1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bölge Baroları saldırıyı kınadı
Bölge Baroları saldırıyı kınadı

Bölge Baroları saldırıyı kınadı

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki barolar yaptıkları ortak açıklama ile Diyarbakır’da polis aracına yönelik bomba yüklü araçla yapılan saldırıyı kınadı.

A+A-

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Diyarbakır, Hakkari, Kars-Ardahan, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Şanlıurfa baroları, Diyarbakır’da polis aracına yönelik bomba yüklü araçla yaptığı saldırıyı kınadı. Bölge barolarının ortak yaptığı yazılı açıklamada, şöyle denildi:
 
“Diyarbakır ili Bağlar İlçesi Batıkent Meydanı'nda 10.05.2016 tarihinde polis servis aracının geçişi sırasında bomba yüklü bir aracın uzaktan kumanda ile infilak ettirilmesiyle bir saldırı gerçekleşti. Valiliğin resmi açıklamalarına göre bu saldırıda 3 vatandaşımız ölmüş, 12'si polis olmak üzere 45 kişi de yaralanmıştır. Bölge barolarının bu ve benzer saldırılar karşısındaki tavrı tüm kamuoyunca bilinmektedir.

Aynı görüşlerimiz doğrultusunda bu saldırıyı da şiddetle kınıyor, ölen vatandaşlarımıza rahmet yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Bu vesileyle aşağıdaki görüşlerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Şehirlerimizde sokaklara ve sivil yerleşim alanlarına aylarca yansıyan çatışma ve operasyonlar, telafisi imkansız insani, ekonomik, sosyolojik, tarihi ve hukuki büyük tahribatlara neden oldu. Şimdiye kadarki tüm uyarılarımıza rağmen, taraflarca ısrarla yürütülen çatışma, operasyon ve güvenlikçi politikalar sonucu meydana gelen, ölümlerden, yıkımlardan ve mevcut atmosferden son derece endişeliyiz. Herkesin şunu bir daha bilmesi gerekir ki; Türkiye de Kürt sorunu diye bilinen sorun, ne çatışmalarla, ne polis noktalarına bomba yüklü araç saldırılarıyla, ne şehir merkezlerine tank sokarak kentleri tahrip etmekle, ne de son zamanlarda olduğu gibi siyasi parti temsilcilerini gözaltına alıp tutuklamalara girişmekle çözülemez.

Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere demokratik ve siyasi alanı daraltan her eylem ve işlem, daha çok kan ve gözyaşının akması demektir. Türkiye'de Kürt sorunun çözüm adresi TBMM'dir. Çözümün reçetesi siyaset ve müzakeredir. Demokratik ve özgürlükçü siyaset harici her yol ülkeyi çıkmaza götürür. Bu bağlamda hükümete çağrımız da şudur: Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarına, siyasi parti temsilcilerine ve özellikle de DBP'ye yönelik adli ve idari soruşturmalar siyasete alet edilmemeli, keyfi gözaltı ve tutuklamalara derhal son verilmelidir”

(Engin Öztürk)

HABERE YORUM KAT