1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Bir annenin yürek burkan dramı
Bir annenin yürek burkan dramı

Bir annenin yürek burkan dramı

Öyle bir hikayeki dinleyenİn yüreği daha o anda burkuluyor. İnsan olanın anlayabileceği gerçek bir yaşam öyküsü.

A+A-

OKUL 1.Sİ OLMUŞTU, YÜZÜ GÜLMEDİ

Adı Özgür Cumali Akbal, daha henüz hayatının baharında, daha 21 yaşında iken kader onu tam o sırada yakaladı. Oysa ki Özgür ne umutlarla Üniversiteyi kazanmış ve Eskişehir'in yolunu tutmuştu. 4 yıl kalacağı Eskişehir'de okul 1.si olarak 3.5 yılda eğitimini tamamladı ve evine döndü.

Amacı bir an önce hayata atılmanın heyacanıyla, hemen iş bulmaktı, Oysa annesi okulunu yeni bitirmiş yavrusunun, biraz dinlenmesini ve kafasını dinlemesini istiyordu. Küçüklüğünden beri inanılmaz derecede zeki olan Özgür, işi de çok kolay bir şekilde buldu nihayet işe başladı.

HAYATININ BAHARINDA, 21 YAŞINDA YIKILDI

YIL 2003, 18 HAZİRAN, okulu bitirmiş, eve dönmüştü,  a radan henüz 3 ay geçmişti ki Özgür, çalıştığı şirketin aracında 3 mühendis arkadaşını şantiyeye bırakıp dönüyordu, korkunç bir şekilde aracı ile kaza geçirdi. Araç paramparça olmuş, aracı kullanan Özgür'ün durumu tam bir fecaat şeklindeydi. Hayati tehlikesi çok yüksekti, derhal arka arkaya ameliyatlar, yoğun bakım ünteleri, derken acı gerçek ortaya çıktı. Omiriliğinde zedelenme meydana gelen Özgür, maalesef  tekerlekli sandalyeye mahkum kalacaktı.

YIL 2007, Özgür 24 yaşına girmiş, halen yatağa ve tekerlekli sandalyeye mahkum, elleri kilitlenmiş, ayakları tutmaz bir vaziyette hayatı yeniden tam bir bebek gibi, ilgi ve sevgi ile yaşatılmaya çalışılıyordu.

Annesi Ayşe Toruk, evladının düzgün bir şekilde tedavi görürse mutlaka ayağa kalkabileceğini çok yerden öğrenmiş bunu çeşitli kurum ve devlet büyüklerine iletmeye devam ediyordu. Fakat sahipsizlikten olsa gerek, çaldığı tüm kapılar tek tek yüzüne kapanıyor, bu ülkede sahibin yoksa öl misali, o gencecik fidan gözlerinin önünde eriyip giderken içindeki fırtınayı anlamak çok daha kolaydı.

BABA TERKETTİ, BAŞKA BİRİYLE EVLENDİ

YIL 2007, Özgür'ün babası Ramazan Akbal,, eşinden ayrılmaya karar verir ve evden ayrılır. O günden sonrada ne oğlunu, ne annesini aramaz. Ne maddi, ne de manevi tek kuruş yardımda dahi bulunmazken, 2011 yılında başka birini bulur ve evlenir.

TAM 10 YIL OLDU, ÖZGÜR TEKERLEKLİ SANDALYEYE MAHKUM

YIL 2013, Kazanın üzerinden tam 10 yıl geçmiştir, Özgür artık 31 yaşındadır. Tam 10 yıldır tek bir adım atamamanın, dışarıya çıkamamanın üzüntüsü artık yüzünden okunmaktadır. O pırıl pırıl genç gitmiş yerine, tam umutsuzluk, hüzün çökmüştür. Anne Ayşe Toruk, yüreğine hançer saplanmışçasına çalmadık kapı, gitmedik yer bırakıyor, oğlunun iyi bir şekilde rehabilite hastanesine yatması gerektiğini, oğlunun haftada 1 gün fizik tedavi aldığını fakat  bunun yeterli olmadığını, gücünün gittikçe tükendiğini, çocuğunu artık kaldırıp, indirmekte çok zorlandığını söyler, ama kimselere sesini duyuramaz.

AYŞE ANNE FERYAT EDİYOR: "YARDIM EDİN"

Biz sözü çok uzatmadan Ayşe Anne'ye veriyoruz bu feryadı birde ondan dinleyin: "Benim hayattaki tek umudum oğlumun, Özgürümün tedavisi içindir. Babası bırakıp gittikten sonra, ben tek başıma hayatla resmen savaşırcasına sadece ALLAHA sığınarak hayata tutunuyorum. Yeri geliyor, sabah 3'lere, 4'lere kadar uyuyamıyorum. Oğlum, günlerce tuvaletini yapamıyor,  kendi başıma lağmalarla, ona uyguladığım fizik hareketleri ile çocuğuma tek başıma bakmaya çalışıyorum. Artık yaşımda ilerledi, kendi başıma kaldırırıp, indiremiyorum gücüm yetmiyor. Son 3 yıldır da, maddi sıkıntılar baş gösterdi, Daha geçen ay birikmiş borclarımızdan dolayı elektrikler, doğalgaz ve suyumu kestiler. Memurlara yalvardım, kesmeyin engelli çocuğumun altını nasıl temizleyecem, yapmayın etmeyin feryatları ile 1 hafta sürelerle, konu komşunun yardımlarıyla, ayakta durmaya çalışıyorum. Daha ne kadar dayanırım bilmiyorum. Ben kimseden asla kendim için 1 kuruş istemem, kabul da etmem. Ben sadece oğlum için tam teşekküllü bir rehabilite merkezi istiyorum. Bu hastalık, düzgün tedavi edilirse oğlumun ayağa kalkacağını tüm doktorlar söyledi. Gel gör ki, elimizden tutacak, kimsemiz olmadığı için maalesef oğlumu bu tür bir hastaneye yatıramıyoruz. Ben devlet büyüklerime yalvarıyorum, oğlumu tedavi ettirecek bir rehabilitasyon merkezine alınmasını istiyorum. Artık hayata tutunmakta kendi ayaklarım üzerinde durmakta zorlanıyorum Allah rızası için bana yardım edin"

Bu haber toplam 13704 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

1 Yorum