1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. BDP Kongreye gidiyor
BDP Kongreye gidiyor

BDP Kongreye gidiyor

BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş: "Sandık sonuçları gösterdi ki; Türkiye'de toplum içinde çok keskin bir kamplaşma var ve seçmen eğilimleri seçimden seçime kolay değişmiyor, ciddi büyük toplumsal olaylar bile seçmen eğilimlerini ciddi şekilde etkilemiyor"

A+A-

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Gezi direnişi sonrasında 17 Aralık operasyonu, hükümetin yolsuzluk, rüşvet skandalları, ortalığa saçılan tapeler, kayıtlar, tüm bu seçim kampanyalarını doğrudan etkileyen meselelerdi. Bu tartışmalar içinde Türkiye'de seçmen kitlesi partilerden yana ağırlıklı olarak görüşünü koruyor. Çok bariz bir seçmen eğilimi değişimi gözlemlemedik" dedi.

Demirtaş, BDP İl Başkanlığında yerel seçim sonuçlarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, zorlu bir seçim kampanyası sonunda, kritik bir siyasi süreçte 2014 yerel seçimlerinin gerçekleştiğini belirterek, seçim sonuçlarının Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

"Hem seçim kampanyası hem seçim sonuçlarıyla uzun süre tartışılacak bir seçim dönemi yaşadık. Sandık sonuçları gösterdi ki; Türkiye'de toplum içinde çok keskin bir kamplaşma var ve seçmen eğilimleri seçimden seçime kolay değişmiyor, ciddi büyük toplumsal olaylar bile seçmen eğilimlerini ciddi şekilde etkilemiyor" diyen Demirtaş, bunun siyaseten analizinin yapılması gerektiğini, parti olarak da bunu değerlendireceklerini belirtti.

"Çok bariz bir seçmen eğilimi değişimi gözlemlemedik"

Demirtaş, tüm partilerin bu sonuçları tartışması gerektiğini vurgulayarak, şöyle dedi:

"Belediyeciliğin tartışılması, belediyeciliğin seçmen onayına sunulması gereken bir seçim yaşamalıydık ama bunun çok ötesinde doğrudan genel seçim atmosferinde tüm Ortadoğu'yu etkileyecek bir seçim kampanyası çalışması yürütüldü. Suriye, Ortadoğu krizi, Arap baharı, Arap dünyasında yaşanan çalkantılar, İran ve Irak'taki durum Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor ve etkiliyordu. Ama bununla birlikte Gezi direnişi sonrasında 17 Aralık operasyonu, hükümetin yolsuzluk, rüşvet skandalları, ortalığa saçılan tapeler, kayıtlar, tüm bu seçim kampanyalarını doğrudan etkileyen meselelerdi. Bu tartışmalar içinde Türkiye'de seçmen kitlesi partilerden yana ağırlıklı olarak görüşünü koruyor. Çok bariz bir seçmen eğilimi değişimi gözlemlemedik. BDP olarak 22 ilde seçime girdik. Seçim öncesinde BDP olarak öngördüğümüz hedeflerimizin yüzde 80-85'ine ulaştık. Çok daha büyük başarılar ve ciddi sonuçlar elde etme potansiyelimiz vardı fakat bu potansiyelleri harekete geçirme ve birleştirme konusunda zorluklar yaşadık. BDP Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde önemli bir başarı elde etmiştir. Batıda HDP ile belli bir noktaya gelindi, batıda istenilen ölçüde olmasa da belli bir kabul gördüğü ortaya çıktı."

"Medya desteği asla BDP ve HDP'den yana değildi"

"Eşit bir seçim kampanyası ve eşit bir seçim yarışı içinde olmadığımızı herkesin görmesi lazım. Medya desteği asla BDP ve HDP'den yana değildi. Devletin resmi kanalları dahil olmak üzere bariz bir ayrımcılık yaşadık. Özellikle TRT ve Anadolu Ajansı'nın BDP ve HDP bloğuna bariz bir boykot uyguladığı, sıfır dakikayla ölçülen TRT yayınlarıyla karşılaştığımızı söyleyebilirim. Devletin kanalları ve özel kanalların birçoğu partilerimize karşı açık bir boykot uyguladılar" ifadelerini kullanan Demirtaş, sosyal medyanın da seçim döneminde ağır bir darbe aldığını savundu.

Demirtaş, seçim döneminde bazı partililerinin de tutuklu olduğuna işaret ederek, "Hazine yardımı konusunda da diğer partiler yüzlerce trilyon devlet yardımı ile biz ise halkımızın mütevazı destekleriyle seçim kampanyası yürüttük. Bunların hiçbirini mazeret olarak görmüyoruz. Öngördüğümüz sonuçların neredeyse çoğunu gerçekleştirdik. Bunu BDP ve HDP yöneticileri ile yetkili kurullar seçim sonuçlarını kapsamlı şekilde masaya yatıracak, bundan sonraki yol haritamızı ortaya çıkaracağız" diye konuştu.

"Bu seçimin belki de tek kazananı kadınlardı"

Demirtaş, kadınların bu seçimde BDP ve HDP çatısı altında büyük bir başarı ve kazanım elde ettiğini kaydederek, "Bu seçimin belki de tek kazananı kadınlardı. Siyasi partilerden çok partimizin öncülüğünde 'kadınlar kazandı' diyebiliriz. Eş başkanlık sistemi bu anlamda muazzam bir başarı elde etti. Her yerde bir kadın belediye başkanının bulunduğu modelini fiilen hayata geçirmiş olduk" şeklinde konuştu.

Demirtaş, şunları kaydetti:

"Başbakan başta olmak üzere muazzam bir ötekileştirici, kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı dil kullanıldı. Bu da toplumda büyük gerilimlere yol açtı. Toplumu bu kadar düşmanlaştıracak, öfkeyi artıracak bir dil ve siyasetin kimseye yararı olmadığını söylemiştik, bu ortaya çıktı.

Hiçbir zaman ilkesiz, belden aşağı siyaset içinde olmadık. İlkeli bir tutum sergiledik. Hem AKP'nin yanlışlarını hem AKP karşıtı cephe içinde yer aldığını söyleyip de hukuk dışı, gayrı meşru, belden aşağı yöntemler kullanan cepheyi de eleştirdik. BDP olarak AKP ile yarıştığımız her yerde AKP'yi gerilettik diyebiliriz. Tüm bu olanaksızlıklar, siyasi keşmekeş içerisinde çok arı, duru bir sonuç elde etmek kolay değildi ama BDP bunu önemli ölçüde başardı. Halk asla aptal değildir, bunu gördük. Örnek, model bir belediyecilik anlayışını çok daha görünür hale getirme gayretinde olacağız."

"Genel seçimler erkene de alınabilir"

Demirtaş, Türkiye siyaseti açısından yerel seçimlerin genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir provası gibi olduğunu ifade ederek, "Genel seçimler erkene de alınabilir, bu tartışma da yaşanabilir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile erken bir genel seçim tartışması da yaşanabilir" dedi.

BDP ve HDP bloku olarak yola nasıl devam edeceklerini netleştirdikten sonra halkın karşısına daha hazırlıklı ve donanımlı çıkacaklarını belirten Demirtaş, şunları dile getirdi:

"Genel seçimlerde çok daha büyük bir başarı elde edebileceğimizi tahmin ediyoruz. Hiçbir yerde en küçük bir devlet, hükümet desteği yoktu ama kösteği de yoktu. Ancak devletin kurumları sınıfta kalmıştır. TRT'den Anadolu Ajansı'na, TEDAŞ'a kadar seçim kampanyası boyunca AKP'nin kazanması için ellerinden geleni yaptılar. Bu seçim sonuçları AKP'nin bulaştığı suçları, günahları da ortadan kaldırmaz, temizlemez.

İnsanlar AKP'ye destek verdi diye yapılmış olan hırsızlığa da destek verdi anlamı çıkmaz. AKP'nin oyunu önemli ölçüde koruması veya artırmasının en büyük nedeni, 'AKP karşıtı cennah' diye adlandırılan AKP karşıtlığından başka hiçbirşeyi olmayan, topluma hiçbir umut vermeyen, projesi olmayan cennahtır. Biraz ilkeli siyaset yapılsa, ilkeli ittifak, ortak mücadele, proje üzerinden seçim kampanyası yürütülse, kasetlere bel bağlanmak yerine halka bel bağlansa etkili sonuçlar alınır. BDP'nin yaptığı buydu, sonuçlarını aldığımızı düşünüyoruz.

Kasetlere inanmak yerine halkımızın yüreğine güvendik. Ortada yolsuzluk, hırsızlık varsa bunun hesabının sorulmasını AKP'ye oy verenler de istiyor. AKP'nin karşısına ciddi bir muhalefet bloğu çıkaramadığımız için bugün AKP dışında Türkiye'nin doğusunda BDP alternatif görülüyor ama batıda güçlü bir alternatif çıkaramadığımız için maalesef AKP oylarını koruyarak, artırarak yoluna devam ediyor."

"Koşullar çözüm sürecini ilerletmek için uygun"

Demirtaş, bir gazetecinin "BDP'nin bazı yerlerde oy oranındaki düşüşünü nasıl değerlendiriyorsunuz?" yönündeki sorusu üzerine şunları aktardı:

"Birkaç ilde oy oranlarında düşüş var ama katılım oranında düşüş olan yerler, seçmenin sandığa gitme oranı Türkiye ortalamasının altında. Diyarbakır, Hakkari gibi yerler bizim için bir mesaj. Sorgulamamız lazım. Geçen seçimlere nazaran birkaç puan düşüş var ama onun dışında hiçbir partinin kolay elde edemeyeceği muazzam bir başarıdır. Türkiye genelinde oylarımızda beklenen yeterli artış yok. Batıdaki oyların yeterince sandığa yansımadığını düşünüyoruz. Daha iyi bir sonuç elde edebilirdik, fırsat vardı."

"Seçim sonuçlarının çözüm sürecini nasıl etkileyeceği" yönündeki soruya da Demirtaş, seçim öncesinde sonuçların süreci doğrudan veya dolaylı etkileyebileceğini düşündüklerini, bu haliyle çözüm sürecinin pozitif şekilde hızlı ilerleyebilmesinin AK Parti'nin atacağı adımlara bağlı olduğunu vurguladı.

AK Parti'nin müzakere sürecine geçişte ve yasal değişiklikler konusunda ilerleme sağlaması halinde çözüm sürecinin ilerleyeceğine dikkati çeken Demirtaş, "Bu olmazsa çözüm süreci AKP'nin ilerletme niyetine bağlı çökmüş olacak. Koşullar çözüm sürecini ilerletmek için uygun" ifadelerini kullandı.

Demirtaş, Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesindeki sonuçlar konusunda, sandıkların yeniden sayıldığını ifade ederek, "Belediye el değiştirdi diye oradaki halkımızı yalnız bırakacak değiliz. Belediyenin haksız uygulaması veya oradaki geçişlere göz yuman politikası olursa buna göz yummayız" diye konuştu.

"CHP ilkesiz ittifaklara girmeyi tercih etti"

Demirtaş, parti olarak kendi iç potansiyellerini bazı tutuklanmalar, örgütsel dağınıklıklar ve bazı yerlerde mali zorluklardan dolayı ortaya çıkaramadıklarını vurgulayarak, CHP ile sürecin başında ilkeli bir işbirliği konusunun tartışıldığını hatırlattı.

Demirtaş, "Bu da bir şanstı aslında Türkiye'de muhalif güçler açısından. Fakat CHP ilkeli bir ittfakı deneyip, kendi milliyetçi, ulusalcı unsurlardan arınarak, demokratik bir birliği seçmek yerine başka türlü, ilkesiz ittifaklara girmeyi tercih etti. Türkiye o potansiyelini boşa harcamış oldu" şeklinde konuştu.

"Hüda-Par seçim sonuçlarına etkili oldu mu?" sorusuna da Demirtaş, "Çok gürültü çıkardılar, onlara da hayırlı olsun diyelim ama hiçbir yere negatif yada pozitif etkileri olmadı" dedi.

Demirtaş, "Demokratik özerklik" konusuyla ilgili soruyu da, bundan sonra hizmetlerin daha kaliteli hale gelmesine çalışacaklarını, çok dilli ve kültürlü hizmetlerin verilmesinin yanı sıra anadilde eğitimden, sağlık hizmetine kadar belediyelerin çaba sarf edeceğini kaydetti.

Demirtaş, cemevini resmileştireceklerini, Alevi kültürünün gelişmesine hizmet edeceklerini anlatarak, "Alevi inancının korunmasına, Alevilerin örgütlenmelerine hizmet edeceğiz. Sünnilerin, muhafazakarların, Arapların, Süryanilerin de oyunu aldık. Onların da beklentilerini karşılayacağız. Ders kitaplarının basımından ücretsiz dağıtılması, anadilde eğitim için örnek model sınıfların açılmasına kadar imkanlarımızı kullanacağız" ifadesini kullandı.

Gültan Kışanak'ın yerine BDP eş başkanlığına kimin seçileceği sorusuna da Demirtaş, yakın zamanda olağanüstü kongre kararı alınacağını ve eş başkanı partinin belirleyeceğini söyledi.

Demirtaş, "BDP'in eş başkanlığı görevini sürdürüp sürdürmeyeceği" sorusunu ise "İki dönem kuralı var. Bulunmaz Hint kumaşı değiliz. Net, kesin bir karar yok. Kongre kararı verecek. Göreve devam etmem konusunda hemfikir sağlanır durum da uygun olursa neden olmasın? Ancak bu görevi herkes layıkıyla yürütür" diye yanıtladı.

"Elinde bilgi belge var ise savcıya teslim edecek"

"Siz cemaate karşı cemaat olmasından kaynaklı operasyon yapamazsınız. Suç kim tarafından işlenmişse, elinizde bilgi ve belge varsa o kişiye operasyon yapabilirsiniz" diyen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Camianın, cemaatin tamamını suçlu ilan edip, tüm üyelerini linç edemezsiniz, bize yapıldığı için biliyoruz. KCK operasyonları adı altında onbinlerce insan içeri atıldı. Sırf cemaatin sempatizanıdır, gönül vermiş diye suçlar operasyon yaparsanız, BDP olarak böyle bir yaklaşımı asla desteklemeyiz. Gerçekten suç mu işlemiş, gizli örgüt mü kurmuş, casusluk mu yapmış, kişilerin özel yaşamını mı dinlemiş, bunlar TCK'da suçtur. Bu suçu işleyen kişiler cemaat üyesi mi, değil mi bakılmaksızın gereğinin yapılması lazım. Başbakanın kastettiği bu ise kimseye tehdit savurmasına gerek yok. Elinde bilgi belge var ise savcıya teslim edecek. İnlerine başbakanın kendisi mi girecek? Hangi yetkiyle giriyor. Bunu yapacak yargıdır. Kendini yargı yerine koyması, kafada henüz demokrasinin şekillenmediğini açıkça ortaya koyuyor. Başbakanın kişilere karşı operasyon yetkisi yoktur."

"HDP fikri geliştirilip, güçlendirilebilir"

Demirtaş, İmralı'ya gidecek heyete ilişkin, heyetin ne zaman gideceğinin belli olmadığını, muhtemelen aynı heyetin gideceğini, ilerleyen süreçte de aydın ve yazarların İmralı'ya gitmesini beklediklerini anlattı.

Sandıklara müdahale iddialarına ilişkin Demirtaş, şunları söyledi:

"Bunlar vahim iddialar. Kritik bir mevzuda hükümetin, bakanların, polislerin, hakim ve savcıların meseleye yanlı davranmaları müdahale etmemeleri kaygı uyandırıyor.Sonuçlar netleşinceye kadar sandık, sonuç ve tutanakların korunması lazım. Herkesin sonuçlar netleşinceye kadar komplo ve müdahaleleri engelleyecek duruş sergilemesi lazım."

Demirtaş, HDP ile yola devam edip etmeyecekleri sorusuna, HDP projesinin fikren doğru olduğunu, bu yaklaşımın devam edeceğini söyledi.

"Ama bu stratejik yaklaşımı hayata geçirmenin taktiği HDP'nin bugünkü şekli mi, değil mi tartışmak lazım. Bu hedeften vazgeçmeden daha zengin yaklaşımlarla HDP fikri geliştirilip, güçlendirilebilir" diyen Demirtaş, bu konuda tutucu ve saplantılı olmadan, bu mücadeleyi yürütmenin başka yolları ve araçlarının bulunması gerektiğini dile getirdi.

Demirtaş, parti olarak Şanlıurfa'da da büyük başarı elde ettiklerini kaydederek, bir sonraki seçim için bu seçimin muazzam bir hazırlık olduğunu aktardı.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT