1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Bir çocuğum daha ölmesin'
'Bir çocuğum daha ölmesin'

'Bir çocuğum daha ölmesin'

Batmanlı Hadis Çelik biri altı, diğeri bir yaşında iki çocuğunu lösemi nedeniyle kaybetti.

A+A-
 Şimdi dört yaşındaki oğlu da lösemi. Çelik ailesi yaşadıkları mezrada şehirden gelecek 'uygun ilik bulundu' haberini bekliyor.
 
Aygün köyüne bağlı Hertko mezrası Diyarbakır'ın Kulp ilçesi ile Batman'ın Sason ilçesi arasında yer alıyor. Akçasır Dağlarının yamacına kurulu mezraya yol yok ve köylülerin anlattığına göre belli belirsiz toprak yol sık sık heyelanlar yüzünden kapanıyor. Bölgede düz arazi olmadığı için de bütün evler yamaçlara kurulu.
 
Birbirinden uzak evlerin birinde Çelik ailesi yaşıyor. Evdeki dört çocuktan ikisi lösemi yüzünden hayatını kaybetmiş. Anne ve baba, iki çocuğunun yasını tutarken, şimdi de 4 yaşındaki oğulları Arda Çelik'in de lösemi olduğunu öğrendi. Uygun ilik bulunması için çabalayan ailenin gözü hastaneden gelecek iyi bir haberde.
 
Zorlu bir hayat
 
Baba Hadis Çelik ve eşi Aysel Çelik toprak damlı iki göz evlerini köylülerin yardımlarıyla yapmış. Evin içindeki eşyalar birkaç yatak, yer döşeği ve sobadan ibaret. İnşaat işlerinde çalışmak üzere sık sık gurbete giden Hadis Çelik çocuklarının hastalanmasıyla çalışamaz olmuş.
 
Bir yaşındaki oğulları Yusuf'u dört yıl önce lösemi hastalığı nedeniyle kaybetmişler. Ardından Zeynep'in lösemisiyle savaşmışlar ancak 2,5 ay önce küçük kız da aynı hastalığa yenik düşmüş.
 
Aile geride kalan iki çocuklarıyla yaşama tutunmaya çalışırken, geçtiğimiz günlerde aldıkları haberle yıkıldıklarını söylüyor. Henüz 4 yaşındaki Arda da lösemi hastası.
Baba Çelik yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
 
“Önce oğlum Yusuf hastalandı. Hastalığının ne olduğunu anlayıncaya kadar epeyce zaman geçti. Anladığımızda da çok geçti. Dört yıl önce, bir yaşındayken ilik nakli yaptıramadığımız için öldü. Kızım Zeynep altı yaşındaydı ve onun için de elimizden bir şey gelmedi. Onun için de ilik nakli gerekiyordu ancak uygun kişi bulunamadı. 2,5 ay önce toprağın altına koyduk. Şimdi dört yaşındaki oğlum Arda'da çıktı aynı hastalık. Kızım Gülsüm yedi yaşında ve rahatsız. Antalya Akdeniz Üniversitesi'nde kan aldılar ve sonucu daha çıkmadı. Eşim ve benden de kan aldılar. İnceliyorlar, ne çıkacak henüz bilmiyoruz.”
 
'Ben ölsem canım acımaz'
 
Çelik çocuklarının hastalığıyla uğraştığı için çalışamıyor. Sason Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve köylülerin yardımlarıyla geçiniyor. Ancak açlıktan ölmeye bile razı olduğunu anlatıyor, tek isteği çocuklarının şifa bulması:
 
“Yaşadığımız yer zorlu bir bölge. İmkânlar kısıtlı ve ilçeye, şehre çok uzağız. Yolumuz bile yok. Ancak ne yol, ne ev, ne de daha iyi bir hayat istiyorum. İki evladımı kaybettim ve her biri içimden bir parça götürdü. Bir evladımı daha kaybedecek gücüm kalmadı. Ben ölsem hiç canım acımaz; gerekirse öleyim ama evlatlarıma bir şey olmasın.”
Çelik'in oğlu Arda'ya kemik iliği nakli yapılması gerekiyor, bu nedenle çeşitli testlerden geçirilmişler. Hastaneden gelecek haberi bekliyorlar. Anne Çelik bu haber gelinceye kadar gözüne uyku giremeyeceğini söylüyor:
 
“İki evladımı kaybettim. Ana ve baba olanlar çok daha iyi bilir. Evlattan kıymetlisi yoktur. Ölüp gittiler onlar için bir şey yapamadık. Ama şimdi yapılabilir. Devletimden tek istediğim bu, yalvarıyorum bize, evlatlarıma sahip çıksınlar, bizi bu dağ başında yalnız koymasınlar.”
 
Sason Kaymakamı Tekin Dündar ailenin durumundan haberdar olur olmaz aileyi ziyaret ettiğini ve destek olduğunu söylüyor:
 
“Ailenin durumundan muhtar bahsetmişti. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üzerinden birkaç kez gerekli yardımlarda bulunduk. Ayrıca Antalya'ya gittiklerinde yol ve konaklama ücretlerini karşıladık. Elbette bizim yardımlarımız maaş gibi değil. Başvuruları üzerine karşılıyoruz. İhtiyaçları olursa yine giderlerini karşılarız elbette, ancak hastalıkları konusunda yapabileceğimiz bir şey yok ne yazık ki. Hastaneye gidip geliyorlar ve kontrol altındalar."
 
 
(Al Jazeera)
Bu haber toplam 3517 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT