1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Bir tabut daha çıkmasını'
'Bir tabut daha çıkmasını'

'Bir tabut daha çıkmasını'

TUHAD-DER üyeleri ve insan hakları savunucuları, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır D Tipi Cezaevi önünde eylem yaptı. “Cezaevlerinden bir tabutun daha çıkmasını istemiyoruz” pankartının açıldığı eylemde konuşan TUHAD-DER Başkanı Sırrı Doğan, yaşanan ölümlerden AKP hükümetinin sorumlu olduğunu söyledi

A+A-

Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek ve Abdullah Öcalan'a özgürlük istemek amacıyla Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.Açıklamaya; MEYA-DER, Barış Anneleri İnisiyatifi, İHD Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın yanı sıra birçok tutsak yakını katıldı.

'Talepler yerine getirilsin'

Hasta tutuklular Halil Güneş, A. Samet Çelik, Taylan Çintay ve İzzet Turan'ın fotoğraflarının üzerinde bulunduğu “Cezaevlerinden bir tabutun daha çıkmasını istemiyoruz” pankartının açıldığı eylemde konuşan TUHAD-DER Başkanı Sırrı Doğan, başlatılan sürecin olumlu ilerlemesi için Öcalan'ın serbest bırakılması gerektiğini belirtti. Diyarbakır'da gerçekleştirilen Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı'nın sonuç bildirgesini hatırlatan Doğan, “Kürdistani halklar, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın ve hasta tutsakların özgürlüğünü talep etmiştir. Bu taleplerin bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz” dedi.

'Susmak ölümlere ortak olmaktır'

AKP hükümetine ve Adalet Bakanlığı'na seslenen Doğan, cezaevlerinde yaşanan keyfi uygulamalardan derhal vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi. Hasta tutukluların göz göre göre ölüme gönderildiğini belirten Doğan, “Ölümlere göz yummak suça ortak olmaktır. Yeni ölümlerin yaşanmaması için demokratik kamuoyunu duyarlı olmaya ve demokratik mücadelemize destek olmaya davet ediyoruz. Hasta tutsakların tam teşekkülü hastanelerde tedavilerin yapılmasını bir an önce aciliyetleri göz önünde bulundurularak, derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

'Rapora rağmen tahliye edilmiyor'

Doğan, cezaevinde bulunan bazı hasta tutukluların isimleri ve hastalıklarını şöyle açıkladı:

“Halil Güneş, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde kemik kanseri akciğerlerde tümör ağır derece uyku apnesi her iki gözde glikom epilepsi hayatı risk taşımaktadır, ölümcüldür. Samet Çelik, Sincan 2 Nolu F Tip Cezaevi, MDS kanseridir ilik nakli gerekiyor. Cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen tahliye edilmiyor. Kemoterapi uygulanıyor. Aşırı kilo kaybı yaşıyor. Haftada bir kan ihtiyacı olmaktadır. Raporunda kök hücre naklinin olması gerekiyor. Ceza infazı edilebilir, hastalığı süreklidir ve bu koşullarda tedavisi mümkün değildir. İzzet Turan, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde mide ülseri, kemik erimesi böbrek yetmezliği bel fıtığı bulunmaktadır. Hayati risk taşımaktadır. Ümit Aydın, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde siroz hastası kullandığı ilaçlar nedeniyle böbrekleri iflas noktasına gelmiştir.”

Doğan, cezaevlerinde yaşanacak olan ölümlerden AKP hükümetinin ve Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu dile getirdi.

Doğan ardından açıklama yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye'de öteden beri cezaevlerinde hak ihlallerinin, sürgünlerin, katliamların yaşandığını söyleyerek, “Başlatılan bir süreç varsa bunun sonucunda tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Çünkü bu insanlar Kürt meselesi yüzünden tutuklandı” dedi.

'Tedavi olması imkansız'

Hasta tutuklu Ümit Aydın'ın babası Nizamettin Aydın ise, oğlunun farklı tarihlerde farklı zamanlar da tutuklandığını ve bu sürede birçok ciddi hastalığa yakalandığını söyleyerek, oğlunun haftada 3 kez diyaliz makinesine girdiğini ve böbreklerinin iflas ettiğini aktardı. Baba Aydın, en son Adli Tıp Kurumu'nun Aydın'ın raporlarının sonuçlandırılması ve tedavi için Metris Cezaevi'ne gönderildiğini kaydederek, “3 günde bir diyaliz makinesine girmesi gerekiyor ve bu onun yolculuğu sırasında imkânsızdır. Bu yolculuk onun ölüm riskini artırır” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT