1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR TANITIM

  3. BÊXWEDİ (SAHİPSİZ) ŞEHİR DİYARBAKIR
BÊXWEDİ (SAHİPSİZ)  ŞEHİR DİYARBAKIR

BÊXWEDİ (SAHİPSİZ) ŞEHİR DİYARBAKIR

Aslında yazının başlığı Peygamberler şehri, Sahabeler şehri ya da kadim şehir Diyarbakır olmalıydı.

A+A-
BÊXWEDİ (SAHİPSİZ)  ŞEHİR DİYARBAKIR
 
Çünkü tarihten bu yana her daim güzel işler ve şahsiyetlerle gündem olmayı başarmış dokuz bin yıllık geçmişe sahip, insanoğlunun ilk yerleşik hayata (şehir yaşamı) geçtiği, ilk tarımın ve hayvancılığın yapıldığı, dünyada uzunluk olarak ikinci, yükseklik olarak birinci olan surlarına sahip, üçü kesin olmakla beraber altı Peygamberin kabrinin olduğu,
 
Mekke ve Medine'den sonra en fazla Sahabenin meftun bulunduğu (541 Sahabe meftundur), İslam'ın beşinci büyük mabedi olarak kabul edilen Ulu Camii ve yakın tarihe damga vuran bir çok şair, edebiyatçı, bürokrat ve siyaset adamı yetiştirmiş bu şehri en iyi yukarıdaki ifadeler tanımlardı.
 
Tarihten gelen bu özellikler Diyarbakır'ı sadece Türkiye'nin değil bütün Ortadoğu'nun hatta Dünyanın en önemli merkezlerinden kılıyor. Böylesi bir tarihe ve öneme sahip Diyarbakır ne yazık ki son zamanlarda kötü şöhretle yine gündem olmayı başarıyor ve bu kötü şöhret tarihsel imajını telafisi çok zor bir şekilde etkiliyor. Bir zamanlar doğunun Paris'i diye adlandırılan, bölgenin en önemli Üniversitesi, Hastaneleri, İbadet merkezleri ve Spor kulübüne sahip Diyarbakır şimdilerde sadece karpuzu ve terör olaylarıyla anılır oldu.
 
Bütün bu olumsuzluklara ek olarak birde sahipsiz kalması bu kadim şehrin talihsizliğinin içler acısı göstergesidir. Elbet teki bunun sebebi ve çözüm yolları burada iki satır yazıyla hallolmayacak kadar mühimdir. Zaten bu sorunların çözüm yolu da sadece yazmak çizmek değil, bu görevde karar merciindekilerin işidir. Ama buda bizim gibi bu şehirde doğmuş, büyümüş, okumuş, para kazanmış kısacası her şeyini bu şehre borçlu olanlarında bahanesi olmamalıdır. Herkes elini taşın altına sokmalı, kim ne yapabiliyorsa kimin elinden ne geliyorsa yapmalıdır. Çünkü Diyarbakır'ı kırk elli sene geriden takip eden şehirler bile artık Diyarbakır'la yarışır olmuş durumda.
 
En basitinden hakkında birçok kitaplar yazılan tarihe mal olmuş bu şehrin Feshane tanıtım günlerinde ilk defa bu yıl yer alması bile şehrin sahipsizliğine en büyük örnektir. Bu serzenişimiz Feshane günlerini organize eden Diyarbakır Kültür ve Turizm Musiki Derneği (Diktum-Der) nin başkanı Sayın Kenan AKSU ve ekibine haksızlık olarak algılanmamalı, bilakis bu büyük organizasyonu gerçekleştirdiklerine dikkat çekmek için teşekkür mahiyetinde bir hatırlatma olarak kabul edilmedir. Bu konuda teşekkür edilmesi gereken bir diğer kişide kıymetli dostum Sayın Celal GÜNEY'dir. Bir Diyarbakırlı olarak Organizasyonu hiçbir menfaat gözetmeksizin gerçekleştiren Sayın Kenan AKSU kadar bu kıymetli organizasyonu gerek yazılarıyla gerekse fotoğraflarıyla yerel medyada duyuran Celal GÜNEY beye teşekkürü bir borç biliyorum.
 
Şehrimizin en büyük eksiklerinden biri olan tanıtım ve reklam alanlındaki bu çalışmalarından dolayı herkesin bu nadide insanları örnek almalarını temenni ediyorum. Yerel medyamızı da Celal Beyi tenzih ederek söylüyorum Feshane günlerine çok basit ve sıradan bir olay muamelesi yaparak kayıtsız kaldıkları için esefle kınıyorum. Bu iş küçücük bir resim ve iki satır yazıyla geçip gidecek kadar basit bir organizasyon değildi. Ulusal medya ne yazık ki Diyarbakır'daki yerel medyadan çok daha ilgili alakalı davrandı Feshane günlerine.
 
Çünkü böyle mühim bir şehir adına yapılan ve sadece Diyarbakır değil Diyarbakır'ın bölgedeki ehemmiyetinden dolayı bütün bölgeyi temsil ettiği için olsa gerek Ulusal medya yerel medyadan daha çok sahiplendi bu organizasyonu. Diyarbakır için resmi kurumların ilgisizliğini alakasızlığını doğru bulma sakta anlayabiliyoruz ama Diyarbakır'daki STK'ların, iş adamlarının, dernek ve kuruluşların Diyarbakır'ın bütün yükünü birkaç insanın sırtına yüklemelerini kabul etmemize de imkan yoktur.En azından Diyarbakır'ın kültürel ve sportif anlamda tanıtımı için yukarda saydıklarımızın elinden geleni asgari bir şekilde yapmaları boyunlarının borcudur.Son olarak Diyarbakır'da siyaset yapmaya çalışanlara bir hatırlatma yaparak yazımı sonlandırmak istiyorum.Unutmayın ki kavga,dövüş ve gürültü sadece gündem eder başarılı etmez.Bizim Diyarbakır olarak gündem olmaya değil her alanda başarılı olmaya ihtiyacımız var. Saygılarımla
 
Bedirhan ÇELİK / İSTANBUL

HABERE YORUM KAT