1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. “Bizden sonra gelenler silaha sarılır diye korkuyoruz”
“Bizden sonra gelenler silaha sarılır diye korkuyoruz”

“Bizden sonra gelenler silaha sarılır diye korkuyoruz”

Başbakan Yardımcısı Arınç ve Bakanlar Eker ile Yılmaz Diyarbakır'da. Arınç çözüm sürecini bitirmek istemekteki amaçlarını şu sözlerle açıkladı:

A+A-
Diyarbakır'da baraj ve sulama kanallarının temel atma törenleri için geldiği Diyarbakır'da AKP olarak çözüm sürecimi tamamlamakta ısrar ettiklerini söyledi.
 
Arınç çözüm süreci tamamlanmaması halinde parti olarak yaşadıkları korkuyu ise “Süreci sona erdirmezsek bizden sonra gelenler erdiremez. Bizden sonra gelenler silaha sarılır diye endişe ediyoruz” sözleriyle açıkladı. Arınç, Yılmaz ve Eker Bismil'de Akralarını dönen HDP'liler tarafından protesto edildi.
 
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile AKP Diyarbakır birinci sıra milletvekili adayı ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte, Ergani ve Çermik Kale Barajları ve Kıralkızı - Dicle Cazibe Sulaması 4.  Kısım Şebeke İnşaatı Kuruçay ve  Başlar Barajları temel atma törenlerine katılmak üzere dün Diyarbakır'a geldi. Arınç, havaalanında Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, AKP'li adaylar ve bir grup partili ve tarafından karşılandıktan sonra temel atma törenleri için önce Ergani, ardından da Bismil ilçelerine gitti.
 
 
Devlet Su İşleri tarafından yapılıp, Çermik'te 126 bin 270, Ergani'de de 16 bin 750 dönüm araziyi suya kavuşturacak olan Çermik Kale ve Ergani barajlarının kısa süre içinde tamamlanacağını ve hizmete alınacaklarını ümit ettiğini belirten Başbakan Yardımcısı Arınç, seçim yaklaştığı halde propaganda yapmak yerine hizmete devam ettiklerini savundu.
Seçim arifesinde temel atma töreni yapmalarının nedeninin propaganda değil sadece hizmeti çabuk sunmak olduğunu da ileri süren Arınç, yaptıklarının seçim yatırımı değil bölge halkına hizmet olduğunu kaydetti.
 
 
DSİ'nin bu önemli yatırımlarının gecikmemesi için seçim arifesinde temel atma töreni yaptıklarına dikkat çeken Arınç, bunun seçim yatırımı olmadığını, Ergani, Çermik ve bölgeye verdikleri önemin göstergesi olduğunu aktardı. Beraberindeki bakanlar Eker ve Yılmaz'ın da tören alanında olduğunu anlatan Arınç, Eker gibi Yılmaz'ın da bölgenin evladı olduğunu belirterek şöyle dedi:
 
 
“Sayın bakanımız Mehdi Eker, bir yıllardan beri hükümetlerimizin en önemli bakanlığı görevinde bulunuyor. Türkiye'de tarım çok önemli. Sadece Türkiye değil dünya da muhtaçtır tarıma. Evet sanayileşmeliyiz, Türkiye büyümeli, ancak büyümenin bir yanı da tarımın bereketli olması ve tarımsal sanayiye önem verilmesi olmalıdır. Bakanımız hem Türkiye hem de bölgesini layıkıyla temsil ediyor. Önümüzdeki seçimler benim de, onun da bir ara verme önemidir. Partimizin tüzüğü böyle.
 
 
Gelecek arkadaşlar da en az Mehdi Bey kadar başarılı olacaktır. Sayın bakanımız yılmaz da Diyarbakır'da liste başı olarak seçimlere giriyor. Türkiye'de yapılan tüm yatırımlar, o yatırımların kaynağı ve bütçesinin hazırlanması sayın Yılmaz'a aittir. Burada baraj yapılıyorsa bunun programa konması ve kaynağın bütçeden alınması Cevdet Bey'in işidir. Onun da adaylığı hayırlı olsun”.
 
 
Konuşmasında AKP yatırımları sayesinde bölgeye yatırımların geldiği savunmasını sık sık tekrar eden Başbakan Yardımcısı Arınç, bu barajlar ve benzeri yatırımların da kendileri sayesinde olduğunu söyledi. Kendilerinden önce de bazı işler yapıldığını ancak bunların “tek tük” olduğunu dile getiren Arınç, 60 yılda 6 baraj yapıldıysa, kendilerinin son 10 yılda yaptıklarının bile bunun 10 mislinden fazla olduğunu iddia etti.
 
 
Geçmişte bu bölgede en çok çekilen sıkıntının, ekonomik geri kalmışlık olduğunu ifade eden Arınç “Bu bölge halkı bilerek ve kasten fakirliğe ve yoksulluğa mahkum edilmişti. Yıllardır kendisini Kürt hissettiği gerçeğini geçmiş dönemlerde hükümetler ve yönetimler reddediyordu, inkar ediyordu. Onları asimile etmeye çalışıyordu. Gerçek kimliğini saklamaya mecbur hissediyorlar insanlar. Üç dönem üst üste sizin sayenizde hükümet olma imkanı bulduk” diye konuştu.
 
 
Halka verdikleri sözler arasında hizmet dışında dürüst ve ilkeli olmanın da bulunduğunu kaydeden Arınç “Hizmetle ilgili olarak başta Diyarbakır olmak üzere bölgeye katrilyonluk yatırımlar yaptık. İkinci verdiğimiz söz de, dürüst olacağız, ilkeli olacağız, cesur olacağız dedik. Geçmiş dönemlerde hükümetleri darbe ile devirenler vardı. Muhtıracılar vardı. Kaşını çattığında hükümetler istifa ediyordu. Daha partiyi kurduğumuz gün söz verdik. Milletten aldığımız emaneti sokakta bırakmayız. Ölürüz, millete hizmet sözünden vazgeçmeyiz dedik. Bu nedenle darbeciler, cuntacılar toplarıyla tüfekleri ile bu hükümeti deviremediler. Kapatmaya çalıştılar, yapamadılar.
 
 
Ne 27 Nisan bildirisinin karşısında korktuk ne de başka bir olay karşısında. Millet cesaretimizi ve kararlılığımız gördü. O yüzden sandığa giden iki kişinin oyunu alacak kadar oyumuzu yükselttik. Bugüne kadar hiçbir hükümetin yapmadığı, yapmayı düşünemediği çözüm sürecine sahip çıktık. Sadece silah, asker, polisle teröre karşı mücadele vardı. Bunlar yapıldı ama terör bitmedi. Terörü ortaya çıkaran sebeplere inmemiz ve bunlar üzerinde çalışmamız gerekiyordu. Bir siyasi çözüme ihtiyaç vardı.
 
 
Buna başarı ile ulaşabilirsek artık anneler ağlamayacak, şehit cenazeleri gelmeyecek, birbirine düşman olan insanlar dost olacaklar. Siyaset yapmak istiyorlarsa siyaset, toplum hayatına katılmak istiyorlarsa, toplum hayatına katılacaktı. İktidardan düşmeyi göze aldık. Çözüm süreci, demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesini uygulamada kararlı olduk. 2003 yılından bu yana artık cenazeler gelmiyor, insanlar huzurun ve barışın tadına varıyorlar. Dağlar yeniden şenleniyor, terk edenler köylerine dönmeye başlıyorlar” ifadelerini kullandı.
 
 
Başbakan Yardımcısı Arınç, çözüm süreci ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yürüttükleri sürece rağmen halen de  terör kalıntılarının olduğunu ileri süren Arınç, 6-8 Ekim olaylarındaki gibi hala da halkı korkutarak, menfaat sağlamaya çalışanların bulunduğunu iddia etti. Bu gibi olaylara karşın genel olarak halkın çözüm sürecini kabul ettiğini ve hükümete de bu konuda en büyük desteği verdiğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
 
 
“AKP hükümetleri olarak ülkemizdeki kardeş kavgasının sona erdirmekte kararlıyız. Dağlarda tekrar huzur ve barışın egemen olması istiyoruz. Bunun için çok üzülüyoruz. Bazen çok isyan ettiğimiz de oluyor. Ama bunu sona erdirmeksek bizden sonra kimse bunu yapamaz. Bizden sonra gelenler tekrar silaha sarılır diye endişe ediyoruz. Değerli kardeşlerim terörün hakim olduğu yıllarda bu yatırımlara çok karşı çıktılar. Baraj yapımlarına çok karşı çıktılar. Hala karşı çıkmaya alışıyorlar. Silvan da, Yüksekova'da nelerle uğraşıyoruz. İş makinelerini yakıyorlar, müteahhitleri kaçırıyorlar.
 
 
Ama mücadele ediyoruz. Bu barajların su dolması ile geçim standardının artacağını biliyoruz. Yollara havaalanlarına karşı çıkıyorlar, yapıyoruz. Batıda en güzel hastane neyse Güneydoğu'da da aynısını yapıyoruz ki ayrım olmasın. Bölgeler arasında farklılık olmasın diye koşuyoruz. Kıyafetteki ayrımcılığı, inançtaki ayrımcılığı kaldırdık. Kucaklaştık. Bir ve beraber olduk. Bugün ülkemizde insanlar kendilerini kimlileri ile ifade edebiliyorlar. Kendi dillerini rahatlıkla konuşabiliyorlar. Cezaevlerinde bile bir annenin oğluyla Kürtçe konuşmasına yasak getirilmişti. Diyarbakır cezaevinde yaşanan acı olayları da anımsatmak istemiyorum.
 
 
Biz inkarları ortadan kaldırdık. 'Biz kardeşiz. Huzur ve barış içerisinde yaşayacağız' dedik. Siz de güvendiniz ve bize destek verdiniz. Bu iyi gidişin sürmesi ve sürecin nihayete erdirilmesi için mevcut hükümetin iş başında ve daha güçlü olması gerekiyor. Kimsenin siyasi tercihine engel olacak değiliz. Oyunuza karışmayız. Ancak Türkiye'deki bu gidişi engellemek isteyenler bugüne kadar kendi aralarında siyaset mühendisliği yaptılar. Ne yapsak da bu iktidarın gidişini sağlasak dediler. Bu kez proje daha büyük. Şimdi mevcut partilerden birini ya da bir kaçını daha da güçlendirmek için AKP'nin gücünü azaltmak istiyorlar. Bu tuzaklara millet bugüne kadar düşmedi, bundan sonra da düşmeyecek.
 
 
Bölgedeki kalkınmanın artarak devam etmesi, OSB'deki yatırımların artması, tarımdaki verimliğin güçlenmesi, ulaşımın daha iyi olması, halkın zenginlik içinde yaşaması siyasi ve ekonomik istikrarın devamına bağlıdır. Mertçe ortaya çık ve ben iktidara talibim de. Millet bana yüzde 45-50 oy verecek de. Millet sana inanırsa gel başımızın üstünde yerin var. Ama siz yüzde 10'ları, 15'leri hedefleyip, koalisyon kurarız diyorsunuz. Bu yanlışlar geçmişteki koalisyon iktidarları döneminde oldu. Son 3 partili dönemi hatırlayın.
 
22 bankayı batıranlar. Milletin sırtına 44 katrilyonluk bedel ödetmişlerdi. Yeni işsizler ordusu ortaya çıkmıştı. Biz böyle bir enkazın üzerine geldik. ve çukurdan aldığımız Türkiye'yi dağın tepesine koyduk. Bu istikrarı kolay bulmadık. Kolay harcayacak da değiliz. Gidişatı görüyorsunuz. Biz de bunun için buradayız. Yapılan işler yarıda kalmasın. Birileri gelip bu işlerden vazgeçtik artık eski günlere geleceğiz demesin. Sandık başına gittiğinizde oylarınızı milletin geleceğine, ülkenin geleceğine, gençlerin ve çocukların geleceğine kullanacağınıza inanıyorum”
 
 
Arınç'tan sonra konuşan Bakan Eker ise partilerini kurduklarından bu yana her yere ayrım yapmadan hizmet götürdüklerini söyledi. Bölgeye ise geçmişte az yatırım yapıldığı için pozitif ayrımcılığa tabi tuttuklarını da savunan Bakan Eker şöyle devam etti:
 
 
“Bu bölgeye fazla yatırım ödeneği aktarıldı. Bu bölgede insanlığın yeryüzünden toplu yaşama geçmeye başladığı tarihten bu yana tarım yapılıyor. Şimdi şurada Çayönü var. Hilar Mağaraları var. İnsanlığın ilk yerleştiği yerlerden biri. Bu bölge buğdayın ve tarımın anavatanı. Ama bu tarımı daha bereketli kılmak iki yılda bir ürün almak yerine bir yılda iki ürün almak bu yatırımlarla mümkün olacak.
 
 
Çünkü su geliyor, sulama geliyor. Bununla birlikte bereket ve hayat geliyor. Değerli kardeşlerim Diyarbakır'da bugüne kadar 2,9 milyar Türk lirası yatırım yapıldı sulama ile ilgili. Ergani Barajı 16 bin 750 dönüm, Çermik Kale Barajı 126 bin 270 bin dönüm. Önemli çünkü bu bölgede daha fazla üretim ve beraberinde bolluk ve bereket getirecek. Yollar yatırımlar yapıyoruz.
 
 
Eğitimle, sağlıkla, enerji ile tarımla birçok sahada birçok teşvik birçok destek ve yeni proje hayata geçirdik. Huzurun olmadığı yerde bu yatırımlar insanların gönlünde yeteri kadar heyecan uyandırmıyor. Barışın olmadığı, kavganın olduğu, saldırının, terörün olduğu, insanların başka düşüncelere tahammülünün olmadığı yerlerde bu yatırımlar da yeteri kadar etki meydana getirmiyor. Yani daha fazla refah ve gelir artışı maalesef olmuyor” dedi.
 
 
AKP'nin huzuru getirmek içir çaba içinde olduğunu ifade eden Eker, bu nedenle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2005 yılında yaptığı konuşma ile çözüm sürecini Diyarbakır'da başlattığını ifade etti. Eker şöyle devam etti:
 
 
“Süreçte çok adımlar atıldı. Çok mesafe kat edildi. İnsanların annelerinin dilini konuşamadığı insanların kendi evlatlarına istedikleri isimleri koyamadıkları bir ortamdan Türkiye bugün çok daha büyük mesafeler kat etmiş noktaya geldi. Ancak kardeşlerim herkes maalesef barıştan yana değil. Kavgadan, çatışmadan beslenenler var.
 
 
Onların baskıları ve insanlar üzerinde tahammülsüzlüğü var. Hükümetimizin barış inşa etme sürecinde engellenmesi yönünde biz son üç yıl içerisinde bir çok saldırı ile birçok tuzak ile birçok provokasyonla karşı karşıya geldik. Şimdi hemşerilerim hepimiz şunu biliyoruz; biz bir yere kadar geldik bundan sonra bu çözüm sürecinin kalıcı bir barışa dönüşmesi AKP'nin bu seçimlerde daha güçlü bir şekilde mecliste temsil edilmesi ve süreci tamamlaması ile mümkün olacak.
 
 
Bunu biliyoruz, inanın ben size bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ben 3 dönem sizlerin kıymetli oyları ile sizleri temsil etme onurunu yaşadım ve bu seçimde aday değilim. Ancak şunu biliyorum eğer Türkiye'de çözüm süreci kalıcı bir barışa dönüşecekse bunun taşıyıcısı, siyasi gücü sadece ve sadece AKP'dir.
 
 
Onun dışındaki hiçbir parti kalıcı bir barışa dönüşmesi, gözyaşının dinmesi konusunda hiçbirinin gücü AKP'ninkine yetişemez. Eğer Türkiye'de bir Kürt sorunu varsa bu sorunun yaratıcısı meclisteki iki partinin zihniyetidir. Onların sahip olduğu zihniyet Türkiye'de bu sorunu bu noktalara taşıdı. İnsanların dillerine, ırklarına göre, inançlarına göre insanları dışlayan o anlayış tekçi retçi ve inkar politikalarına dayalı o zihniyet Türkiye'de bu sorunu buraya getirdi. Bugün zihniyette bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Nereden görüyoruz. Biz ne zaman çözüm süreci ile ilgili meclise bir kanun getirdiysek onlar bunun karşısında durdu.
 
 
Şimdi gelelim diğerine kusura bakmasınlar onlar da onların ekmeğine yağ sürüyor ve değirmenlerine su taşıyor. Biz 2010 yılındaki referandumda siyasi partiler artık kapatılmasın anayasa değişikliği yapalım dedik. Bu üçüncü parti destek verdi mi bize, hayır. Neden siyasi partilerin kapatılmasının önüne geçilmesi demokratik bir adımdı ve bunlar sürekli Türkiye'de bu tür mağduriyetlerden kavgadan çatışmadan beslenip, buradan siyasi güç elde etmeye ayarlı oldukları içini de bunlar bu tür desteklere girmediler ve bize destek vermediler.
 
 
7 Haziran'dan sonra da bunların çözüm sürecinin barışa ulaşması ile ilgili bir katkıları olmayacak. Bunların başkasına tahammülleri yok. Bunun da farkında olacağız. AKP insanlara sadece AŞ ve iş üretecek projelerle sizin huzurunuzda değil. Türkiye'nin en önemli tarihsel problemleri çözdüğü için de Kürt meselesinin kalıcı bir barışa çevrilmesinin mücadelesini veriyor. Yarın öbür gün Türkiye'nin tekrar karanlık günlere dönüşmesi bunların zihniyetine kalsa bu tehdit ve tehlike her zaman olur. Biz sizin duanızla sizin desteğinizle ve sizin sevginizle milletimize hamdolsun hizmetler yaptık. Bugün bu hizmetlere iki yenisini Ergani ve Çermik Kale Barajı ile bir adım daha atıyoruz. Bunları inşallah AKP iktidarı tamamlayacak”
 
 
AKP adayı Bakan Yılmaz Cevdet Yılmaz ise şöyle dedi: “Biz geçmiş hükümetler gibi değiliz. Onlar bir temeli birkaç kez yaparlardı, açılışları da birkaç kez yaparlardı. Şimdi bizim cumhurbaşkanımız, başbakanımız temel atmalara yetişemiyorlar. O kadar çok yapılıyor ki toplu açılışlar yapıyorlar. Şimdi de iki ayrı önemli projenin açılışını yapıyoruz. Allah hayırlı etsin. Bu iki proje doğrudan halkımızın ve çiftimizin geliri ile ilgili. Ergani ve Çermik'i çiftçi gelirleri açısından çok daha iyi bir noktaya taşıyacak projeler. Bu vesileyle Sayın Bakan Veysel Eroğlu'na buradan selam ve teşekkürlerimizi iletiyoruz. Değerli kardeşlerim Diyarbakır'da şu anda GAP'ın en önemli sulama projelerini yürütüyoruz. Silvan Barajı bu bölgede Atatürk Barajı'ndan sonra en büyük proje.
 
 
Birçok proje ile bu bölgeye bereket getirmeye çalışıyoruz. Bu projeler bittiğinde daha çok istihdam ve refah olacak. Ben Diyarbakır'ı ilçe ilçe geziyorum Diyarbakır varlık içinde yokluk yaşayan bir ilimiz. Bugüne kadar potansiyelleri yeterince harekete geçmedi. Çünkü güven ve huzur ortamı tam anlamıyla tesis edilemedi. Bir taraftan çözüm süreci, diğer taraftan GAP Eylem Planı, teşvik programı ve kamu yatırımları ile bu bölgede çok farklı bir kalkınma sürecini başlatmayı gayret ediyoruz. Önümüzdeki 5-10 yılda Diyarbakır çok farklı bir noktaya gelecek. İnşallah gençlerimize ve çoluk çocuğumuza çok daha iyi bir gelecek hazırlayacağız”.
 
 
Bu arada  Arınç, Yılmaz ve Eker, Bismil ilçesinde bir grup tarafından protesto edildi. Bismil ilçesi Akpınar Mahallesi'ndeki HDP seçim bürosu önünde toplanan bir grup, buradan ilçe çıkışına gitti. Grup, AKP'lileri sırtlarını dönerek protesto etti. Yurttaşların protestoları arasında ilçeye giren Arınç ve beraberindekiler, daha sonra yoğun güvenlik önlemleri altında AKP ilçe binasına geçti.
 
(Özgür Haber)
Bu haber toplam 4080 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT