
"Biz spor emekçileri sendikasıyız"
15 Ocak 2010 Cuma 12:2512 Eylül Askeri Darbesi'yle kapanan Amatör Sporcular Derneği (ASD) örgütlenmesine, 30 yıl aradan sonra sendikal alanda devam ediyor.
Sporcuların dünyada örgütlenmesi nasıl?
Değişik ülkelerde var. Ama onlar da da yine profesyonel statüdekiler örgütlenmiş. Ben Galatasaray'da isyan ettiğim zaman bana şu eleştiriyi getirmişlerdi, 'Ya kardeşim batıda da böyle.' Orda da yanlış. Spor-Sen kökeni itibariyle muhalif bir örgüt. Daha insanca bir spor ortamı yaratılması için mücadele edecek ve seyircileştirilmiş gençlik yerine, oynayan gençlik ve oynatılan yerine oynayan, seyircisiyle bütünleşmiş sporcu. Uzman ekipten oluşan yeni bir spor yapılanması hedefliyoruz.
Galatasaray'da greve gittiniz, şimdi de greve gidilir mi?
Gidilir. Şimdi şunu bir defa kesin olarak vurgulamak istiyorum, bu geçmişten daha acil durumdadır. Şu gün spor kamuoyu 300-500 tane tavandaki sporcuyla ilgileniyor. Onları spor yapısı sanıyor. Tavan alemde de, taban ne alemde kardeşim.
Spor özünde oyun olması gereken bir olay. Biz mahallede sabahtan akşama kadar oynardık ve çok mutluyduk. Ama ne zaman ki spor ortamına girdik orada bir baktık ki iş öyle değil. Çünkü ödül var, kazanma var ve rekabet var. 1930'da yayımlanan spor reform bildirisinde spor üç konuda; ticari bir kazanç hırsını yayması, bedeni aşırı yorması, gençleri entelektüel değişmenin gerisinde bırakması konularında suçlanmıştır. Biz bunlarla mücadele edeceğiz. Yani biz sosyal etkinlik alanı olarak alıyoruz sporu, sanat ve kültürden soyutlamıyoruz. Bu alanı değerlendirip, bu alanda bugüne kadar ses ve söz sahibi olmamış işçi sınıfını bu alanda var etmeye çalışacağız.
Futbolda Ergenekon depremi
Rıdvan Dilmen'in 'Futbolda Ergenekon var. 70 milyonluk ülkede 69 milyon 999 bin 999'unun haberi olmaz. Üç beş kişinin arasında dolaşan bir şey. Her şeyi kirleten onlar, belirleyen de... Ben derinlere gitmem. Benden bu kadar. Sonrasını kendileri bulsunlar' sözleri Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Rıdvan'ın bu sözlerine Ali Şen de 'Rıdvan çıksın bize isimleri açıklasın!' dedi. Özcan Oal ise 'Aynen katılıyorum. Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Süha Bey, Cüneyt Çakır'ın yönettiği Sivas maçı sonrası 'Futbolun Ergenekonu' demişti. Serdar Çakır (Cüneyt Çakır'ın babası) ve Ulusoy federasyonuna mensup olup şu anda görev alamayanların hepsi hakemliğin altını oyuyor. Bunların içinde Cüneyt Çakır varsa, bu da futbolun Ergenekonu'dur. Yıllarca bu mücadele verildi. Hala da veriliyor' şeklinde konuştu. Yılmaz Vural ise Rıdvan'a güvendiğini belirterek, 'Mutlaka bildiği ya da şahit olduğu birtakım gelişmeler olmuştur. Bu bakımdan ben Rıdvan'a güvenirim' şeklinde konuştu. Erman Toroğlu ve eski MHK Başkanı Mustafa Çulcu da Rıdvan'ın açıklamasını destekleyecek söylemlerde bulundu. Toroğlu 'Futbolculuk dönemimden başlayarak, hakemlik hayatımda da bunlara şahit oldum' derken, Çulcu ise 'Futbolda Ergenekon var tabii. Benim de kulağıma geldi' diye konuştu. En gerçekçi açıklamalardan birini de Serhat Ulueren yaptı. Ulueren, 'Milyar dolarların döndüğü piyasada mutlaka Ergenekon vardır. Herkes söz sahibi olmak, güç ve çıkar sağlamak istiyor. Bahisin de işin içine girmesiyle herkes kısa yoldan köşeyi dönme derdinde.'
SERCAN KAYAANKARA - ANF


SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































































