1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Belediyeler istismar için ihbar hattı oluşturmalı
Belediyeler istismar için ihbar hattı oluşturmalı

Belediyeler istismar için ihbar hattı oluşturmalı

“Çocuk, İhmal ve İstismarı” panelinde bir araya gelen uzmanlar, toplumsal bir sorun olan istismarla mücadele için yerel yönetimlerin ihbar hattı oluşturulması gerektiğini söylediler.

A+A-
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, Çocuk ve Kreş Hizmetleri Şube Müdürlüğü, DİKASUM, Ceren Kadın Merkezi ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) ortaklığında düzenlenen “Çocuk İhmal ve İstismarı” konulu panel, Sümerpark Ortak Yaşam Alanı Resepsiyon Salonu'nda yapıldı. Kentteki çocuk ve kadınla ilgili çalışma yürüten kurum ve kuruluşlar ile çok sayıda kişinin katıldığı panelde çocukların uğradığı fiziksel, cinsel ve psikolojik istismar ele alındı.
 
Panel, Rojava'da katledilen çocuklar için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Koruma Merkezi'nden Sosyal Hizmet Uzmanı Figen Paslı, çocuk ihmal ve istismarı ile ilgili bir sunum yaptı. Paslı, çocuk istismarının toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti.
 
Belediyeler ihbar hattı oluşturmalı
 
Ensest ilişkilere de değinen Paslı, ilişkinin temel sebebinin aile içerisindeki rollerin, sorumlulukların ve görevlerin karıştırılmasından kaynaklandığını söyledi. Paslı, ihmal ve istismarın toplumsal boyutlarına ve özellikle cinsel istismara maruz kalmış çocukların ileride toplumsal yaşam içinde ciddi problemler yaşadıklarını söyledi. Cinsel istismar ve çocuk ihmalini önlemeye yönelik yerel yönetimlerin ihbar hattı oluşturması gerektiğini söyleyen Paslı, mahallelerde, özellikle kadına yönelik çeşitli eğitimler verilebileceğini belirtti.
 
19 ayda 258 çocuk cinsel istismar mağduru
 
Diyarbakır Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) Sosyal Hizmet Uzmanı Erdal Karalar ise, cinsel istismara uğramış çocuğun suskun kaldığını kaydederek, "Eğer çocuk cinsel istismara yakını tarafından maruz kalmışsa ya tehdit altında ve korkuyordur ya da utandığı için kimseye anlatamıyordur. Çocuklar geçmiş yıllarda karakola götürüler, ifadesi alınırdı. Bu oldukça sakıncalı bir yöntemdi. Bu yöntemin yanlışlığının anlaşılması ile birlikte Çocuk İzlem Merkezleri kurma ihtiyacı doğdu" dedi. Karalar, 19 ay içerisinde Çocuk İzlem Merkezine başvuran çocuklardan 258'sinin cinsel istismara uğradığını vurguladı. Çocuk İzlem Merkezlerinde yaşadığı deneyimleri de aktaran Karalar, merkezlerin işleyişi ve çalışma şekli hakkında bilgi verdi.
 
Medya çalışanları eğitilmeli
 
“Medya ve Basında Çocuk İstismarı” başlıklı bir sunum yapan Büyükşehir Belediyesi Basın Koordinatörü İrfan Uçar da medya, çocuk ve istismar kelimelerinin yan yana gelmesinin bile oldukça trajik olduğunu ifade etti. Medya mensuplarının aslında iyi niyetle çocuk ve kadına yönelik istismarı haber yaptığını belirten Uçar, “Çocuk ve kadındaki istismar malzemesi haberci için kıymetlidir. Ancak nasıl kullanacağını bilmemektedir. Çocuk ve kadın kurum ve kuruluşları bu konuda medya mensuplarına eğitimler vermelidir” dedi. Medya mensuplarının meslek içi eğitimler yapmadığı gibi bu tür eğitimlere de katılmadığını ifade eden Uçar, “Kendi muhabirinizi kendiniz yetiştiriniz. Gerekirse konuya duyarlı gazetecilerle birlikte çalışmalısınız” diye konuştu. İstismar mağduru çocuğun haberci ile görüşmesi kararını bu alanda çalışan kurum ve kuruluşlarca belirlenmesi gerektiğini ifade eden Uçar, “Görüşme sırasında mağdurun yanında olun, gerekli gördüğünüz yerde görüşmeyi kesin, mağdurun ailesinden muvafakatname alın” önerisinde bulundu.
 
Erken yaşta evlilikler insan hakları ihlalidir
 
DİKASUM'un Sosyal Hizmet Uzmanı Halime Sarı Sabuncu ise, Çocuk Yaşta Evlilikler ve Çözüm Önerileri konulu bir sunum yaptı. Sabuncu, erken yaşta evliliklerin insan hakları ihlali olduğunu söyledi. Sabuncu, DİKASUM'un yaptığı araştırmaya göre erken yaşta evlendirilen çocukların “Bir boğaz daha eksilir; Göğüs ucu çıktıysa kızı vermelisin yoksa başka sorunlar çıkar; Kız dediğin erken evlenmelidir” gibi kalıplaşmış yanlış düşüncelerle zorla evlendirildiklerini saptadıklarını dile getirdi. Sabuncu, kadınların yüzde 78'inin zorla evlendirildiğini, yüzde 30'undan fazlasının evlenirken eşini hiç görmediğini, yüzde 64'ünün ise ilk doğumlarını evde yaptıklarını ifade etti.
 
Çocuk cezaevleri kapatılmalı
 
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi Aktivisti Ali Rıza Yıldırım da, “Cezaevinde çocuk olmak, Katledilen çocuklar, Mahpus çocukların yaşadıkları hak ihlalleri” üzerine bir sunum yaptı. “Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi'nin kuruluş sürecini ve amacını anlatan Yıldırım, "Çocukların toplumla bütünleşerek yaşamasını istiyoruz. Başta cezaevleri olmak üzere tüm kapalı alanlar çocukların kişilikleri üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Alternatif model olarak Almanya modeli üzerinde çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz" dedi.
 
Yüzlerce çocuk cezaevinde
 
Girişimin en önemli çalışma alanının cezaevlerinde yaşanan taciz ve tecavüz olayları olduğunu belirten İnsan Hakları Derneği avukatı Gamze Yalçın, 28 Mart 2006'da meydana gelen olaylarda yaşamını yitiren Enes Ata'nın failinin tespitinde önemli delil olan elbiselerinin kaybedildiğini hatırlattı. Yalçın, “Davada gördük ki Enes Ata'ya ait olan kıyafetler imha edilmiş. Deliller karartılmayı çalışılmış. Biz bu durumu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdık ancak reddedildi. Öncelikle bizler bu delilleri yok etmeye çalışan polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Bu durumun takipçisi olacağız" dedi.
 
26 yılda 580 çocuk yaşamını yitirdi
 
TMK'da yapılan değişiklik sonrasında 933 çocuğun gözaltına alındığını, bunlardan 261'inin tutuklandığını ifade eden Yalçın,1988 yılından 2014 yılına kadar geçen sürede 580 çocuğun yaşam hakkının ihlal edildiğini sözlerine ekleyerek konuşmasını tamamladı.
 
Suçu işleyenler cezalandırılmıyor
 
Diyarbakır Baro Çocuk Hakları Komisyonu avukatı Hatice Demir ise konuyu “Cinsel İstismar ve Mevzuat Boyutu” ile ele aldı. Demir, suçu işleyenlerin cezalandırılmadığını söyleyerek “Adalet sistemi tamamen eril zihniyete hizmet ediyor” diye konuştu. Demir, bu tür durumların önüne geçilebilmesi için yasal boşlukların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
 
 
 

HABERE YORUM KAT