1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Bişeng’in filmlere konu olacak hikâyesi…
Bişeng’in filmlere konu olacak hikâyesi…

Bişeng’in filmlere konu olacak hikâyesi…

İki kez ölüm haberi geldi. O, iki ölümü de annesinin inadıyla yalancı çıkardı. Ancak 6 Ocak 2016 günü Cizre’de keskin nişancı kurşunuyla gelen ölüme bu kez ne kendisi ne de annesi karşılık veremedi.

A+A-

Cizre’nin Cudi mahallesinde henüz hayata gözlerini açarken ölümle boğuştu. Doktorlar bile umudunu kesti ‘ölecek’ dediler. Ancak annesi son bir umut diye hastane hastane gezdirdi.

Diyarbakır’daki ameliyat ile kurtardı bebeğini. Annesi Talia, bebeğine Bişeng adını veriyor. Bişeng; yani söğüt ağacı, yani hemen her yerde yetişebilen ve gölgesi oldukça serinleten ağaç. Ölümü atlatarak annesinin yüreğini serinletmişti çünkü ve bu ismi de hak etmişti.
 
Aradan 10 yıl geçti
 
Yer yine Cizre ve yine Cudi Mahallesi, 10 yıl önce bu gün çektiği sıkıntının bir benzerini yaşadı minik Bişeng. Bu kez motosikletli bir maganda, bir serseri Bişeng’e çarpıyor. Öldüğünü düşünüp orta yerde bırakıp kaçıyor. Yine herkes 10 yıl önceki ‘Ölecek’ sözünü bir kez daha tekrarlıyor. Annesi buna inanmıyor, yılmıyor. Bişengi ile yine direnerek kazanıyor. Bişeng isminin hakkını vererek bir kez daha annesinin yüreğini serinletiyor. Sonraki iki yıl mutlu geçiyor. Ailenin bütün nazırının Bişeng’te çıktığına inanılıyor ve tüm aile fertleri gözünden sakınıyor.
 
Taa ki 6 Ocak tarihine kadar…
 
Yer yine Cizre ve yine Cudi Mahallesi… Anne Talia ve kızı Bişeng Garan’ı bu kez çok çetin bir sınav bekliyordu. Keskin nişancı vurdu 12 yaşındaki Bişeng’i. Herkes bir kez daha ‘Ölecek’ dedi. Annesi yine inat etti ‘Hayır’ dedi. Bir kez daha kızını kucakladı ve hastaneye koştu ancak bu kez kurtaramadı. Doktorların Bişeng’in kalbinin durduğunu çalışmadığını söylediğinde bile ‘kızım kurtulacak’ dedi ancak bu kez daha önceki kadar inat etmedi. Çünkü yüreğini serinliğinin gittiğinin farkındaydı.
 
Polislerin bile gözleri doluyor..
 
Bu kez kurtaramamıştı kızını ve avazı çıktığı kadar bağırdı. Kürtçe ağıtlar yaktı. “Seni bu kez kurtaramadım bebeğim”, “Neden annenin yüreğini yaktın, hani benim yüreğimi serin tutacaktın” diyor. Feryadı duyanda tutamıyor kendini hatta Cizrelilerin, katı ve sert uygulamalarından ötürü taş kalpli olmakla suçladığı polislerin bile gözleri doluyor.
 
Film gibi yaşam
 
Bütün bunlar bir filmden veya romandan alıntı değil. Bu olayın kahramanları Şırnak’ın Cizre ilçesinin Cudi mahallesinde evlerini terk etmek için beyaz bayrak ile yürürken keskin nişancı kurşunuyla vurulan 12 yaşındaki Bişeng ve annesi Talia Garan’ın gerçek hikayesi. Annesi iki kez herkesin ‘Ölecek’ dediği o son noktalardan kızı Bişeng’i kurtarıyor. Son olayda yaralı olarak hastaneye ulaştırıyor ancak bu kez kurtaramıyor. 
 
“Bir ara öyle yüreğim yandı nasıl oldu Bişeng’i hatırladım”
 
“Hala Bişeng’imin kanı eteklerimde” diyor anne Talia Garan ve olayı anlatıyor: 
 
“Günlerce bodrumda o kadar insan bir arada yaşadık. En son mahalleye yapılan ağır top atışlarının ardından çıkmak istedik. Kalabalıktık yaklaşık 30 kişiyle mahalleden çıkmaya karar verdik. Elimizde beyaz bayrak ile çıkmaya başladık. Bişeng hemen arkamdan geliyordu. Bir kızım da önümde yürüyordu. Bir ara öyle yüreğim yandı nasıl oldu Bişeng’i hatırladım. Yanımdaki diğer kızıma ‘Bişeng nerede?’ dedim ve arkamı döndüm. Baktığımda Bişeng'in yerde olduğunu gördüm.
 
“Yüreğimin serinliğiydi Bişengim”
 
Mamela Tepesi diyoruz, o tepeye. Oradan ateş açtılar. Başına isabet etmişti, kurşun. Kucakladım her tarafı kan. Kızımın kanı hala eteklerimde duruyor. Hastaneye koşturdum bir umut ama kurtaramadık. Çocuktu, sakattı garibandı benim Bişengim. İki defa ameliyat ettirdim onu, herkes doktorlar bile ‘öldü, ölecek’ dediği anlarda kurtuldu. Yüreğimin serinliğiydi Bişengim. Herkes bütün aile üzerine titrerdi. Rabbime havale ediyorum bana bunu yapanları. Başka ne diyebilirim ki.. Rabbim Bu yüreğimin serinliğini langın yerine çevirenlerin yüreğini yaksın. Bunu yapanları Allah'a havale ediyorum.
 
Tüm aile fertleri çok başarılı
 
Garan ailesinin 13 ferdinden biriydi Bişeng. Bir ağabeyi Adli Tıp Uzmanı, Bir ağabeyi Tıp Fakültesi öğrencisi, bir ağabeyi Laborant sağlık teknikeri, diğerleri de okulda çok başarılı kendisi de çok başarılı bir öğrenciydi.
 
“Sanki ailenin bütün nazarı kardeşimden çıkıyordu”
 
Birde sağlık teknikeri olan ağabeyi İdris Garan’dan dinledik minik Bişeng’i. “Hem insanlığı hem de zekasıyla yüz üzerinden 100 alması gereken biriydi O” diyor ağabeyi İdris ağlayarak anlatıyor çok sevdiği kardeşini:
 
“Bişeng ailenin en mağrur üyesiydi. Ailede en sıkıntı yaşayan üyesi oydu. Sanki çok başarılı olan ailenin bütün nazarı kardeşimden çıkıyordu. Çalışkan ve dürüsttü, öğretmenleri ondan çok memnundu. Ailenin bütün üyeleri zekidir, çok çalışkandır ancak onda saf bir zekilik, müthiş bir zeka vardı.
 
“Dünyaya şanssız geldi”
 
O henüz dünyaya geldiği gün oldukça şanssızdı. Belinde pinpon topu büyüklüğünde bir et parçası vardı. Doğduğunda herkes ‘ölecek, öldü’ dediler hatta doktorlarda ‘Artık müdahale etmeyelim, edecek bir durum kalmadı’ dediler ancak annem kabul etmedi. ‘O yaşayacak’ diye inat etti. Onlarca hastane ve il dolaştı. En sonunda inatla ameliyatını yaptırdı. Allah yardım etti ve kardeşim iyileşti.
 
“Bişen söğüt ağacıdır, serinlik verir”
 
İsmini Bişeng koydu annem. Bişeng bir söğüt ağacıdır. Nazlı ve her yerde yetişen serinlik veren bir ağaçtır o manada Bişeng ismi verildi. Kardeşimin mağrur hali insanın yüreğini parçalıyor.
 
“Motosiklet çarptı”
 
Doğduğunda garibanım sırtında bir et parçasıyla sonrasında inatla ‘Yaşayacağım’ dedi. Ardından iki yıl önce yine bir motosiklet çarpmış gariban kardeşime. Yine sırtından darbe almış garibanım. Yine ‘öldü ölecek’ dediler. Annem yine inat etti yine ameliyat ettirdi onu ve Allah yine almadı onu.
 
“Bişeng’e olan hassasiyetimden motosikletliyi öldürebilirdim”
 
Motor kazasında çok büyük tepki gösterdik. Yani aslında diğer kardeşlerimden biri olsa belki bu kadar tepki göstermezdim ama herkesin üzerine titrediği kardeşim Bişeng olunca çok büyük tepki gösterdik, çok üzüldük. Yani o esnada çarpıp kaçmış motosikletliyi o esnada bulsam onu, Bişeng’e olan hassasiyetimiz yüzünden öldürebilirdim.
 
“Bana cips uzattı, yüz ifadesini unutamıyorum”
 
Ben onu uzun süredir görmüyorum. Onu en son ağabeyimin düğününde görmüştüm geçen Ramazan Bayramından sonra, elinde cips vardı yine her zamanki saflık ve temizliğiyle, mağrurluğuyla cipsi ikram etti bana ve o yüz ifadesini hatırlıyorum ve unutamıyorum.
 
Ağabeyin hassasiyeti, odaklanamadığı için işi bırakmış


Ben İstanbul’da yaşıyorum. Biz bir anneden 11 kardeşiz. Ağabeyim Adli Tıp uzmanı Düzce’de, bir ağabeyim tıp öğrencisi Aydın’da, ben laborantım, sağlık teknikeriyim ama İstanbul Üniversitesi’nde Biyoloji okuyorum. İşi bıraktım çünkü yasaklar vardı ailemi düşünüyordum ve kendimi işe veremiyordum. Aklımı işime vermem lazımdı öyle ihmale gelecek bir iş değil benimkisi insanların sağlığı söz konusuydu. Ara vermek zorunda kaldım.
 
“Biz aradığımızda ulaşalım diye telefonu şarj eder, telefona hep o çıkardı”
 
Arada annemi arıyordum telefona hep o çıkıyordu. İlk açtığında ‘merak etmeyin biz çok iyiyiz’ diyordu. Şarjın başında da o vardı. Telefonları şarj eder biz aradığımızda ulaşalım da merak etmeyelim diye, bu konuda çok titizdi. İnsan kalbini kırmamak için çok titizdi. Geçtiğimiz günlerde ablam var İdil’de ve ikiz çocukları var, ablam inatla Bişeng’in yanında kalmasını istemiş. Ama diğer kardeşim kalmış ablamın yanında. Ateş etmişler tepeden iki kör kurşun isabet etmiş kardeşime. Annem diyor ‘Kaderimiydi neydi?’ o en arkada kalmış. Annem ön saflarda elinde beyaz bayrakla gidiyormuş. Zaten kalabalıklarmış, geri dönüp bakıyor kardeşimin yerde yattığını görüyor.
 
“İç hukuktan sonuç çıkacağına inanmıyoruz”
 
İllaki bir hukuki mücadele vereceğiz, Dava açacağız burada bu işin peşini bırakmayacağız. Ancak bunun karşılık bulacağına inanmıyoruz, umutsuzuz. İç hukuk yollarında bir netice çıkacağını sanmıyoruz. Kimi kime şikayet edeceğiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz. 
 
“Elleri kırılsın”
 
Kimsenin çocuklarının ölmesini istemiyoruz ama bu acıyı yaşatanların da bu acıyı yaşamalarını istiyorum. O yavruyu göre göre bile bile nasıl vurur eli kırılsın inşallah” 
 
“Hedef alınarak katledildi”
 
HDP Şırnak milletvekili Leyla Birlik de, Garan ailesinin 30 kişi bir bodrumda kaldığını, yoğun top atışları yüzünden mahalleyi terk etmek istediğini belirterek, “Bütün gece top atışı yapılıyor. Sabah beyaz bayraklarla birlikte Cudi mahallesinden çıkmak istiyorlar çünkü can güvenlikleri tehlikede. Anladığımız kadarıyla keskin nişancı kurşunu çatışma filan yok yani. Yine Cizre’de bir çocuk hedef alınıyor ve vuruluyor ve katlediliyor” diye konuştu.  

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler