1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Berbere tıraş olmaya giderken dikkat
Berbere tıraş olmaya giderken dikkat

Berbere tıraş olmaya giderken dikkat

DİYARBAKIR - Memorial Diyarbakır Hastanesi gastroenteroloji uzmanı Doç. Dr. Mehmet Dursun, hepatit B'nin kan yolu ile bulaştığını belirterek, berberlerde tıraş olurken hijyenik olmayan malzemelerin kullanılmasının da hepatit B'ye yakalanma riskini arttırdığını söyledi.

A+A-

Hepatit B'nin kan yolu ile olduğu gibi cinsellik, anne karnında alma gibi yollarla da bulaştığını aktaran Doç. Dr. Dursun, bulaşma nedenlerinin en önemli olanının berberlerde tıraş olurken kan yolu ile olduğunu kaydetti. Doç Dr. Dursun, "Hepatit B viral bir hastalıktır. Hepatit B virüsü denilen bir virüs tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Karaciğere yerleşmesi ile bilinen ve karaciğere eriştikten burada önemli rahatsızlıklar oluşturan bir virüstür. Hastalığın temel bulaşı kan yoluyladır. Cinsel yolla ya da anneden çocuğa geçiş yolu iledir.

Cinsel yolu ile ve kan yolu ile bulaşlar aslında çok sık olarak görülen bulaşlar değildir. Bunun yanında başka yine kan yolu olarak belki ifade edilebilen ama daha sıklıkla olan bulaş yolları şunlardır, örneğin ortak jilet kullanımı, berberlere giderken hijyenik olmayan malzemelerin kullanımı, manikür, pedikürlerde kullanılan malzemelerin kullanımı gibi malzemeler bunun bulaşında rol oynayan etkenlerdir. Bence verilmesi gerek en önemli mesaj, bizim sıklıkla başvurduğumuz yerler, işte berberler, kuaförler gibi. bunların kullandığı malzemelerin hijyenik olması gerekiyor. Hijyenik olmadığı taktirde bir öncekine kullandığı malzemeyi bir sonrakine kullandığında ve bir önceki eğer Hepatit B'li ise bunu kolaylıkla bir sonraki kişiye bulaştırabilir. Bu da o insanın hayatında çok ciddi sonuçlara neden olabilir” dedi.

Hepatit B'nin hiçbir belirtisinin olmayabildiğini dile getiren Dursun, hastalığın çok ileri aşamalara gelmesinden sonra fark edilebildiğini ifade etti. Dursun, "Hastalık çok ileri aşamaya gelmeyene kadar herhangi bir belirti vermeyebiliyor. Sinsi bir hastalıktır. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra da bazen iş işten geçmiş oluyor. Ancak sıklıkla görülen belirtiler, halsizlik, yorgunluk, sarılığın olması ve ilerleyen dönemlerde karaciğer sirozu dediğimiz sirozun ortaya çıkması. Hepatit B'nin iki tane önemli hastalığa götürme süreci var. Bunlardan bir tanesi karaciğer sirozu diğeri de karaciğer kanseridir. Her ikisi de ölümcül hastalıktır. Olay bu seviyeye gelmeden uygun tetkiklerin yapılması ve uygun tedavinin başlatılması gerekir" diye konuştu.

Özellikle annelerin taranıp pozitif olanların bebeklerine, hemen doğumla birlikte aşı yapılması gerektiğine dikkat çeken Dursun, hepatit B'nin aşı programına alındığını ve bunun ilerleyen yıllarda Türkiye'de hepatit B'yi ciddi oranda azaltacağını savundu. Dursun, “Hepatit B öyle bir virüs ki bebeklik döneminde alındığında yüzde 90 oranında kronikleşirken, yetişkin dönemde alındığı takdirde yüzde 5 ila 6 seviyelerinde kronikleşme ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla bebeklerin özelikle korunması gerekiyor. Bebeklerin korunma yolu da aşı ile olur. Hepatit B aşı programına zaten alınmış durumda. Dolayısıyla bebeklerimiz artık aşılanmaktadır. Bunun ilerleyen yıllarda hepatit B'yi ülkemizde ciddi oranda azaltacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT