1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Baydemir, Arınç'a Kürtçe ne dedi?
Baydemir, Arınç'a Kürtçe ne dedi?

Baydemir, Arınç'a Kürtçe ne dedi?

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, bu akşam, Milli Kütüphane Başkanlığı Sergi Salonu'nda "2013 Yılı Diyarbakır Surları Yılı Olsun" başlığı ile bir fotoğraf sergisi düzenledi.

A+A-

Sergi, Diyarbakır Surları'nın UNESCO'nun kalıcı dünya mirası listesinde yer alması için başlatılan kampanyanın bir parçası niteliğinde. Sergi, daha önceden planlanmıştı. Ancak kültürel yanı ağır basan sergi, terör örgütü PKK'nın silah bırakması çerçevesinde İmralı'da yapılan görüşmeler sonrasında oluşan atmosfer nedeniyle kendi niteliğinin ötesinde siyasi bir anlam da kazandı.

Arınç özellikle katıldı

Serginin ev sahibi, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'di. BDP Grup Başkanvekili İdris Balukan'ın yanısıra aralarında Sırrı Sakkık, Süreyya Önder'in de bulunduğu çok sayıda BDP milletvekili ile Diyarbakır sivil toplum örgütü başkanları da serginin açılış törenine katıldı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da, serginin açılışında hükümeti temsil etti. İmralı görüşmeleri ile başlayan süreçin neden olduğu atmosfer, Arınç'ın serginin açılışına katılmasındaki en önemli etkendi.

Kürtçe sözler

Baydemir, Arınç'ı BDP milletvekilleriyla birlikte salonun dışında karşıladı. Serginin açılışında yapılan konuşmalar da, yeni sürece yönelik umutlar hakimdi. Baydemir, "Başbakan Yardımcımız hoşgeldiniz" dedikten sonra Kürtçe, "Başım gözüm üstüne hoşgeldiniz" dedi. Baydemir, Kürtçe sözlerinden sonra konuşmasına Türkçe devam ederek, "Barış ve birlikte kardeşçe yaşam hepimizin en öncelikli talebi ve çabasıdır. Barışa, umuda kurşunlar sıkılmaya devam ediyor. Kurşunların artık barışa ve birlikte yaşama isetğimize işlememesi lazım" diye konuştu.

Çok ümitliyim...

Arınç, konuşmasında, Diyarbakır surlarındaki taş süsleme eserlere göndermede bulundu. Arınç, çok katı olan taşları geçmişte işleyerek bir sanat eserine dönüştüren ustaların kendilerine bir mesaj verdiğini belirterek, taş kadar kalpsiz terör sorunun da artık çözülmesi gerektiğini ifade etti. Arınç, "Hiç bir zaman bu kadar ümitli olmamıştım" dedi. Arınç, Fransa'daki olaya benzer provakasyonların olması endişesi taşıdıklarını dile getirerek, bu tip provakasyonların kendilerini yolllarından çevirmemesi dileğinde bulundu. Arınç, Fransa'da üç PKK'lı kadının vurulmasını vahşet olarak nitelendiren sözlerini de tekrarladı. Öldürülen kişilerin suçlu olsalar bile böyle vahşice ölmeyi hak etmediklerini, suçlulara cezalarını verecek yerin yargı olduğunu söyledi.
 
Birlikte burma kadayıfı yediler

Arınç konuşmaların ardından açılışını yaptığı sergiyi gezdi. Arınç, salondan hemen ayrılmayarak, Baydemir ve BDP'li milletvekilleriyle bir süre samimi hava içinde sohbet etti. Kokteyl masası çevresinde ayakta yapılan sohbet sırasında Arınç ile BDP'li vekiller, Diyarbakır'ın ünlü burma kadayıfından yedi.

Arınç, konuşmasında, şu mesajları verdi:

PKK'lı 3 kadının öldürülmesi vahşettir

Çok zor işlerin içindeyiz. Maddi planda bakıldığında çözülmesi de çok zor görünüyor. Bugüne kadar yaşadığımız şartlar bu iyi niyetli çabaların önüne bir şekilde set çekebilecek, bu ümitleri boşa çıkarabilecek, pek çok sabotajları, provokasyonları getirebilir endişesini doğrusu biz de paylaşıyoruz. Ama ümitli olmak, ümitli olmaya mecbur olmak gibi bir gerçekle karşı karşıyayız. Daha bir, iki gün önce Fransa'da yaşanmış olay veya Türkiye'de başka bir bölgede yaşanmış veya yaşanabilecek olayların bizi yoldan döndürmemesini, çevirmemesini, ümitsiz kılmamasını Allah'tan diliyorum. O yüzden bu olaylarda hayatını kaybeden insanların çok acı şekilde hayata veda ettiklerini düşünüyorum.

Fransa'da meydana gelen olayı vahşet olarak nitelendirmiştim. Üzüntü duyduğumu ifade etmiştim. İnternet medyasına girdiğimizde bu sözlerimin nasıl çarpıtıldığını, ne kadar kötü amaçlar için kullanıldığını gördüm ve üzüldüm. Ama onları bir kez daha üzmek istiyorum. Yaşanan olay bir vahşettir. Kim yaparsa yapmış olsun, bu ölen kişiler hangi vasıflarla hangi suçlamalarla anılıyor olurlarsa olsun insan hayatına bu şekilde son vermek kimsenin hakkı değildir. Onlar böyle bir ölümü hiçbir zaman hak etmemişlerdi. Suçlu olan insana yapılacak tek şey yargı önüne çıkarılması ve adaletin vereceği cezaya razı olmak gibi bir keyfiyet. Yoksa kimse kimsenin hayat hakkını böylesine hoyratça, böylesine vahşice elinden almak tasvip edilir bir davranış değildir.

Bu olay karşısındaki insani tutumumu, afedersiniz bu olaydan daha vahşi şekilde eleştirmeye kalkanları biraz insafa davet etmek, izana davet etmek görevimizdir. Ölenlere elbette üzüleceğiz. Özellikle bu süreç içerisinde karşımıza çıkacak kötü olaylara karşı da sabırlı olacağız, anlayışlı olacağız. Ve geçmişte yaşanan pek çok olayın böyle bir barış sürecini geciktirmek, ertelemek, reddetmek, inkar etmek, ajite etmek isteyenleri ödüllendirmek gibi davranışların içerisinde olmayacağız. Şahsen ben böyle bir davranışın içerisinde hiçbir zaman bulunmayacağımı söylemek istiyorum.

Kutlu olsun

Biz bu ülkenin insanlarıyız, yıllardır tarihin kader ortaklığı içerisine koyduğu insanlarız, aynı idealler, aynı amaçlarla birbirimizin kucağında şehit düşmüş insanlarız. Cumhuriyeti birlikte kurmuş, bu toprakların acısına da sevincine de üzüntüsüne de ortak olmuş insanlarız. Yeni başladığını büyük bir heyecanla izlediğimiz sürecin aynı Diyarbakır gibi, onun surları ve diğer bütün güzellikleri gibi, Eğil'deki peygamberler makamı gibi inşallah yüce olmasını, büyük olmasını, kutlu olmasını ve bir an önce güzelliklerin gerçekleşmesini diliyorum."

HABERE YORUM KAT