kaydeden Kışanak, bölgesel ve yerel ölçekte kendi üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerini belirtti.
 
Bulundukları çağda temel hak ve özgürlüklerden bahsedildiğini aktaran Kışanak, en temel haklardan birinin de sürdürebilir çevre hakkı olduğunun altını çizdi.
 
“Yaptığımız yanlışların eksikliklerin başkalarının hakkını gasp ettiğini düşünerek hareket etmemiz gerekiyor. Çünkü sürdürebilir bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır” diyen Kışanak, kentte 1 milyon 600 bin kişinin yaşadığını ve nüfusun hızla arttığını dile getirdi. Kışanak, daha önce kentin sadece Suriçi'nden ibaret olduğunu, şu an karşılarında devasa bir kentin bulunduğunu ve kentin bu kadar hızlı büyümesinin farklı nedenleri olduğunu kaydetti.
 
'Sağlıklı kentler hedefliyoruz'
 
Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Herkesin hayali daha büyük kalabalık kentler; ama kentler büyüdükçe bizim nefes alma alanlarımız daralıyor. Tarım ve orman alanları azalıyor, çevre sorunları artıyor. Diyarbakır coğrafya olarak sürdürebilir yaşam alanları kurma imkânlarına sahip bir kenttir. Yerel yönetimler olarak önümüze bu perspektifle bakacağımızı belirtmek istiyorum. Diyarbakır'ı yaşam standartları yüksek, sağlıklı kentleşme politikalarıyla kendisini örgütlemiş bir kent olmasının gayreti içerisinde olacağız”
 
'Eğil Arıtma Tesisi açılacak'
 
Belediye olarak her yıl toplam 75 milyon metreküp temiz suyu şehrin kullanımına arıtarak verdiklerini ifade eden Kışanak, bunun oldukça büyük bir rakam olduğunu ve suyun doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Verilen temiz suyun aynı zamanda kirli su olarak geri dönüşünün olduğunu aktaran Kışanak,  “İleri biyolojik arıtma tesisimiz bitmek üzere. Tesisimizde kirli suyu arıtarak, doğaya iade edeceğiz. 13 dış ilçemiz var, bu ilçelerin hiç birinde arıtma tesisi yok. Bu çok büyük bir problem, ciddi bir su kirliliğidir.
 
Çünkü bu kirli sular doğaya bırakılıyor. Bu konuda aciliyet arz eden Eğil'deki arıtma tesisidir. Çünkü orada kirli sular barajlara aktarılıyor. Baraj suyu içme suyu olarak da kullanılıyor.  Bu konuyla ilgili proje tamamlandı, sadece bir yer tahsis sorunu ile küçük bir gecikmesi var. Bu sorunu çözüp Eğil'deki arıtma tesisimizi kullanıma açacağız. Tüm ilçelerde 5 yıl içinde arıtma tesislerini oluşturacağız” diye konuştu.
 
'Dicle'ye nehir denilmezse kıyı işgale açık olur'
 
Dicle Nehri'nin hayatın kaynağı olduğunu belirten Kışanak, nehrin insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. 2013 yılında yayınlanan genelgeyle nehrin dere statüsüne alındığına dikkat çeken Kışanak, sözlerine şöyle devam etti: “Bismil'e kadar olan kısım yoğun kentleşme baskısı altındadır. Eğer nehir denilmezse kıyı kenar hakkı olmaz, kıyı kenar hakkı olmazsa da nehir son noktasına kadar işgale açık olur. Şu anda da yaşadığımız durum budur. Biz nehrimizin iade edilmesini istiyoruz. Çıkış kaynağından itibaren bu nehir kutsal bir nehirdir.
 
Dicle Nehri hakları korunması gereken bir nehirdir. Bugün burada hep beraber tartışarak bu konuda nehrimizi tekrar eski değerine kavuşturmamız gerekir. İnsanlığın çıkışına ev sahipliği yapmış, uygarlıkların var olmasını sağlamış olan bu nehri yok olmaya terk edemeyiz. Çevre ile ilgili tüm bileşenler buradayken dere statüsünden çıkartılması gerekir. Bunun için Dicle Nehri'nin haklarını koruyan bir master planı oluşturmalıyız”
 
Arzu: Tartışmalar önemli
 
Çalıştayın geç kalınmış bir organizasyon olduğunu söyleyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu da, bilim insanlarının tartışmalarından çıkacak olan sonuçların kendileri için ders niteliğinde olacağını bildirdi. Bakanlık olarak çevre ve tarıma önem vermek için sürekli eğitimler düzenlediklerini aktaran Arzu, eğitim çalışmalarına web ve Tarım TV'de de yer verdiklerini ifade etti. Türkiye'de toprak ve su kirliliğini ölçen 25 mobil istasyonun bulunduğunu dile getiren Arzu, bu mobil istasyonları dan birinin de Diyarbakır'da hizmet verdiğini sözlerine ekledi.
 
Çevre konusunda herkesin duyarlı olması gerektiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy da, çevre kirliliğinin büyüyen kentleşme ve sanayileşmeyle yaşandığını söyledi.
 
Kendi görevlerinin gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir çevre bırakmak olduğunu vurgulayan Aksoy, “Çevre ile ilgili duyarlılık sadece devlet ve yerel yönetimlerden beklenmemelidir. Bu konuda herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir” diye konuştu. Çevre sorununun lokal bir sorun olmadığına dikkat çeken Aksoy, küçük bir yerde yaşanan çevre tahribatının tüm dünyayı etkilediğini sözlerine ekledi. İki gün sürecek çalıştayda, 5 oturum yapılacak. Oturumlarda, “Dicle Fırat Havzası”, “Kentleşme ve Çevre Koruma”, “Geri Dönüşüm”, “Doğal Kaynaklar ve Çevre Koruma” konularında çok sayıda akademisyen sunum yapacak.  
 
 
(Diyarinsesi.org BB)
 

HABERE YORUM KAT