1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Başörtüsü yasağı tarihin çöplüğüne gömülmelidir'
'Başörtüsü yasağı tarihin çöplüğüne gömülmelidir'

'Başörtüsü yasağı tarihin çöplüğüne gömülmelidir'

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi ile Özgür Eğitim-Sen Diyarbakır Temsilciliği, başörtüsünün sadece İmam Hatip okullarında değil, tüm okullarda sınırsız olarak serbest bırakılması çağrısında bulundu.

A+A-

Ofis AZC Plaza önünde toplanan dernek gönüldaşları, orta ve lise düzeyindeki okullarda yasağın bulunmasına tepki gösterdi.

“Yasakçı Yönetmelik Kalksın! Tüm Okullarda ve Her Kademede Başörtüsü Serbest Olsun!”; “Başörtüsüne Hemen Şimdi Her Yerde Özgürlük!” yazılı pankartların açıldığı eylemde “Başörtüsüne Okul ve Yaş Sınırlaması Kabul Edilemez!”; “Neden Başörtümle Anadolu Lisesine Gidemiyorum?”; “Yeni Türkiye Eski ve Yasakçı Yönetmelikle mi?” yazılı dövizler taşındı.

Ömer Arslan'ın sunduğu eylemde sık sık “Başörtüye Özgürlük Hemen Şimdi Her Yerde!”; “Yasakçı Yönetmelik Kaldırılsın!”; “İnanca Saygı Başörtüye Özgürlük!”; “Yasak Sürüyor, Zulüm Devam Ediyor!”; “Çocuklar Bizimdir Devletin Değil!” sloganları atıldı, tekbirler getirildi.

“'YENİ TÜRKİYE' SÖYLEMLERİNİN OLDUĞU BİR DÖNEMDE 'ESKİ TÜRKİYE'NİN YASAKLARIYLA BOĞUŞUYORUZ!”

Açıklama öncesi kısa bir konuşma yapan Bayındır-Sen Şube Başkanı ve aynı zamanda www.islahhaber.com sitesi yazarlarından Hamit Yaz, “Başörtüsü özgürlüğü neden hala raflarda bekliyor? Bürokratik oligarşik düzen neden sadece dindarlara işliyor? Başörtüsü için neden hala alanlardayız? 20 yıl önceki eylemleri neden hala yapıyoruz? Yetmedi mi; başörtüsü zulmünün bitmesi için daha kaç AK Parti hükümeti daha beklememiz gerekecek?” diye sordu.

Sözü alan Özgür Eğitim-Sen Diyarbakır Temsilciliği yetkililerinden Tuncay Yerlikaya ise hükümetin 2012 yılında değiştirdiği yönetmelikle İmam Hatip Okulları dışındaki tüm orta ve lise düzeyindeki okullarda başörtüsü yasağını yasal olarak sürdürdüğünü belirtti. Yerlikaya, “'Eski Türkiye' kalıntılarıyla, yasaklarıyla boğuşuyoruz. Çocuklarımızın nerede nasıl giyineceğine devletin değil ailelerin karar verebileceğine inanıyoruz. Eski Türkiye'nin sürdürülen yasakçı anlayışına karşı buradayız ve yasak sürdükçe meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Başörtüsüne tüm okullarda, kamu kurumlarında ve özel sektörde sınırsız bir özgürlük talebini dillendirmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Daha sonra Özgür-Der Diyarbakır Şube Sekreteri Mehmet Deniz topluluk adına basın açıklaması metnini okudu. 2012 yılı sonunda yapılan düzenlemeyle 2013-2014 eğitim-öğretim dönemine ilişkin olarak başörtüsü yasağının İmam Haitp okullarında kaldırıldığını belirten Deniz, yasağın diğer okullarda sürdürüldüğünün altını çizdi. Deniz, “aşırı ürkek, hatta evhamlı bir ruh haliyle” hazırlanıp yürürlüğe sokulan yönetmelikteki “okul içinde baş açık” ifadesinin yeni eğitim-öğretim dönemi başlamadan kaldırılmasını talep ederek şunları kaydetti: “'Eski Türkiye'nin köhnemiş, kangrenleşmiş bir takıntısı olduğu aşikâr başörtüsü yasağını tümüyle tarihin çöplüğüne yollamanın, 'Yeni Türkiye' hedefi için gereken cesaret ve kararlılığın bir göstergesi olacağına inanıyor; MEB Yönetmeliğinin acilen yasakçı anlayıştan temizlenmesini talep ediyoruz!”

Basın açıklamasının tam metni:

YÖNETMELİK DEĞİŞSİN,
OKULLARDA BAŞÖRTÜSÜ SINIRLAMASINA SON VERİLSİN!

06.09.2014

Kemalist ideolojik dayatmanın ve bürokratik oligarşinin en şedid, en zalim yansımalarından biri olan başörtüsü yasağı konusunda AK Parti hükümetleri döneminde önemli gelişmeler yaşandığını, üniversitelerden kamu hizmetlerine kadar pek çok alanda özgürlük ortamının genişletilmesine yönelik hayati adımlar atıldığını kabul ediyoruz.

İslami kimliğe yönelik düşmanlığın açık bir tezahürü olan ve halkı ezen, sindiren bu büyük zulmün geriletilmesi yönünde yapılan düzenlemelerin sadece kişi hak ve özgürlüklerinin tanınması açısından değil, toplumsal yapının daha erdemli, daha insani bir zemine oturtulabilmesi açısından da çok değerli ve anlamlı çabalar olduğu açıktır. Ne var ki, bazı alanlarda ısrarla sürdürülen çekingen tutumların, neye hizmet ettiği anlaşılamayan erteleyici yaklaşımların ise bu yönelimle taban tabana zıt bir görüntü oluşturduğu da tartışmasızdır.

İşte tam bu noktada yeni hükümetten, yeni bir eğitim-öğretim döneminin eşiğinde, özgürleşme süreci önünde ciddi engellerden birini teşkil eden MEB yönetmeliğindeki yasakçı zihniyet kalıntısı sınırlamayı kaldırmasını talep ediyoruz.

2012 yılı sonunda yapılan düzenlemeyle 2013-2014 eğitim-öğretim dönemine ilişkin olarak başörtüsü yasağı kısmen kaldırılmış, tüm okullarda seçmeli Kur'an derslerine katılan ve İmam Hatip Okullarına devam eden kız öğrencilere başörtüleriyle eğitim görme hakkı tanınmıştı. Bu şekilde yeni açılan İmam-Hatip Ortaokullarında ve İmam-Hatip Liselerinde başörtüsü sorunu ortadan kalkarken, orta ve lise düzeyindeki diğer tüm okullarda ise korunmuştu.

Yasakçılığa kısmi çözüm anlamına gelen bu düzenleme yapıldığı tarih itibariyle de anlamsız ve gereksizdi. Adeta aşırı ürkek, hatta evhamlı bir ruh halinin izlerini taşımaktaydı. Bugün hala bu düzenlemenin korunuyor olmasının ise artık hiçbir mazereti kalmamıştır.

Başörtüsü sadece İmam Hatip okullarına devam eden kızlar için değil, iman eden her mümin genç kız ve hanımın kamusal alanda uygulamak zorunda olduğu Rabbimizin açık, tartışmasız bir emridir. Çeşitli nedenlerle İmam Hatiplere gitmeyen ya da gidemeyen kız öğrencilerin kategorik bir tarzda başörtüsüzlüğe mahkûm edilmesi kabul edilemez.

Aslında gerek orta gerekse de lise seviyesinde birçok okulda yönetmeliğe rağmen pek çok kız öğrencinin başlarını örttüğü bilinmektedir. Genelde idarecilerin göz yumması ile sağlanan bu serbestiyetin birilerinin insafına bırakılmadan genel bir norm haline dönüşmesi aklın ve vicdanın gereğidir. Haddizatında yönetmeliğe rağmen başörtüsüyle devam edilebilen okullarda kimsenin hiçbir zarar görmemesi, hiçbir aksaklık yaşanmaması bu yasağın anlamsızlığına ilave bir delildir.

MEB'in yapması gereken şey gayet açık ve de basit bir düzenlemedir. Yasağa yasal kılıf oluşturan "Milli Eğitim Bakanlığı'na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik" içinde yer alan “okul içinde baş açık” ifadesi yeni eğitim-öğretim dönemi başlamadan kaldırılmalıdır.

Ayrıca bu düzenleme yapılırken, yasakçı zihniyetin bir biçimde etkisini sürdürdüğü bazı okullarda 'okul kıyafeti', 'okul üniforması' adı altında başörtüsüne izin verilmemesi türünden uygulamalara gidilebileceği kaygısından hareketle yasakçı uygulamalara kapıların tümden kapatılması gerektiğini de hatırlatmak isteriz.

Başörtüsünü engellemeye yönelik her türlü gayretin inanca dönük açık bir saldırı ve kişi özgürlüğüne yönelik bir kısıtlama olduğunun sarih bir tarzda belirtilmesi ile bu tür muhtemel işgüzarlıkların önü alınmalı, çocuklarımızın örtüsü üzerinden İslami kimliğimize savaş açmaya yeltenmiş zalimlere fırsat verilmemelidir.

'Yeni Türkiye' sloganı son dönemde geniş kesimlere umut aşılamaya yönelik çok sık tekrarlanan bir slogan olarak karşımıza çıkmakta. 'Eski Türkiye'nin köhnemiş, kangrenleşmiş bir takıntısı olduğu aşikâr başörtüsü yasağını tümüyle tarihin çöplüğüne yollamanın, 'Yeni Türkiye' hedefi için gereken cesaret ve kararlılığın bir göstergesi olacağına inanıyor; MEB Yönetmeliğinin acilen yasakçı anlayıştan temizlenmesini talep ediyoruz!

HABERE YORUM KAT