1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. BDP'den 30 Nisan'daki dava için çağrı
BDP'den 30 Nisan'daki dava için çağrı

BDP'den 30 Nisan'daki dava için çağrı

BDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, 30 Nisan'da İstanbul'da ilk duruşması görülecek olan KCK davasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

A+A-

14 Nisan 2009 tarihinde "KCK" adı altında başlatılan operasyonlara dikkat çekilen açıklamada, "Gerçekleşen, tam anlamıyla siyasete yapılan ciddi bir darbedir. Bugün gelinen aşamada bu operasyonların hangi birimlerce ne amaçla yapıldığı da bu söylemimizin haklılığını tescil etmektedir. Bu siyasi operasyonlarda temel hedefin demokratik siyaset olduğunu parti olarak her defasında yüksek sesle dile getirdik. Zira tüm il ve ilçe yöneticilerimiz, belediye başkanları, meclis üyelerimiz ve seçmenlerimiz sadece parti çalışmalarımız nedeniyle bu tutuklama kıskacından geçmiştir" denildi. "13 Ocak 2012 tarihinde bu operasyonların belki de en provokatif olanı gerçekleşmiştir" denilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bilinen merkezlerden alınan kararlarla hareket eden polis ve savcılık, genel merkez yöneticilerimiz başta olmak üzere seçilmiş milletvekillerine dahi yönelerek doksanlı yılları bir kez daha tekrarlamıştır. Milletvekilliği döneminde hükümet ve emniyeti tarafından siyasal lince maruz bırakılan, sık sık siyasi saldırı hedefi seçilen ve adeta siyasi çetelesi tutulan Eş Genel Başkan Yardımcımız Fatma Kurtulan, önceki dönemlerde genel başkanlık yapmış olan eş genel başkan yardımcımız ve milletvekili adayımız Tuncer Bakırhan, parti meclis üyelerimiz ve genel merkez çalışanlarımız, birçok il yöneticimiz İstanbul Savcılığı'nca yapılan bu operasyon çerçevesinde tutuklanmıştır."

Hukukun iflasının son noktası
Açıklamada, tutuklanan kişilerle ilgili iddianamenin hiçbir yeni delil olmamasına rağmen tam bir yıl sonra hazırlandığına dikkat çekilerek, "Yine tam 1 yıl 3 buçuk ay sonra mahkeme huzuruna çıkacaklardır. Yargılama aşamasında da görüleceği üzere arkadaşlarımızın tutuklanmasına sebep olarak gösterilen deliller ve yargılanacakları iddianame adeta bir hukuksuzluk belgesidir. Yargı makamlarının keyfiliklerinin gelinen en son sınırıdır. Zira iddianame derme çatma bir iddianamedir. Peşinen bu iddianame ile hükümlü kılınan parti yöneticilerimiz ile ilgili yeni hiçbir delil yoktur. Şöyle ki, yargılamaları devam eden avukatlar, gazeteciler ve İstanbul KCK dava dosyalarındaki delillerin tekrarından başka yeni bir delil bulunmamaktadır. Partimizin aldığı kararlar doğrultusunda katıldıkları toplantılar, parlamento çalışmaları ile katıldıkları panel, anayasa çalışmaları dâhil olmak üzere, partimizin düzenlediği gösterilere katılmaları sanık olan parti yöneticilerimiz için suç addedilmiştir. Demokratik anayasa ile ilgili bugün başbakan tarafından dile getirtilen görüşleri ve notları savcılıkça suç delili olarak görülmüştür. Milletvekillerin telefon numaralarının rehberlerinde bulunması da ayrı bir delil olarak gösterilmiştir. Aile bireyleri ile yaptıkları özel görüşmeler dahi suç ilan edilmiştir. Bu iddianame, hukukun iflasının son noktasıdır" denildi.

Yargılanan sadece partimiz BDP değildir
"Belirtilen iddianamede yine bir sansasyonel iddia vardır ki, o da halen genel başkanımız ve milletvekillerimizin de savcılığın kıskacında olduğu ve iddianamede yasa dışı örgüt olarak lanse edilen şemada eş başkanımız ve vekillerimizin de yer aldığıdır. Artık yargı kurumları ve savcılıklar toplumu karıştırmaktan vazgeçmelidir" denilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Sadece parti yöneticilerimiz ve partimizi yargılayan bu davanın izlenmesini talep ediyoruz. Zira izleyecek olan tüm kesimler partimizin nasıl bir iktidar oyununa ve kirli sarmala çekildiğine tanık olacaktır. Yargılanan sadece partimiz BDP değildir; demokratik siyaset de bu davada yargılanacaktır. Davanın ilk duruşmasının çözümün konuşulduğu bugünlere denk gelmesi, bizce iddiaların çöküşünün de bir göstergesidir."

Açıklamada, şu çağrı yapıldı: "Partimizi ve çalışmalarımızı izleyen ve destekleyen tüm duyarlı kesimleri, KCK operasyonları adı altında tasfiye edilmeye, kapatılmaya çalışılan partimiz ve demokratik siyaseti bir kez daha sahiplenme adına 30 Nisan'da İstanbul'da ilk duruşması yapılacak bu davaya katılmaya çağırıyoruz."

Açıklamada, dava kapsamında yargılananlara ilişkin şu bilgiler verildi: "BDP Eş Genel Başkanı ve Van eski Milletvekili Fatma Kurtulan, BDP MYK üyesi ve DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, BDP PM Üyesi Gülistan Balkaş, BDP PM Üyesi Emrullah Bingöl, BDP Genel Merkez Eğitim Komisyonu'ndan Berat Birtek, BDP Genel Merkez çalışanı Mahmut Polat, BDP Genel Merkez çalışanı Rıza Taşdelen, BDP eski PM üyesi Mehmet Zait Sarıtaş, BDP Zeytinburnu İlçe Başkanı Nezir Erdemli, BDP İstanbul İl yöneticisi Doğan Çiftçi, BDP Esenyurt Eş Başkanları Şafak Özanlı ve İlyas Demir, BDP Esenyurt İlçe Yöneticisi Tahsin Karçık, Esenyurt İlçe çalışanı İsmail Çelik, BDP Bağcılar Eş Başkanı Zekiye İlbasan, BDP Pendik İlçe Başkan Yardımcısı Kemal Dülger, BDP Esenler eski İlçe Başkanı Celal Alphan, BDP İl Yöneticisi Nazire Güneş, BDP çalışanı Ramazan Yıldız, BDP çalışanı Neslihan Güner, BDP Ümraniye çalışanı Bişar Uzun, KESK üyesi Sevgül Tutaş, BDP Bornova İlçe Yöneticisi Fuat Aras, KESK Uzmanı İsmet Aslan, Diyarbakır'da Eğitim Sen Diyarbakır Şube üyesi Gülsüm Çelik, BDP Diyarbakır İl çalışanı Zeki Arşimet, BDP Antep eski yöneticisi Meryem Akgül, Ağrı'nın Doğubayazıt Belediye meclis üyesi Nazan Bağlan Söğüt, DİHA muhabiri Murat Çiftçi."

HABERE YORUM KAT