1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. "Bizi sokaklara inmeye zorlamayın''
"Bizi sokaklara inmeye zorlamayın''

"Bizi sokaklara inmeye zorlamayın''

DİYARBAKIR - Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Süzen, haklarını istediklerini ve korucuların önünde duramadıklarını belirterek, "Bizi sokaklara inmeye, başkaldırmaya ve isyan etmeye zorlamayın. Bu ülkemizin menfaatine olmayacaktır" dedi.

A+A-
Doğu ve Güneydoğu'daki 22 korucu derneği tarafından, korucuların kaçırılması, öldürülmesi ve çözüm sürecine ilişkin ortak basın açıklaması yapıldı.
 
Diyarbakır Şehit Aileleri ile İnsan Hakları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (YURT-SAV) binasında yapılan açıklamada konuşan Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Süzen, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sürecin başladığı günden bu yana 11 korucunun öldürüldüğünü ve 3 korucunun da PKK'nın elinde bulunduğunu belirten Süzen, sürecin başından beri gövdelerini taşın altına koyduklarını, ancak bunları hak etmediklerini ifade etti. Devlet büyüklerine seslendiklerini kaydeden Süzen, PKK'nın elinde bulunan korucuların derhal sağlam bir şekilde ailelerine teslim edilmesini istediklerini dile getirdi.
 
"DEĞERLERİMİZ AYAKLAR ALTINA ALINDI"
 
İnsan hayatının söz konusu olduğu bir yerde diğer demokratik haklardan bahsetmenin mümkün olmadığını anlatan Süzen, "Bir taraftan korucularımız şehit edilip, kaçırılırken, birilerinin özgürlük ve insan hakları adı altında sokaklara dökülmesini kabul etmiyoruz. Eğer insan hakkı varsa korucularımızın en doğal hakkı olan yaşam haklarının ellerinden alınmasına hükümetin sessiz kalmamasını bekliyoruz. Bütün arkadaşlarımız 30 yıl görev yapmanın verdiği bıkkınlık, terk edilmişlik ve kaderi ile baş başa bırakılmışlık artık camiamızı canından bezdirmiştir.
 
Bizlerin uğrunda öldüğü değerler vardı. Bu değerler için öldüğümüzde vatan sağ olsun diyorduk. Bugün geldiğimiz noktada uğruna canlarımızı verdiğimiz değerler ayaklar altına alınıyor. Diyarbakır'da bayrağımız indiriliyor. Biz artık ölürsek pisi pisi gittiğimizi düşünüyoruz. Böyle bir ortamda artık 'Vatan sağ olsun diyebilecek miyiz?' bu konuya düşünme noktasına geldik. Biz terk edilmiş, yetim ve üvey evlat muamelesi gören bir camia olarak kendimiz görüyoruz" diye konuştu.
 
"SİLAHLARIMIZI DERHAL TESLİM EDERİZ"
 
Herkesin yaptığı işin bir faturasının olduğu bilinci ile hareket etmesi gerektiğini de anlatan Süzen, şunları kaydetti:
 
"Korucular sürece uyuyorsa ancak PKK, BDP ve siyasi uzantıları uymuyorsa ve buna rağmen yetkililer hala onları muhatap alıp, bizimle görüşmüyorsa bu bizi küçük düşürmek, aşağılamak, rencide etmektir. Biz yetkililerimizin bu yanlış yoldan derhal dönmelerini istiyoruz. Çünkü yarın öbür gün çözüm sürecinin arzu etmediğimiz halde başarısızlıkla sonuçlanması halinde bu kaderine terk edilmiş camianın mensupları olarak bizler, evlatlarımızın tekrar vatan savunmasında yer almayacaklarını büyüklerimize deklare ediyoruz.
 
Çözüm süreci başladığında BDP milletvekillerinin, akil insanların, Avrupa Birliği'nin ve bazı AK Parti milletvekillerinin 'koruculuk kaldırılsın' fikrinde ve hevesinde olanlara da buradan tekrar sesleniyoruz. Bizim silahımızı siz vermediniz, bizden de siz alamazsınız. Biz bu soğuk demir parçasıyla yaşamak mecburiyetinde kalmak istemiyoruz. Devletimiz yarın sabah 'Korucu arkadaşlar görev süreniz dolmuştur, silahlarınızı getirin' dediği anda silahlarımızı derhal teslim edeceğiz."
 
"KORUCU BU BÖLGENİN SİGORTASIDIR"
 
Hükümetin aileleri ile birlikte yaklaşık 1 milyon kişiyi bulan korucu camiası ile görüşmesini isteyen Süzen, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
 
"Aksi takdirde istemediğimiz, arzu etmediğimiz halde korucu camiasının sokağa dökülmemesini önünde set oluşturamıyoruz. Onları teskin edemiyoruz. Artık bizim sözümüzü de dinlemeyecek noktaya geldiler. BDP'nin, HDP'nin, PKK'nın ve siyasi uzantılarının korucu camiasını zor durumda bırakmak için sokaklara çekmek gayretine maalesef uyma zorunda bırakıldık.
 
Buradan devlet büyüklerine sesleniyorum. Sizden merhamet ve şefkat dilenmiyoruz. Haklarımızın 30 yıl sonra iadesini talep ediyoruz. Bizi sokaklara inmeye, başkaldırmaya, isyan etmeye mecbur bırakmayın. Bu ülkemizin lehine menfaatine olmayacaktır. Korucu bu bölgenin sigortasıdır, şah damarıdır. Bu damar kesilir sigorta patlarsa bu ülkenin akıbeti belirsizliğe sürünür."
 
(MP-YRT-AŞ-Y)
 
Bu haber toplam 3913 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT