1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Bel ve kalça ağrılarına dikkat
Bel ve kalça ağrılarına dikkat

Bel ve kalça ağrılarına dikkat

DİYARBAKIR - Memorial Diyarbakır Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Yahya Kemal Burkan, bel ve kalçada hissedilen ağrıların hafife alınmaması gerektiğini söyledi.

A+A-

Ankilozan spondilitin, ağrılı seyreden, temelde omurgayı etkileyen romatizmal bir hastalık olmakla birlikte, hastalığın çoğu zaman bel fıtığı ile karıştırıldığını belirten Dr. Yahya Kemal Burkan, bu nedenle hastalığın tanısında ortalama 8 yılı bulan gecikmeler yaşanabileceğini ve ayrıca bu hastaların yüzde 30'una yanlışlıkla bel fıtığı tanısı da konulduğunu dile getirdi.

Bu hastalığa sahip olan kişilere erken tanı konarak tedaviye başlanmasının çok önemli olduğunu söyleyen Memorial Diyarbakır Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Yahya Kemal Burkan, genellikle bel fıtığı ile karıştırılan ankilozan spondilit hastalığı hakkında vatandaşları uyardı. Hastalara yeterli tedavi uygulanmadığı takdirde hastalıkların ilerlemeye devam ettiğini ve sürekli ağrı çekildiğini belirten Burkan, bunun hastaların ruhsal durumlarının yanı sıra sosyal durumlarını da olumsuz etkilediğini söyledi. Dr. Burkan, “Ankilozan spondilit, genellikle cinsiyet ve yaş ayrımı gözetmeksizin herkeste görülebilir. Ancak erkeklerde, kadınlardan yaklaşık 3 kat daha fazla görülebilmekte ve hastalığın genellikle 20'li yaşlarda başladığı gözlemlenmektedir. Hastalıkta, bel fıtığındaki ağrıdan farklı olarak dinlenme ile ağrının azalmadığı aksine daha da arttığı görülüyor. Belde belirgin bir ağrı olmaksızın, kalça kısımlarında bazen bir tarafta, bazen de diğer tarafta ağrı ile başlaması da sık rastlanan bir durumdur. Özellikle 40 yaş öncesi hastalarda bel ağrısı, sabahları uyandıktan sonra ya da uzun istirahat sonrası belde 1 saatten fazla süren tutulma varsa ve bu tutulma egzersizle azalıyorsa; hastanın mutlaka bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvurması gerekir” dedi.

Tedavide temel amacın ağrının azaltılması, vücut pozisyonunun ve eklem hareketliliğinin korunması olduğunu belirten Dr. Burkan, tedavide başarı için egzersizler, fizik tedavi ve ilaç tedavisinin birlikte uygulanması gerektiğini kaydetti. Dr. Burkan, “Sürekli ve düzenli yapılan egzersizlerle omurga hareketlerinin korunması amaçlanmaktadır. İlaç tedavisinde ise bu güne kadar kullanılmakta olan klasik ilaçlar ve yeni geliştirilen biyolojik ilaçlar bulunmaktadır. Klasik ilaçların başında iltihap mekanizmasını baskılayan ağrı kesiciler söz konusudur. Bu ilaçlar ağrı gidermeye ve hastaların sabah rahat bir şekilde uyanmalarına katkı sağlamaktadır. Ankilozan spondilitin hastalığında geç kalınması ya da uygun tedavi seçeneklerinin uygulanmaması durumunda hastanın vücut omurgasında kamburlaşma oluşabilir. Bu durum kötü görünümün yanı sıra günlük yaşamda da birçok soruna neden olur. Uzman doktorun tavsiyelerine uyulup, egzersizler düzenli olarak yapıldığı takdirde hastalığın ilerleyen aşamalarında oluşabilecek birçok sorunun önüne geçilebilir” şeklinde konuştu.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Yahya Kemal Burkan, hastalığın tedavisinde uyulması gereken kurallar hakkında da bilgi verdi. Dr. Burkan, “Akciğer kapasitesinin arttırılması için, tüm hareketler solunum egzersizleriyle birlikte uygulanmalıdır. Yatak rahatsız etmeyecek kadar sert, gömülmeyecek kadar yumuşak ve yastık kalınlığı boyun boşluğunu dolduracak şekilde olmalıdır. Farklı ısı uygulamaları ağrı ve sertliğin azaltılmasında etkilidir. Omurgayı korseyle hareketsiz kılmak, hareket etme yeteneklerinin daha da azalmasına neden olacağından korse kullanılmaması önerilir. Düzenli beslenilmeli ve her hastalığın tetikleyicisi olan sigaradan uzak durulmalıdır. Uzun süre ayni pozisyonda kalmamaya ve vücudun sürekli dik pozisyonda tutmaya özen gösterilmelidir. Hasta, günde 20 dakika sırt üstü ya da yüzükoyun düz bir şekilde yatılmalıdır. Yan ve bacaklar karına çekili halde yatmaktan kaçınılmalıdır” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT