05 Aralık 2016 Pazartesi
  • Diyarbakır10 °C
  • İstanbul10 °C
  • Ankara3 °C
  • Antalya18 °C
  • İzmir13 °C
  • IMKB
    0.00
    %
  • Altın
    132,440
    %-0.31
  • Dolar
    3,5300
    %0.23
  • Euro
    3,7750
    %0.44

Bismil'deki kazılarda Tapınak Günışığına Çıkarıldı

Bismildeki kazılarda Tapınak Günışığına Çıkarıldı

13 Eylül 2008 12:50

Müslümantepe höyüğünde süren çalışmalar deyimyerindeyse mutlu sonla bitti. Doç Dr. Eyyüp Ay başkanlığındaki kazı ekibi Hurri-Mittanilere ait bir tapınağı ortaya çıkardı

27 uzman ve 67 işçinin iki ay süreyle Diyarbakır ili Bismil ilçesinin güneydoğusunda bulunan Müslümantepe höyüğünde sürdürdüğü çalışmaların sonucunda Hurri-Mittanilere ait bir tapınak ortaya çıkarıldı. Ekibin bu büyük başarısıyla tarihin karanlık sayfalarından biri daha aydınlanmış oldu.Kazı ekibinin başkanı Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Proto-Historya ve Ön Asya Arkeolojisi Anabilim Başkanı Doç Dr. Eyyüp Ay. Yardımcıları ise Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Bahattin Çelik ve yine Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Çağrı Murat Tarhan.Ekip başkanı Eyyüp Ay ile kazı ve ortaya çıkan buluntuların nasıl yorumlanması gerektiği üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.Sayın Ay, bu yıl yürüttüğünüz çalışmalar ve yaptığınız kazılar hakkında bize genel tablo çizebilir misiniz?Müslümantepe kazısı (Ilısu Barajı su göleti altında kalacak) üç alanda yürütülmekte: Bunlardan ilki mezarlık alanı, diğeri tepe alanı ve üçüncü alan da etek alanı. Müslümantepe kurtarma kazısının temel amacı su altında kalacak olan höyükteki kültürel statigrafiyi, yani tabakalamayı tesbit etmek; buradaki kültürleri ortaya koyup dünya bilim ve arkeolojiye kazandırmak ve su altında kalacak eserlerin bir kısmını kurtarıp Diyarbakır arkeoloji müzesine kazandırmak.Şimdiye değin yapılan kazılarda MÖ 4500’e tarihlenen ırak’taki Proto Sümer bir yerleşim alanı olan El Ubeyt kültüründen başlayarak MS 14. yüzyıla kadar geçen Sümer-Akad, Eski Asur, Hurri-Mittani, Orta Asur, Geç Asur Roma Bizans, Selçuklu Dönemi kültürlerine ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.2008 kazı sezonunda etek alanındaki bir test çukurunda Müslümantepe’de olduğunu daha önce bilmediğimiz El Ubeyt kültürünü tespit ettik.Mezarlık alanında daha çok MÖ 2. bine ait Hurri-Mittani mezarlığını açığa çıkardık. Bizi asıl heyecanlandıran sonuç; Müslümantepe’nin tepe alanında açığa çıkan ve dönemini kesin bir biçimde tarihlendiren Hurri-Mittani dönemine ait tapınaktır.Kazı alanında ayrıca, seyyar kutsal ocaklar, yeraltı tanrılarına sunuda kullanılan dibi çıkarılmış çanak, ekmek kurbanı için bir altar, saçı kurbanı için buğday-arpa taneleri, içinde henüz ne olduğunu bilmediğimiz ancak analize gönderdiğimiz, olasılıkla tütsüde kullanılan bir bitki kalıntısı ve ayinde kullanılan üzeri mitolojik sahne boya bezemeli Mittani bardakları ve yine ayinde kullanılan üzerinde tanrıça figürü bulunan kule biçiminde bir kandil ele geçmiştir.Hurri-Mittanilerin Mezopotamya’ya giriş istikameti Kafkas ve Kuzeybatı İran olduğu biliniyor, ancak şimdiye değin onlara ilişkin buluntular Kuzey Mezopotamya’nın ovalık alanlardaki keşiflerle sınırlıydı ve dolayısıyla Sümer-Akad dininden etkilenmiş biçimiyle tanınıyorlardı. Ancak Müslümantepe’deki keşifler, Hurri-Mittani’nin kuzeydeki dağlık alanlardaki henüz bozulmamış dinlerine ilişkin belgeler olması açısından ayrıca önemlidir.Hurri-Mittanler Mezopotamya’ya hangi tarihte gelmiş?Hurri ve Mittaniler ayrı ayrı zamanlarda Mezopotamya’ya intikal etmişleridir. Hurriler hem seramik ve mimari buluntularına göre hem de filolojik metinlere göre MÖ 4. bin sonu ile 3. bin başlarında Kafkaslar üzerinden geldikleri bilinmektedir. Son 10 yıldaki kazılarda özellikle de Çorum’un Ortaköy’ünde yer alan Şapinuva Hitit kentinde ele geçen Hurrice metinlerin çözümlenmesi sonucunda bugünkü Kafkas halklarının kullandığı dil yapısını yansıttıkları anlaşılmıştır. Daha çok Asya steplerinde at yetiştiriciliğiyle uğraşıyor olmalılar. Nitekim onlar atı M.Ö 1500’lü yıllarda Mezopotamya’ya getirmişlerdir.Mittaniler ise bugünkü Hindistan ve İran coğrafyasından yola çıkarak M.Ö 15-16 yüzyılda Kuzey Mezopotamya’ya ulaşmış Hint-Ari bir kavimdir. Bunlar Yukarı Mezopotamya’da yaşayan Hurrileri egemenlikleri altına almış ve uzunca bir süre, MÖ 13. yüzyılda Hititler onların hâkimiyetlerine son verinceye kadar egemenlikleri devam etmiştir.Hurrilere ait bir dinden söz ettiniz. Dinin onların toplumsallaşmasına, iç dayanışmaya etkisi olmuş mudur?Geleneksel Mezopotamya halkları hakkında bildiğimiz din-toplum ilişkisi Hurriler için de geçerli olduğunu varsaydığımızda, kuşkusuz Hurri dini ve mitolojisi öğrenildiği oranda Hurri toplumunun örgütlenme ve işbölümü hakkında bilgi sahibi olacağız.Erken Dönem Mezopotamya halkları arasında toplum tapınak etrafında örgütlenmiş ve rahip beyler tarafından yönetilmişlerdir. Bu örgütlenme modeline göre, her bir Sümer kenti aynı zamanda her bir Sümer tanrısının ikametgâhıdır. Kentin toprakları “Tanrı’nın arazisi”, sürüleri “Tanrı’nın sürüleri”dir. O kentin halkı da aynı Tanrı’nın kulları olarak bu alanlarda çalışır, ürettiklerini tapınağa gönderir ve ihtiyaçlarını tapınaklardan karşılardı.Ancak bir süre sonra, ki bu M.Ö 3 binin başlarıdır, Sümerlerin deyimiyle ‘tac gökyüzünden yeryüzüne düşmüştür’ ve kentin merkezinde yer alan devasa tapınaklar toplumsal önemlerine paralel olarak küçülmeye başlamış, onlara alternatif olarak saraylar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu saraylarda da Lu-Gal yani “kral” hakimiyetini kurmaya başlamıştır. Ancak bu radikal değişimin temel dinamiklerini saptama konusunda henüz yeterli bilgiye sahip değiliz.Bu yıl Mardin’de bir çalışma yaptınız mı? Yetkililerden yeterli destek görüyor musunuz?Şu an Mardin ilinde de arkeolojik yüzey araştırmaları yapmaktayız. Bu çalışmalar kapsamında henüz bilim camiası tarafından bilinmeyen antik merkezler, höyükler, kaleler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar, türbeler, su bentleri vb. kültür varlıklarını tespit ediyor ve kültür bakanlığına tescili için raporlar sunuyoruz. Ayrıca burada tespit ettiğimiz kültürler hakkında uluslararası sempozyumlarda bildiriler sunuyoruz. Bu seneki araştırmamızın teması olarak antik kaynaklarda Kaşşıyari dağları olarak adlandırılan Mazıdağı ve çevresindeki Neolotik yerleşimleri saptamaya çalışıyoruz.2000 yılında başlayan Ilısu Barajı kurtarma kazıları şimdiye değin gerek akademik açıdan gerekse kazı stratejisi açısından daha çok kâğıt üstünde desteklenmiştir. Ancak 2008 yılı kazı sezonunda baraj inşaatındaki yüklenici yabancı firmaların ısrarı üzerine yerli ve yabancılardan oluşan bir bilimsel ve teknik heyet bizi kazı alanlarında ziyaret ve teftiş etti. Tespit edilen sorunlar rapor haline getirilerek hükümetle müzakere edilmek üzere Ankara’ya götürülmüştür. Heyetlerde yer alan bilim adamları ve bürokratlardan edindiğimiz bilgilere göre, Müslümantepe kazısının çok iyi yönetildiği belirtilmiş. Bu da bizi son derece memnun etti.

Okunma Sayısı : 4467
     
Ajanslardan İHA tarafından geçilen tüm yerel haberler, bu bölümde Diyarinsesi.org editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
LİNKLER
Güvenli bir şekilde paykasa satın alın!
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık